GeriAvrupa Demokratik yöntemlerle mücadele
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demokratik yöntemlerle mücadele

Demokratik yöntemlerle mücadele

Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) Federal Meclis milletvekili ve partinin Bremen Eyalet Teşkilatı Başkanı Frank Magnitz, hafta başında Bremen’de sokak ortasında henüz kimlikleri belirlenemeyen 3 kişi tarafından saldırıya uğrayıp ağır yaralandı.

Demokratik yöntemlerle mücadeleBaşta Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier olmak üzere, hem iktidar hem de muhalefet partili politikacılar bu saldırıyı şiddetle kınadılar. 
Göçmen kökenlilerin oluşturduğu çatı örgütleri de öyle.

*

Evet, AfD lideri Alexander Gauland, Federal Hükümetin Göç, Sığınmacılar ve Uyumdan Sorumlu eski Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’un “Alman dilinin dışında, spesifik bir Alman kültürü belirginliği yok” sözleri üzerine, “Bunu söyleyen bir Alman-Türk’tür. Onu Eichsfeld’e davet edin ve Alman kültürünün ne olduğunu söyleyin. İşte o zaman o bir daha buraya gelemeyecek ve biz de onu Tanrı’nın izniyle Anadolu’da imha edeceğiz” demiştir. 
Yani açıkça tehdit etmişti.
Evet, Alexander Gauland, “Hitler ve Naziler, 1000 yıllık Alman tarihinde sadece bir kuş pisliğidir” diyerek o kara dönemi görmezden gelmiştir.
Evet, Thüringen Eyalet Parlamentosu AfD Meclis Grup Başkanı Björn Höcke, “Biz Almanlar, başkentin kalbine utanç anıtı diken dünyanın tek halkıyız” demiştir.
Evet, Saksonya Anhalt Eyalet Parlamentosu milletvekili ve AfD Meclis Grubu eski Başkanı Andre Poggenburg, Almanya Türk Toplumu’nun (TGD) eleştirileri üzerine, “Bu kimyon tacirlerinin kıçında 1.5 milyonluk bir Ermeni soykırımı var. Şimdi de bize vatan ve tarih dersi mi vermeye kalkıyorlar? Akıllarını kaçırmışlar herhalde. Bu deve güdücüler ait oldukları yere defolup gitsinler” demiştir.
Evet, AfD Federal Meclis milletvekili Kay Gottschalk, “Vicdan sahibi herkese sesleniyorum: Türk marketlerden alış veriş yapmayın” demiştir.
Evet, AfD Federal Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Beatrix von Storch, “Barbar, Müslüman, grup olarak tacizci erkek sürüsü” demiştir.
Evet, AfD Federal Meclis Grubu Eşbaşkanı Alice Weidel, Türkiye’deki Anayasa reformuna destek veren Almanyalı Türkler için, “Erdoğan’ın 5. kolu. Onlar belli ki, hoşlarına giden yere gitmeliler, Türkiye’ye” demiştir.
Evet, Alice Weidel, “Burkalılar, başörtülü kızlar, beslenen bıçaklı erkekler ve diğer işe yaramayanlar (parazitler) bizim refahımızı ve sosyal devletimizi koruyamazlar” demiştir.

Evet, AfD Bavyera Eyalet Parlamentosu milletvekili Andreas Winhart, “Şayet beni zenci komşu öperse veya öksürürse hasta olup olmadığını bilmek, emin olmak isterim” demiştir.
Evet, AfD Berlin Eyalet Parlamentosu milletvekili Andreas Wild, “Her Alman pasaportu olan Alman değildir” demiştir.
Evet, AfD Federal Meclis milletvekili Frank Pasemann, aşırı sağcı Almanya Nasyonal Demokrat Parti’nin (NPD) gençlik teşkilatı Genç Nasyonal Demokratlar’ın eski liderlerini Federal Meclis’te konuk etmiştir.
Onlara “Dostlarım” demiştir. 
Evet, AfD Federal Meclis milletvekili Jens Maier, Müslümanlar için “Ayak takımı”, “Serseri güruh”, “Çarşaflı baykuş” demiştir.

*

İşte bu liste uzayıp gidiyor. 
Evet, AfD’li politikacıların bu ve benzer söylemleriyle açıklamaları yüzünden Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı partinin peşine düşmüştür. 
AfD’nin izlenmesi bile gündemdedir. 
Bu konuda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. 
Buna, ilgili birimler ve ilgili mahkemeler karar verir Almanya gibi bir demokratik hukuk devletinde.
Söylemlerini hiç beğenmesek de aynı ilke AfD’li politikacılar için de geçerli olmalıdır.
Şiddet, kaba kuvvet, saldırı yoluyla AfD’li politikacıları susturmak, sindirmek yöntemi, demokratik hukuk devletinin temel ilkeleriyle bağdaşmaz. 
Kaldı ki, böyle bir yaklaşım AfD’yi daha da güçlendirir.
Her ne kadar AfD liberal demokrasiyi devre dışı bırakmak istese de bu partiye ve sağ popülist politikacılara karşı mücadele demokratik yöntemlerle verilmelidir.
Şiddet, baskı ve saldırı çözüm değildir.
Olamaz da. 
Olmamalıdır da. 
İşte o yüzden AfD milletvekili Frank Magnitz’e saldırı, yerli, yabancı, göçmen kökenli sağduyulu herkes tarafından kınanmıştır.
Evet, zaten doğru olanı da budur.

 

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle