GeriAvrupa AfD ile asla mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AfD ile asla mı?

AfD ile asla mı?

Almanya’da AfD kısa adıyla tanınan sağ popülist Almanya için Alternatif, 2013 yılında Avrupa Birliği ve Euro karşıtı bir parti olarak kuruldu. Çok geçmeden yabancı, sığınmacı ve İslam düşmanlığını körükleyerek oy avına çıktı. Kısa sürede palazlandı.

AfD ile asla mı2013 yılında yapılan genel seçimlerde toplam oyların yüzde 4.7’sini alarak yüzde 5 barajına takıldı.
Ancak bu yeni kurulan bir partinin 1953 yılından beri ulaştığı en yüksek oy oranıydı.
AfD, aynı yıl Hessen’de yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde de yüzde 5 barajına takıldı.
Ama daha sonraki yıllarda yapılan tüm Eyalet Parlamentosu seçimlerinde yüzde 5 barajını hep aştı.
Hatta 2017 yılında yapılan genel seçimlerde toplam oyların yüzde 12.6’sını alarak Federal Meclis olarak bilinen Alman Parlamentosu’na ‘üçüncü büyük parti’ olarak girdi.
*
Almanya’daki köklü partiler, baştan beri AfD’ye çok mesafeli bir tutum sergiledi.
Yıllarca Hıristiyan Demokrat Birlik Parti’nin (CDU) genel başkanlığını yapan Başbakan Angela Merkel, hep “AfD ile federal düzeyde de eyaletler de kesinlikle işbirliği yapmayacağız” dedi.
CDU’nun şu andaki Genel Başkanı Annegret Kramp-Karrenbauer de “kardeş parti” Hıristiyan Sosyal Birlik Partili (CSU) politikacılar da öyle.
Hem federal düzeyde hem de eyaletlerde politik sorumluluk taşıyan Sosyal Demokrat Partili (SPD) politikacılar da “AfD ile asla işbirliği yapmayacağız” diyerek kararlı bir tutum sergilediler.
Aynı tutum Sol Parti ve Yeşiller için de geçerli.
“Sol kanat” da, “AfD ile asla” diyor.
Ancak daha önceki yıllarda köklü partilerin, bir zamanlar ‘öcü’ gözüyle baktıkları Yeşiller ve Sol Parti’ye yaklaşımın değiştiğini hatırlayınca, insanın aklına ister istemez “acaba asla mı?” demek geliyor.
Büyük bir bölümünü ‘68 kuşağı’ olarak bilinen kadınlı-erkekli solcuların oluşturduğu insanlar; çevre korunması, ‘nükleer santraller ve NATO’ya hayır’, barış hareketi, kadın hareketi ve sosyal adalet ağırlıklı politik taleplerle 1970’li yılların sonlarına doğru politika sahnelerinde boy göstermeye başladılar.
13 Ocak 1980 tarihinde de federal düzeye Yeşiller resmen kuruldu.
Ama aynı yıl 5 Ekim’de yapılan Federal Meclis seçimlerinde, toplam oyların sadece yüzde 1.5’ini alabildiler.
Tabii tam bir hayal kırıklığı yaşadıkları halde yılmadılar.
Nitekim 1981 yılında Berlin’de, bir yıl sonra da Hamburg, Hessen ve Aşağı Saksonya’da yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde, 1983 yılında da genel seçimlerde yüzde 5 barajını aşarak “artık biz de varız” dediler.
Daha sonraki yıllarda da diğer eyaletlerde yapılan seçimlerde yüzde 5 barajını aşıp, politikada sözsahibi olmaya başladılar.
Ama hem CDU hem de SPD hep “Yeşiller’le işbirliği yapmayız” dedi.
Ancak 1985 yılında SPD, Hessen’de Yeşiller ile Almanya genelinde ilk kez bir eyalette koalisyon hükümeti kurdu.
Hem de dönemin SPD’li Eyalet Başbakanı Holger Börner, “Yeşil faşolarla ortaklık etmem” dediği halde.
Hem de “Yeşillerle pazarlık masasına oturacak mısınız?” sorusuna “Şundan çok emin olabilirsiniz: Böyle bir fotoğrafı fotomontaj olarak bile göremeyeceksiniz” yanıtını verdiği halde.
Köklü partilerin yıllarca ‘öcü’ gözüyle baktıkları Yeşiller, zamanla ‘aranan ortak’ haline geldi.
1998 yılında da federal düzeyde SPD’li Gerhard Schröder başbakanlığında Yeşiller’le ilk koalisyon hükümeti kuruldu.
Yeşiller şu anda birçok eyalette SPD ve CDU ile iktidardadır.
*
İki Almanya 3 Ekim 1990 tarihinde resmen birleştikten sonra CDU da, SPD de eski Doğu Almanya’daki Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) uzantısı konumundaki Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) ve sonradan Sol Parti ismini alan bu partiyle işbirliği yapmayacaklarını ilan ettiler.
Ama zamanla tutum değiştirdiler.
“Eyaletlerde işbirliği yapıp ortaklık edilebilir” dediler.
Nitekim öyle de oldu.
Şu anda özellikle eski Doğu Almanya sınırları içinde oluşturulan yeni eyaletlerde hem CDU hem de SPD, Sol Parti ile ortaklık etmektedir.
1 Eylül’de Brandenburg ve Saksonya’da 27 Ekim’de Thüringen’de Eyalet Parlamentosu seçimleri yapılacaktır.
AfD’nin bu eyaletlerdeki seçimlerden “en güçlü parti” olarak çıkma sinyalleri gelmekte.
Hatta bazı CDU’lu yerel politikacılar, “AfD’ye kapıları tamamen kapatmayalım” demeye başladılar bile.
İşte bu yüzden “AfD ile asla mı?” diyoruz.
Acaba?...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle