GeriAvrupa ABD’ye sessiz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

ABD’ye sessiz

ABD’ye sessiz

Bir ülkeyi başka bir ülkede temsil edenlere diplomat denir.Ülkesini temsil etme işi ve sanatına da diplomasi. Ülkeler yurtdışında en yüksek düzeyde büyükelçiler tarafından temsil edilirler. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yaklaşık 15 ay boyunca başkent Berlin’e, yani Almanya’ya büyükelçi atamadı.

ABD’ye sessizUzun süreli bu boşluktan sonra Richard Grenell, Alman Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’e güven mektubunu sunarak 8 Mayıs 2018’de ABD Büyükelçisi olarak göreve başladı. 
Aynı gün ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer anlaşmadan çekildiklerini ve İran’la ticaret yapan şirketlere yaptırım uygulayacaklarını ilan etti.
ABD’nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell de bunun üzerine harekete geçti ve “İran’da faaliyet gösteren Alman şirketler ticari ilişkilerini derhal düşürmeli” içerikli bir tweet attı.
Tabii daha göreve başlar başlamaz yeni büyükelçinin böyle bir tweet atması, Almanya’da bazı çevreler tarafından sert bir biçimde eleştirildi.

***
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve partisinin Federal Meclis Grup Başkanı Andrea Nahles, “Diplomasi öğretmek benim işim değil. Ama belli ki, ABD Büyükelçisinin birazcık ek ders almaya ihtiyacı var” açıklamasında bulundu.
Bir dönemler Washington’da Almanya’nın büyükelçisi olarak görev yapan Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger de “Uzun bir Büyükelçilik kariyerine sahip biri olarak şunu tavsiye ederim: Kendi ülkenizin politikasını anlatın. Kendi ülkeniz için lobi yapın. Ama misafiri olduğunuz ülkeye ne yapması gerektiğini asla söylemeyin sorun yaşamak istemiyorsanız. Almanlar genelde dinlemeyi severler ama emir verilmesinden hiç hoşlanmazlar” diyerek tam bir diplomasi dersi verdi.
Ama Alman hükümeti bu işi büyütmemeye çok özen gösterdi.
Federal Dışişleri Bakanlığı da sessiz kaldı.
Aradan çok geçmedi.
Büyükelçi Richard Grenell, aşırı sağcı haber sitesi Breitbart’a verdiği demecinde, “Avrupa’daki diğer muhafazakarları ve diğer liderleri güçlendirmek istiyorum” dedi.
Avrupa’daki politik gelişmelere seyirci kalmayacağını da söyledi.
Almanya’nın NATO’ya daha fazla parasal katkıda bulunması gerektiğini de.
Almanya’nın çalışan bir denizaltısı bile bulunmadığını, hazırlıklı bir ordusunun olmadığını da.
Bu tutum diplomatik temayülleri aşıyordu.
SPD’nin seçimleri kaybeden başbakan adayı ve eski Genel Başkanı Martin Schulz, “Grenell, bir diplomat gibi değil, aşırı sağcı sömürgeci bir subay gibi davranıyor. Şayet Washington’daki (Vaşington) Alman Büyükelçisi ‘Ben Demokratları güçlendirmek için buradayım’ deseydi, derhal kovulurdu” dedi.
Yani bir yerde, kendilerinin de ortak olduğu ‘büyük koalisyon hükümeti’ni göreve çağırdı.
Sol Parti Federal Meclis Grubu Eşbaşkanı Sahra Wagenknecht ise çok açık bir biçimde Büyükelçi Grenell’in derhal geri gönderilmesi gerektiğini söyledi.
Yeşiller Partisi’nden de benzer sesler yükseldi.
Ama Başbakan Angela Merkel, her zaman olduğu gibi, yine hassas konularda sessiz kalmayı yeğledi.

***
Merkel, büyükelçi ile Federal Dışişleri Bakanlığı’nın görüşeceğini söylemekle yetindi.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise “Büyükelçiler de düşüncelerini ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Bu büyükelçinin kişisel görüşü ve düşüncesidir” açıklamasında bulunarak, gerginliği gidermeye, ortalığı yatıştırmaya çalıştı.
İşin ilginç yönü, Alman tarafı da, ABD Büyükelçisinin diplomatik temayüllerle ve Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile bağdaşmayan bu tutumunu büyütmemeye özen gösterdi.
Başka bir ülkenin büyükelçisi benzer bir davranış sergileseydi, yani Almanya’nın iç politikasına dolaylı da olsa müdahale etseydi, Alman politikacılar kesinlikle dünyayı ona zindan ederlerdi.
Alman medyası da öyle.
Birkaç eleştirisel yorum ve haberin dışında Alman medyası da bu olayın üzerine gitmedi.
Alman Milli Takımının Türk kökenli futbolcuları Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Londra’da buluşmalarını, ülkede başka hiç sorun yokmuş gibi, iki haftadır gündemde tutan Alman medyası da, Alman politikacılar da neredeler acaba?
Niye bu suskunluk?
Niye bu sessizlik?


Yorumları Göster
Yorumları Gizle