GeriAvrupa Eski düşmanlar sıkı dost olur mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eski düşmanlar sıkı dost olur mu?

Eski düşmanlar sıkı dost olur mu?

Almanya ve Fransa. İki komşu ülke. Fransızlar ve Almanlar. Yıllarca birbirine düşman iki halk.

Eski düşmanlar sıkı dost olur mu1870-1871 yıllarında Prusya Krallığı ile Fransız İkinci İmparatorluğu arasında kanlı bir savaş yaşandı.
Güney Almanya devletleri Baden-Württemberg ve Bavyera’nın desteğiyle Prusya, Fransa’yı yendi.
3. Napolyon’un esir düşmesiyle Fransız İmparatorluğu çöktü ve yerine Üçüncü Cumhuriyet kuruldu.
Savaşı kazanan Prusya ise Kral 1. Wilhelm öncülüğünde Almanya İmparatorluğu’nu kurdu.
Savaş sonrası Fransa’nın Alsas ve Loren bölgelerine Alman İmparatorluğu el koydu.
*
1914-1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı’nda da iki komşu ülke birbirine girdi.
İki taraftan da milyonlarca kişi yaşamını yitirdi.
Bu kez kazanan müttefikler kanadında yer alan Fransa oldu.
Versay Antlaşması’yla Alman İmparatorluğu’nun sonu geldi.
Alsas ve Loren bölgesi yeniden Fransa topraklarına katıldı.
Nazilerin başlattığı İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar, Fransa’nın başkenti Paris’e bile girdi.
İki taraftan da milyonlarca kişi yaşamını yitirdi.
Fransızlarla Almanlar arasında düşmanlık doruğa yükseldi.
İkinci Dünya Savaşı da Almanların yenilgisiyle sonuçlandı.
Asker-sivil 70 milyona yakın kişinin yaşamını yitirdiği bu korkunç savaş sonrası Almanya ikiye bölündü.
Alman Anayasası’nın 23 Mayıs 1949 tarihinde kabulüyle resmen kurulan Federal Almanya Cumhuriyeti ile Fransa arasında 1950’li yılların ilk yarısından itibaren ‘dostluk sinyalleri’ gelmeye başladı.
Fransa’nın Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ile Federal Almanya Başbakanı Konrad Adenauer, 22 Ocak 1963 tarihinde Paris’teki ‘Elysee Sarayı’nda ‘Alman-Fransız Barışı ve Dostluğu’ adı altındaki ‘Elysee Sözleşmesi’ni imzaladılar.
Hedef, iki ülke ve iki halk arasında dostluğun pekiştirilmesiydi.
Hedef, iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmeseydi.
Hedef, Avrupa’nın birleştirilip bütünleştirilmesinde iki komşu ve dost ülkenin birlikte hareket etmesiydi.
Nitekim öyle de oldu.
Elysee Sözleşmesi’nde şu temel ilkeler yer aldı…
Devlet Başkanı ve Başbakan’ın her yıl en az iki kez bir araya gelmesi.
İki ülkenin Bakanlar Kurulu üyelerinin de.
Dışişleri Bakanlarının her üç ayda bir araya gelmesi.
Diğer bakanlıkların direktörlerinin ise her ay bir araya gelmeleri.
Dış, Avrupa ve savunma politikalarında iki ülkenin sistematik olarak görüş alışverişinde bulunmaları ve mümkünse ortak bir politika izlemeleri.
İki ülke gençleri arasında ‘Gençlik Köprüsü’ oluşturulması.
Aynı yıl Alman-Fransız Gençlik Kuruluşu oluşturuldu.
Hayata geçirilen 300 bin ‘değişim programına’ şimdiye kadar 8 milyonun üzerinde Alman ve Fransız genç katıldı.
180 akademisyen değişim programı hayata geçirildi.
2 bin 200 ‘kardeş kent’ karşılıklı ‘kardeşlik ilişkilerini’ geliştirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, Almanya’nın başbakanlarından Konrad Adenauer, Ludwig Erhard ve Kurt-Georg Kiesinger ile iş birliğini artırdı.
George Pompidou, Almanların ‘anıt adamı’ Başbakan Willy Brandt ve Valery Giscard d’Estaing de Helmut Schmidt ile dostluk ilişkilerini geliştirdi.
Hatta Schmidt ile d’Estaing, Dünya Ekonomi Zirvesi ile Avrupa para birimi ‘Euro’nun ‘fikir babası’ bile oldu.
François Mitterrand, Helmut Kohl ile Angela Merkel de Nicola Sarkozy, François Holland ve Emmanuel Macron ile iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesi için yoğun iş birliği yaptı.
*
Evet, işte ‘Elysee Sözleşmesi’nden tam 56 yıl sonra Almanya’nın Aachen kentinde Fransız Cumhurbaşkanı Macron ile Alman Başbakan Merkel, dün ‘Aachen Sözleşmesi’ni yani güncelleştirilmiş yeni bir ‘Alman-Fransız Dostluk Sözleşmesi’ imzaladılar.
Hedef, Avrupa’yı birlikte şekillendirmek ve daha ileri taşımak.
Hedef, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek, karşılıklı yatırımları artırmak.
Ve asıl hedef, Fransız-Alman dostluğunu pekiştirmek.
Türkçe’mizde “Eski dost düşman olmaz” diye bir özdeyiş vardır.
Ama görüyoruz ki, “Eski düşmanlar da dost olabiliyor”.
Hem de ‘sıkı dost’...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle