GeriAvrupa ‘Arkadaşlarım kayağa giderdi, biz köye dönerdik’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Arkadaşlarım kayağa giderdi, biz köye dönerdik’

‘Arkadaşlarım kayağa giderdi, biz köye dönerdik’

Belçika’nın başkenti Brüksel’in Saint-Josse-ten-Noode ilçesi Belediye Başkanı Emir Kır, Belçika’da yaşayan Türkiye kökenlilerle ilgili, “Türkiye’den de Belçika’dan da aldığınız önemli şeyler var. O sentezi iyi yaptığınız zaman başarı mümkün” dedi.

BELÇİKA’nın Charleroi kentinde 1968’de doğan ve ülkedeki ‘ilk Türkiye kökenli belediye başkanı’ olan Kır, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı. Ailesinin 60’lı yıllarda Emirdağ’ın Keçili köyünden Belçika’ya geldiğini belirten Kır, babasının madende çalıştığını ve buradan erken emekli olduğunu söyledi. Belçika’ya ilk geldiklerinde ailesinin burada sürekli kalmayı düşünmediğini belirten Emir Kır, şunları söyledi:
“Ailem çok zor zaman geçirdi. Öncelikli teşekkür borcumuz onlara. Ne olduysak onların sayesinde olduk, bize çok yatırım yaptılar. Belçika’ya gelirken annem bana hamileymiş. 6 çocuklu bir ailede dünyaya geldim. Annem erken yaşta çocuklarını kaybetmiş ve bizim de öleceğimizden korkmuş. O nedenle çok çocuk istemiş. Sıkıntısız büyüdük ama çok da kolay olmadı. Örnek aldığım kişilerin başında babam gelir. Kötü alışkanlıkları yoktu, eğitime önem verirdi. Akranlarım 18-20 yaşında evlenirken, ben üniversiteye gittim. O zaman da okumak çok hoş değildi, çünkü göçmenlerin amacı para kazanmaktı. Babam ise bize eğitimin önemini anlattı. Biz de onun bize çizdiği yoldan ilerledik.”

‘Arkadaşlarım kayağa giderdi, biz köye dönerdik’
‘SINIF ÇATIŞMASINI HİSSETTİM’
“Belçika’nın Charleroi kentinde doğdum. 9 yaşındayken şu anda başkanlık koltuğunda oturduğum Saint-Josse’ye taşındık. Dönemin Saint-Joss belediye başkanı beni öğrencilik yıllarımda fark etti ve işe aldı. Böylece siyasete adım attım. Babamın bana verdiği, ‘Evlatlarım, bir insan sadece ailesi için yaşamaz aynı zamanda topluma karşı da sorumluluğu vardır’ tavsiyesini çok önemli buluyorum. Ben yabancı düşmanlığıyla çok karşılaşmadım ancak özellikle sosyal sınıf çatışmasını hissettim. Ben işçi çocuğuydum. Üniversiteye gittiğimde çokça burjuva sınıfının çocukları vardı. Kış ayında bu arkadaşlarım kayak yapmaya giderdi, biz köyümüze dönerdik. İşçi çocuğu olmanın ne kadar zor olduğunu hissettim. Brüksel’in Schaerbeek Belediyesinde yabancılar kaydedilmiyordu. Bunları birebir yaşadık. Son yıllarda gençliğimde olmayan şeyler oluyor. Gençliğimde, Müslümanlar hedef değildi ama bugün maalesef bir Müslüman düşmanlığı var. Avrupa’da yaşayan vatandaşlara şunu söylemek istiyorum; Türkiye’den aldığınız önemli şeyler var. Belçika’dan da aldığınız önemli şeyler var. O sentezi iyi yaptığınız zaman başarı mümkün.”

‘Arkadaşlarım kayağa giderdi, biz köye dönerdik’
‘ŞİMDİKİ GENÇLERİN İKİLEMİ YOK’
“Evliyim ve 3 çocuğum var. Çocuklarımızın işi daha kolay çünkü biz göçmen çocuğuyduk, onlar göçmenlerin torunları. Ailelerimiz ‘Döneceğiz’ düşüncesiyle yaşadılar, biz ise kalıcıyız. Onların bir ikilemi yok. Belçikalı Türkler eğitime daha fazla önem vermeli. Ayakta kalabilmek için maddi başarı önemli ama eğitimle her şeyin hakkından gelebilirsiniz. Bize gönüllü olarak yardım eden yaşlı Belçikalı vatandaşlar vardı, bu kişilerin çok iyiliğini gördük ve gençliğimde beni çok etkiledi. Gönüllü olarak hizmet etmenin önemini o yaşta anladım.”

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle