GeriAvrupa Antik cennet: Malta
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Antik cennet: Malta

Antik cennet: Malta

Akdeniz’in 7000 yıllık tarihe sahip antik cenneti Malta, dünyanın en küçük ülkelerinden biri ve yeryüzünde kilometre başına en yüksek kültürel ve tarihi mirasa sahip ülke olarak biliniyor. İnsanları en az Türkler kadar misafirperver. Bir çok filme evsahipliği yapan ülke, doğal bir film seti gibi. Bu küçük ülke tam 365 kiliseye sahip ve Avrupa’nın en katolik ülkesi. Bir kaç yıl öncesine kadar boşanmanın yasak olduğu üç ülkeden biriydi. Yılın 300 günü güneşli geçen ülkeyi 5 günde gezdim.

MALTA, UNESCO’ya göre dünyada tarihin izlerinin en yoğun bulunduğu ülkelerden biri. Yaklaşık 470 bin nüfusa sahip. Nüfusunun yarısı da başkent Valletta’ta yaşıyor. 2017 yılında 450’nci yaşını kutlayan Valletta 2018’de de Avrupa Kültür Başkenti olmuştu. 

Malta her biri ayrı güzellikte olan takımadalara (Malta, Gozo ve Comino adası) sahip bir ada ülkesi. İkinci büyük ada olan Gozo, 31 bin kişilik nüfusuyla adanın en kalabalık şehri. Malta’nın üçüncü adası Comino’da ise sadece üç kişi yaşıyor, evet yanlış duymadınız bende ilk duyduğumda tur rehberim şaka yapıyor zannettim ama gerçek ve bu kişiler oldukça yaşlı. Öldüklerinde ada boş kalacakmış.

Antik cennet: Malta

GAME O THRONES TURUNA KATILIN
Ülkede resmi dil Maltaca ve İngilizce. Maltaca Arapca’dan çok etkilenmiş bir dil. Yılın 300 gününün güneşli geçtiği Malta, çok sayıda tarihi, kültürel ve doğal zenginliğe ev sahipliği yapmış. Yeryüzünde kilometrekare başına en yüksek tarihi ve kültürel mirasa sahip ülke olarak biliniyor. Bu durumu, Hollywood çoktan keşfetmiş ve bozulmamış doğası, sakin kıyıları, antik eserleri ve gizemli öyküleriyle Malta, filmler için set ortamı olmuş. Monte Kristo Kontu ve Truva, Gladyatör ve son olarak Game of Thrones’a kadar birçok yapım bu şirin ada ülkesinde çekilmiş. Adanın her yerinde özel Game of Thrones turları bile var.

Antik cennet: Malta

BOŞANMANIN YASAK OLDUĞU ÜLKE
Gezi boyunca insanın dikkatini çeken bir başka konu ise kiliseler. Bu kadar küçük bir ülkede, tam 365 kilise var. Avrupa’nın en katolik ülkesi. Kısa bir süre öncesine kadar dünyada boşanmanın yasak olduğu üç ülkeden biriydi.
Malta’da para birimi olarak Euro kullanılıyor ve bu küçük ada ülkesi diğer Avrupa Birliği ülkelerine göre daha ucuz.
UNESCO Dünya Mirası Listesinde bir kaç yere birden sahip olan Malta’nın tarihi 7000 yıl öncesine kadar gidiyor. Antik kent Mdina, Mısır piramitlerinden daha eski tarihiyle Hal Saflieni ve 1980’de UNESCO listesine giren arkeolojik alan Tarxien Tapınakları ve dünyanın en eski dini yapılarından Megalitik Tapınak Mnajdra, Ġgantija Tapınağı bunlardan görülmeye değer eşsiz eserler.

Antik cennet: Malta

21 EURO’YA LİMİTSİZ ULAŞIM KARTI
Malta’nın harika altın, kırmızı kumlu plajlarını ve mavi lagünlerini turistlere bıraktım ve gezimi yüksek sezon dışında yani mart ayında gerçekleştirdim. Malta’da Akdeniz ikliminin verdiği sıcakkanlılıktan olsa gerek ülkedeki insanlarla rahat ve kolay şekilde iletişim kurabiliyorsunuz. Ülke halkı bana göre Türkler kadar misafirperver. Hangi şehir olursa olsun, yürüyerek gezmek mümkün. Fakat şehir merkezine uzak turistik yerlere, gelişmiş otobüs ağı veya taksiyle ulaşabilirsiniz. Sadece adalar arasındaki geçişler feribotla yapılıyor. Eğer uzun süreli kalacaksanız otobüs merkezlerinden ya da turist bilgi masalarından bir hafta boyu geçerli 21 Euro’ya limitsiz toplu taşıma kartı alabilirsiniz.

Antik cennet: Malta

İLK DURAK ORTAÇAĞ ŞEHRİ
Ülkenin tarihi yapısına tanıklık etmek için rotama Mdina antik kentinden başladım… Malta’ya bir dönem başkentlik de yapmış olan bu ortaçağ şehri, daracık ve trafiğe kapalı sokakları ve sarı renkteki eski binalarıyla görülmesi gereken yerlerin başında geliyor... Geçmiş dönemlerin en güzel izlerini burada gördüğümü söyleyebilirim. Yüksek sezon olmadığı için şehrin içinde rahat dolaşabildim ve bu sayede ıssız ara sokaklarda evlerin ve binaların üzerlerine dantel gibi işlenmiş minicik heykelleri ve en küçük ayrıntıları keşfedebildim.

Antik cennet: Malta

İKİNCİ DURAK BAŞKENTE
Gezimin ikinci durağı ülkenin başkenti Valletta’ydı. Tam bir Akdeniz kenti olan Valletta, cumbalı ahşap balkonları, balkonlardan sarkan rengârenk çiçekleri, rengarenk tahta kapılar, sarı Malta taşından yapılan bitişik binalar, yüksek surlar, kiliseler, katedraller ve St. John Şövalyelerinin mirasının sergilendiği müzeleriyle gerçekten büyüleyici bir şehir.
Valetta’da ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında Üst Kışla Bahçeleri (Upper Barrack Gardens) geliyor. Güzelliği ile Game of Thrones’a da mekan olan bu bölge Malta’nın en eşsiz panoramik manzarasına sahip. ikinci sırada Aziz John Katedrali var. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir katedrali andırsa da içine girildiğinde tüm şatafatı ve işçiliğiyle farkını gösteriyor. Maltalı Şövalyeler, dışarıdan bakıldığında zenginlikleri belli olmasın ve düşman çekmesin diye tüm güzel işçiliği katedralin içine saklamış. Sırada Büyük Usta’nın Sarayı (Grandmaster’s Palace) var. Malta Cumhurbaşkanı’nın ofisi olarak kullanılan sarayı gezerken şansıma Cumhurbaşkanı bizzat kendisi arabasıyla önümden geçti.

Antik cennet: Malta

MÜKEMMEL BERRAKLIK: BLUE LAGOON
Valetta’dan sonraki rotam, Game of Thrones ile ününe ün katan Gozo Adası ve adanın göz bebeği Azure window ile Comino adasının mükemmel berraklıktaki denizi Blue Lagoon oldu.
Cirkewwa bölgesinden, Malta Gozo’ya 6,50 Euro tek yön bilet karşılığında veya Comino’ya 5 Euro tek yön bilet karşılığında feribot ile geçebilirsiniz.
Gozo ve Comino’da çok vakit geçirmek istiyorsanız bence 1 gün kalmalısınız. Çünkü hem otobüs hem feribot saatleri seyrek aralıklarla. Bende bu yüzden Gozo’da bir gün kalmayı tercih ettim. İyiki de kalmışım çünkü görecek çok şey vardı. Bunlardan biri de Ta Pinu Kilisesi. Şehrin dışında kaldığı için ancak bir turla ziyaret edebilirsiniz.

Antik cennet: Malta

TEMEL REİS’İN KASABASI
Gozo’dan sonraki durağım Sliema bölgesi ve Marsaxloxx balıkçı kasabası oldu. Valetta’dan otuz dakikalık bir otobüs yolculuğuyla ulaşılan kasaba kartpostalı andıran manzarası ve küçük balıkçı restoranlarıyla kesinlikle görülmeli.
Malta’nın en uzun kumsalına sahip Mellieha kasabasında, Temel Reis filmi için 1980’de inşa edilen Popeye Kasabası da bulunuyor ve açık hava müzesi olarak ziyaret edilebiliyor. Oldukça eğlenceli bir kasaba. Yaz aylarında gitmek isteyenler icin Ghajn Tuffiena ve Altın Körfez Malta’nın en popüler plajları arasında.

Antik cennet: Malta

NE YENİR

Malta coğrafi konumunun da etkisiyle yemek kültüründe Akdeniz esintileri taşıyor. İtalyan yemek kültüründen etkilenen Malta’da İngiliz ve Arap mutfağından da esintiler var ama en çok tavşan etli yemekleri ünlü. Malta’da damak zevkinize göre çok fazla tercih edebileceğiniz restoranlar var. Ayrıca yemeklerinin çoğunluğu deniz ürünlerinden oluşuyor.

 

Antik cennet: Malta

GÖRMEDEN DENMEYİN

Malta’da mutlaka görülmesi gereken yerler:
Valletta
Mdina (Sessiz Şehir) Old Town
Gozo Adası
Tau Pinu Kilisesi
Comino Adası-Blue Lagoon
Azure Window-Inland Sea Divesite
Popeye Kasabası Village Fun Park
Marsaxlokk
Mosta Dome Kilisesi
Sliema
Eğer uzun kalacaksanız ve tarih ilginizi çekiyorsa: Tarxien Tapınakları, Megalitik Tapınak Mnajdra, Ġgantija Tapınağı ve Mısır piramitlerinden daha eski tarihiyle Hal Saflieni’yi ziyaret etmelisiniz.

Antik cennet: Malta

Yorumları Göster
Yorumları Gizle