GeriAvrupa Mario Levi: Göç, ait olunan topraklardır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mario Levi: Göç, ait olunan topraklardır

Mario Levi: Göç, ait olunan topraklardır

İstanbul’da ‘Göçün Edebiyata Yansıması’ konulu söyleşide konuşan yazar Mario Levi, “Göç ait olunan topraklardır. Ait olunan topraklar da hayattır. Biz yazarlara, o hafızanın izini sürmek, o hatıraya sahip çıkmak düşer” dedi.

YEDİTEPE Üniversitesi Küresel Eğitim ve Kültür Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin (KEKAM) düzenlediği KEKAM Söyleşileri kapsamında ‘Göçün Edebiyata Yansıması’ konulu söyleşi düzenlendi.
“Endülüsten göçtüğüm doğrudur, atalarım 1492 yılında İspanya’dan buraya geldi. Bir tarafımız hala İspanya’da” diyen Mario Levi, bu göç sırasında ciddi bir dil ve kültür aktarımı olduğunu anlattı. Kendi kuşağına kadar birçok kişinin hala 15. Yüzyılın yani Cervantes’in İspanyolcasını konuştuğunu ifade eden Mario Levi, anahtar hikayesini dinleyicilerine şöyle aktardı: “Göçten sonra, 300-400 yıl boyunca göçen ailelerin evlerinin bir çekmecesinde bir anahtar saklanırdı. O anahtar neydi biliyor musunuz? İspanya’daki evin anahtarıydı, “Bir gün döneceğiz” düşüncesinin anahtarıydı. Ev kalmamış ama anahtar kalmış. Neden biliyor musunuz? İspanya’da 800 yıl yaşadıktan sonra sürgüne gönderildiler.”

Mario Levi: Göç, ait olunan topraklardır

GÖÇ, HÜZÜN HİKAYELERİDİR
Fransızca Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gökçe Bayındır Goularas da, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi konusundaki araştırmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Mübadele konusunda her iki tarafta da çok benzer anlatımların-yazımların yanı sıra farklılıklar da olduğuna işaret eden Doç. Dr. Goularas, “Göç hikayeleri hüzün hikayeleri. Hiç kimse doğduğu toprakları terk etmek istemiyor. Bu nedenle çok fazla, abartılı hikayelere de rastlıyoruz. Sembolize etme, ikonlaştırma, hüzünden ve travmatik göçten kaynaklanıyor” dedi. 

GÖÇ, SÜRGÜNLE EŞDEĞER
İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mediha Göbenli de, 1980 yılında ailesiyle birlikte Almanya’ya göç eden bir çocuk olduğunu anımsatarak “Kavram olarak göç, göçmek benim için sürgünle eşdeğerdir. Her zaman bir mecburiyetten doğmuştur. İnsanlar alışık oldukları kültürleri bırakıp başka bir kültüre göçmez” dedi. Almanyaya yapılan ilk göçlerin geçici işçi statüsünde yapıldığını, Almanya tarafından da birkaç yıl için planlandığını anlatan Prof. Dr. Göbenli, ancak bu politikadan, Almanya için de rantabl olmaması nedeniyle vazgeçildiğini, işçilerin Almanyaya yerleşmeye başladığını belirtti.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle