GeriAvrupa Gel de güven
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gel de güven

Gel de güven

Dünyanın çeşitli kesimlerinde olduğu gibi, Almanya’da da, hem kurumlara hem de parti ve politikacılara ciddi bir biçimde güven kaybı yaşanmaya başladı.

Gel de güvenSon dönemlerde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Almanya’da en çok Cumhurbaşkanı’na güven duyuluyor. 
Cumhurbaşkanı’na güven duyanların oranı yüzde 79’u bulurken, Başbakan’a güven yüzde 50’ye düşüyor.
Federal Hükümet’e güven ise yüzde 42’ye.
Ya partilere?
Almanların sadece yüzde 19’u köklü partilere güven duyuyor.
Politikacılara güven duyanların oranı ise yüzde 5’i geçmiyor.
Bu rakamlar gerçekten endişe verici.
İşte bu güven kaybı nedeninin en sonuncusunu bu günlerde yaşıyoruz.

***
Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasa Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maassen, Chemnitz kentinde biri Iraklı, diğeri Suriyeli iki sığınmacının 35 yaşında bir Alman’ı bıçaklayarak öldürmeleri üzerine aşırı sağcıların ve sağ popülistlerin yabancı görünümlülere hakaret edip saldırdıkları, adeta sürek avına çıktıkları yönündeki haberlerin uydurma olduğunu açıklayıp, bir yerde medyayı suçladı.
Maassen, bu yaklaşımıyla Chemnitz’de adeta sürek avı yaşandığı görüşünde olan Başbakan Angela Merkel ile de ters düştü.
Ama Maassen’e en büyük tepki hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) geldi.
SPD’liler, Maassen’ı istifaya çağırdılar.
İstifa etmemesi halinde de görevden alınmasını istediler.
Ama işvereni konumundaki Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanı olan Hıristiyan Sosyal Birlik Parti’nin (CSU) Genel Başkanı Horst Seehofer, Maassen’e sahip çıktı.

Gel de güven

Buna rağmen SPD ısrar etti.
SPD Genel Başkanı ve partisinin Federal Meclis Grup Başkanı Andrea Nahles, “Maassen ya gidecek, ya gidecek” diye isyan bayrağı açtı.
Nahles’in bu kararlı tutumuna parti yöneticileri de parti tabanı da tam destek verdi.
Evet, Andrea Nahles’in dediği oldu.

***
Hans-Georg Maassen, Federal Anayasa Koruma Teşkilatı Başkanlığı görevinden alındı.
Ama Başbakan Merkel ile Andrea Nahles’in de onayı ile Maassen, Federal İçişleri, İmar ve Yurt Bakanlığı müsteşarlığına getirildi.
Yani Maassen bir yerde terfi ettirilip ödüllendirildi.
Hem de SPD’li bir müsteşarın 55 yaşında erken emekli edilip yerine atanmasıyla.
SPD Genel Başkanı Andrea Nahles’in böyle bir pazarlığa onay vermesi, haklı olarak partilileri küplere bindirdi.

Gel de güven

SPD Genel Başkan Yardımcısı Ralf Stegner, “SPD’de büyük koalisyon için sabır ipleri iyice inceliyor” diyerek ortaklığın bitirilmesinden yana olduğunu gizlemedi.
SPD’nin Bavyera eyalet başbakanı adayı Natascha Kohnen, Bakan Seehofer’in istifasını isterken, partisinin Genel Başkanı Andrea Nahles’e de ateş püskürdü.
Natascha Kohnen, Maassen’ın müsteşar olarak göreve getirilmesinin Bakanlar Kurulu’da engellenmesini isterken, aksi halde tabanın başkaldıracağı uyarısında bulundu.
SPD’nin eski Genel Başkanı ve Federal Dışişleri eski Bakanı Sigmar Gabriel de “Eğer liyakatsizlik ve yeteneksizlik kariyer için yeni bir ölçü ise Seehofer, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için iyi şansa sahiptir” diyerek koalisyonda ciddi bir güven kaybı yaşandığını gizlemedi.
SPD’nin gençlik Teşkilatı Genç Sosyalistlerin (Jusos) Başkanı Kevin Kühnert, “Benim kişisel acım sınıra dayandı” diyerek, koalisyonun bitirilmesini istedi.
Andrea Nahles ise “Horst Seehofer, bizim ‘Makama layık değil’ dediğimiz bir memuru görevlendirdiği için SPD, bu Federal Hükümeti kurban etmemeli” diyor.
Avrupa’nın parçalanması, ABD ile ticaret savaşı tehlikesinin yaşandığı, Suriye için ustaca bir diplomasiye gerek duyulan bir dönemde, Almanya’nın güçlü bir hükümete ihtiyacı olduğu görüşünü savunarak, koalisyonun sürdürülmesinden yana olduğunu söylüyor.
Evet, Avrupa Birliği’nin (AB) lokomotifi konumundaki Almanya’nın güçlü bir hükümete ihtiyacı vardır.
Ama bu ülkede yaşayan insanların da inandırıcı politikalara ve güvenilir politikacılara.
Dün söylediklerini bugün unutuveren, verdikleri sözde durmayan politikacılar olduğu sürece politikaya da, politikacılara güven kaybı devam edecektir.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle