GeriAvrupa Kadınlar da mı Almanya’ya ait değil?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınlar da mı Almanya’ya ait değil?

Kadınlar da mı Almanya’ya ait değil?

Almanya Federal Cumhuriyeti’nin tarihinde ilk kez aylarca süren pazarlıklardan sonra Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD oluşturduğu büyük koalisyon hükümeti göreve başladı.

Kadınlar da mı Almanya’ya ait değilAynı zamanda CDU Genel Başkanı olan Angela Merkel, başbakanlık koltuğunu korudu.
Bakanlıklar da partilerin gücüne göre paylaşıldı.
Bakanlar Kurulu tablosuna bakıyorum.
CDU’lu 6, SPD’li 6 ve CSU’lu 3 bakan var.
Ama çok önemli bir şey hemen dikkat çekiyor.
CDU’lu 6 bakandan 3’ü kadın.
SPD’li 6 bakandan 3’ü kadın.
Ya CSU’dan?
CSU’lu 3 bakanın 3’ü de erkek.
Yani CSU’da yıllardır süregelen erkekler hakimiyeti alışkanlığında bir değişiklik yok.

Bu tabloyu görünce aklıma, aynı zamanda CSU Genel Başkanı olan Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanı Horst Seehofer’in daha göreve başlar başlamaz ülkede başka bir sorun yokmuş gibi, “İslam Almanya’ya ait değil” söylemi geliyor.
Ve “Haydi İslam Almanya’ya ait değil, ya kadınlar? Almanıyla, göçmen kökenlisiyle kadınlar da mı Almanya’ya ait değil?” diyorum.
Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanı Horst Seehofer’in müsteşar kadrosuna bakıyorum.
Seehofer’i ortalarına alıp poz vermişler.
Tam 8 müsteşar.
Hepsi de erkek.
Bu tabloyu görünce aynı şeyi bir kez daha sormak geçiyor içimden.
Hatta “Kadınlar da mı Almanya’ya ait değil?” diyerek isyan etmek.

***
Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine bakıyorum.
82 milyon 500 bin nüfuslu Almanya’da 42 milyona yakın kadın yaşıyor.
Yani ülke nüfusunun yarıdan fazlasını kadınlar oluşturuyor.
Ama buna rağmen CSU da, Seehofer de kadınları görmezden geliyor.
Adeta yok sayıyor.
Hem de kadınların eğitim seviyesi erkeklerden daha yüksek olduğu halde.

***
Aynı tablo hemen hemen CSU’nun Federal Meclis olarak bilinen Alman Parlamentosu’ndaki tablosuna da yansıyor.
Federal Meclis’teki SPD’li 153 milletvekilinin 64’ü kadın.
CDU’lu 159 parlamenterden 41’i kadın.
Hür Demokrat Partili (FDP) 80 milletvekilinden 19’u kadın.
Sağ popülist Almanya İçin Alternatif’in (AfD) 82 milletvekilinden 10’u kadın.
Yeşiller Partili 67 parlamenterde 39’u, yani yarıdan fazlası kadın.
Sol Partili 69 milletvekilinden 37’si, yani yüzde 58.2’si kadın.
CSU Federal Meclis Grubu’nda 46 milletvekili var.
Bunlardan sadece 8’i kadın.
CSU, bu konuda nerdeyse, “Bizim sağımızda başka bir partiye yer yoktur” politikasını ilke edindiği halde kendilerini sağlayıp geçen sağ popülist AfD ile yarış ediyor.

***
Kadın-erkek eşitliğinin büyük harflerle yazıldığı Almanya’da CSU’nun da, liberal geçinen FDP’nin de, CDU’nun da, SPD’nin de kadınları kazanmaya daha fazla özen göstermeleri kaçınılmazdır.
Yeşiller ve Sol Parti zaten bu alanda öncü konumundadır.
Buna rağmen, 709 sandalyeli Federal Meclis’teki kadın parlamenter sayısı 219’dur.
Yani yüzde 30.9’u.
Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde “Tüm insanlar yasalar önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadınlar ve erkeklerin eşitliğini gerçekten sağlamak, varolan dezavantajları yok etmek için çaba gösterir” denilmektedir.
Evet, eşitlik anayasal bir haktır.
Ama ne yazık ki, Almanya’da hala çeşitli alanlarda bu konuda belirgin eşitsizlikler yaşanmaktadır.
Örneğin, aynı işyerinde çalıştıkları, aynı işi yaptıkları halde kadınlar erkeklerden daha düşük ücret almaktadır.
Borsada işlem gören büyük Alman işletmelerinin yönetimlerindeki kadın oranı hala yüzde 10’u bile bulmamaktadır.
Eşitliğin büyük harflerle yazıldığı Almanya’ya bu yakışmamaktadır.
Almanya gibi bir demokratik hukuk devletine de.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle