GeriAvrupa Büyük koalisyonun sonunun başlangıcı mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Büyük koalisyonun sonunun başlangıcı mı?

Büyük koalisyonun sonunun başlangıcı mı?

Almanya’da Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) oluşturduğu büyük koalisyon hükümetinde tehlike çanları çalmaya başladı.

Büyük koalisyonun sonunun başlangıcı mıZİRA SPD üyeleri büyük koalisyonun devam etmesini isteyen eş başkan adayları Federal Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz ile Brandenburg Eyalet Parlamentosu eski milletvekili Klara Geywitz’i değil, CDU/CSU ile ortaklığın sonlandırılmasından yana olan Federal Meclis milletvekili Saskia Esken ile Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti eski Maliye Bakanı Norbert Walter-Borjans’ı tercih etti.
430 bine yakın SPD üyesinin yüzde 54’ünün oy kullandığı yarıştan Esken ile Walter-Borjans ikilisi zaferle çıktı.
Oy kullanan SPD üyelerinin yüzde 53’ü tüm beklentilerin aksine, Esken ile Walter-Borjans’a, “Sizinle devam etmek istiyoruz” dedi.
Yarışı kesinlikle kazanacaklarından hareket edilen Olaf Scholz ile Klara Geywitz’in SPD genel merkezi Willy Brandt Evi’nde sonuçları duyar duymaz tam bir hayal kırıklığı yaşadıkları gözden kaçmadı.
Yarım ağızla rakiplerini kutlayan ve yarışı kaybettikleri rakiplerini destekleyeceklerini söyleyen Scholz ile Geywitz, koşar adım Willy Brandt Evi’ni terk etti.
Bu, özellikle Başbakan Yardımcısı ve Federal Maliye Bakanı Scholz için tam hezimetti.
Tabii aynı zamanda da büsbütün bir prestij kaybı.
SPD’de yaşanan bu beklenmedik gelişme, “Bu, büyük koalisyonun sonunun başlangıcı mı?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Çünkü SPD sol kanadından olan Saskia Esken ile Norbert Walter-Borjans baştan beri büyük koalisyona son verilmesinden yana olduklarını hiç gizlemediler.
SPD’nin yeniden ‘halk partisi’ konumuna gelebilmesi için kendi ayakları üzerinde durmasının şart olduğunu ve bu yüzden de büyük koalisyon hükümetini terk etmenin kaçınılmaz olduğunu savundular.
Gelecek hafta yapılacak olağanüstü kurultayda delegeler tarafından eş başkan seçilmelerine kesin gözüyle bakılan Esken ve Walter-Borjans, SPD üyelerinin desteği açıklanır açıklanmaz, biraz daha temkinli davranıp, “SPD’li bakanların bugünden yarına hükümeti terk etmeleri gerekmez” deseler de, koalisyon ortağı CDU/CSU’nun başını ciddi bir biçimde ağrıtacakları yönünde sinyaller verdiler.
Koalisyon sözleşmesini yeniden gözden geçirip, bazı alanlarda SPD’nin sosyal politikasını içeren değişikliklerin hayata geçirilmesini isteyeceklerini ilan ettiler.
Talepleri arasında iklim korunması ve alt yapı için milyarlık yeni yatırımların yanı sıra asgari saat ücretinin 12 Euro’ya yükseltilmesinin olduğunu da.
Hükümetin büyük kanadı CDU/CSU’da ise müstakbel eş başkanların bu yöndeki yaklaşımlarına sıcak bakma niyetinin olmadığı daha aynı akşam şekillenmeye başladı.
Hem CDU Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer hem de partinin Genel Sekreteri Paul Ziemiak, “Koalisyon Sözleşmesi tüm taraflar için geçerlidir. Değişiklik söz konusu değildir” açıklamasında bulundular.
Kardeş parti CSU’nun Genel Başkanı ve Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder de çok açık bir biçimde, “Koalisyon sözleşmesinde değişiklik de pazarlık da yok” dedi.
*
Evet...
Belli ki büyük koalisyon hükümetini zor bir dönem bekliyor.
Her ne kadar normal olarak genel seçimlerin 2021 yılı sonbaharında yapılması öngörülse de gelecek yıl içinde büyük koalisyonun çökmesi beklentisi ve olasılığı ağır basıyor.
Zira CDU/CSU’nun SPD’ye daha fazla taviz verip, kendi tabanını daha fazla kaybetmeyi göze alması beklenmiyor.
Tabii SPD’nin müstakbel eş başkanlarının koalisyon sözleşmesinde değişiklik taleplerinden vazgeçmeleri de beklenmemektedir.
Zira böyle bir davranış, Esken ve Walter-Borjans’ın inandırıcılıklarını baştan kaybedip, kısa bir süre sonra da yok olup gidecekleri anlamına gelmektedir.
Ancak SPD’nin koalisyonu terk edip gitmesi, Alman sosyal demokratların güçleneceği anlamına da gelmemektedir.
Hatta böyle bir durumda erken seçime gidilmesi halinde SPD’nin, CDU/CSU, Yeşiller ve sağ popülist AfD’den daha az oy alıp 4’üncü parti konumuna düşeceğinden bile hareket edilmektedir.
SPD’nin müstakbel eş başkanları bunu göze alabilecekler mi?
Önümüzdeki aylarda göreceğiz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle