GeriAvrupa Bağış yapsan da yapmasan da yaranamıyorsun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bağış yapsan da yapmasan da yaranamıyorsun

Bağış yapsan da yapmasan da yaranamıyorsun

Almanya’da partilerin finansmanı yasalarla belirlenmiştir. Parti üyelerinin ödedikleri aidatlar, büyüklü küçüklü şirketler tarafından yapılan bağışların yanı sıra bireysel ve kurumsal bağışlar ile milletvekillerinin katkı payları, partilerin önde gelen sistematik finansman kaynağıdır. Tabii bir de devlet katkısı.

Bağış yapsan da yapmasan da yaranamıyorsunALMANYA’da normal olarak her 4 yılda bir yapılan Federal Meclis seçimleri ile her 5 yılda bir yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılıp da yüzde 0.5’in üzerinde oy toplayan her parti, devlet desteği alır.
Hem de her yıl.
İlk 4 milyon oy için oy başına 1 Euro, daha fazlaki oylar için de oy başına 83 Cent devlet desteği verilir.
Ayrıca partilerin aldıkları bağış miktarına göre de devlet desteği verilir.
Yılda 3 bin 300 Euro’yu geçmeyen bireysel bağışlara, devlet her 1 Euro için 45 Cent katkıda bulunur.
Almanya’daki tüm partiler 10 bin Euro’nun üzerinde olan bağışları Federal Meclis’e bildirmek zorundadır.
Kimin ne kadar bağış yaptığı Federal Meclis Başkanı tarafından kontrol edildikten sonra her yıl resmen açıklanır.

*

Son verilere göre Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) 438 bin, Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) 426 bin, Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin (CSU) 139 bin, Yeşiller’in 70 bin, Hür Demokrat Parti’nin (FDP) 64 bin, Sol Parti’nin 62 bin ve Almanya için Alternatif’in (AfD) 33 bin üyesi vardır.
Üye başına Sol Parti 150, Yeşiller 148, FDP 120, AfD 114, SPD 110, CDU 85 ve CSU da 67 Euro aidat almaktadır.
Geçen yıl büyük şirketlerden, kurum ve kuruluşlardan en fazla bağışı 850 bin Euro ile CDU almıştır.
CSU 625 bin, SPD 280 bin, FDP 276 bin, Yeşiller 149 bin Euro bağış toplamıştır büyük şirketlerden.
Büyük şirketler AfD ve Sol Parti’yi ise görmezden gelmiştir.
Buna karşın yıllardır seçimlerde başarı gösteremeyen Almanya Komünist Partisi (KPD) büyük şirketlerden 352 bin Euro bağış toplamıştır.
Sadece Almanya’nın Schleswig-Holstein Eyaleti’nde seçimlere giren Danimarka kökenli azınlığın oluşturduğu Güney Şilezya Seçmenler Birliği (SSW) ise 477 bin Euro ile büyük şirket ve kuruluşlardan en fazla bağış alan üçüncü parti olmuştur CDU ve CSU’nun ardından.

*

Almanya’nın dünya genelinde tanınan Mercedes marka otomobil ve otobüsleri de üreten, havacılık ve savunma sanayiinde de aktif olan Daimler AG (Anonim Şirketi), geçen yıl CDU ve SPD’ye 100’er bin, FDP, Yeşiller ve CSU’ya 40’ar bin Euro bağışta bulunmuştur.
Sol Parti ile sağ popülist AfD’ye ise tek bir Cent bile bağış yapmamıştır.

*

İşte bundan birkaç gün önce Almanya’nın dev şirketlerinden Daimler AG, artık partilere bağış yapmayacaklarını resmen ilan etti.
Partilerin yerine eğitim, çevre korunması, bilim, sanat ve kültür alanlarına dönük çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarının (STK) projelerine destek verileceğini de.
Bu bir ilkti.
Daimler AG’nin bu tutumu, hiç şüphesiz köklü partileri tedirgin etti.
Çünkü bu önemli bir gelir kaynağını kaybetmenin ilk sinyaliydi.
Ama yine de köklü partilerin önde gelen politikacıları bu konuda herhangi bir yorumda bulunmamayı yeğledi.
Partilerin liderleri de öyle.
Ama Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı olan CDU’lu Federal Meclis milletvekili Thomas Bareiss, ilk tepki veren politikacı oldu.
Aynı zamanda bakanlıkta turizm sorumlusu olan CDU’lu politikacı, “Partiler, politikacılar ile aynı görüşte olmayıp tartışılabilir. Herhangi bir partiye diğerlerinden daha fazla sempati duyulabilir. Bunlara evet. Ancak başka ağırlıklı noktalar gerekçesiyle partilere bağışı durdurmak belki popüler olabilir, ama sonuçta bu tam bir sorumsuzluktur, demokrasi açısından tehlikelidir ve aptallıktır” içerikli bir Tweet attı.
Almanya’da daha önceki yıllarda özellikle iktidarda olan partilere büyük miktarda bağışta bulunan bazı şirketler ‘çıkar peşinde koşmakla’, ‘lehlerine yasal düzenlemeler çıkarılması için parayı bastırmakla’ suçlandılar.
Şimdi de ‘demokrasiyi tehlikeye sokmakla’ suçlanıyorlar.
Yani, her yerde olduğu gibi, Almanya’da da para verip bağışta bulunsan da para vermeyip bağışı kessen de yaranamıyorsun bir türlü.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle