GeriAvrupa 20 yıllık hasrete 10 gün vize
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

20 yıllık hasrete 10 gün vize

20 yıllık hasrete 10 gün vize

66 yaşındaki Mustafa Aydoğan, en son annesinin cenazesinde gördüğü 80 yaşındaki ağabeyi Hacı Bayram Aydoğan’a 20 yıl sonra Almanya’da kavuştu. Ancak iki kardeşin hasret gidermesine verilen süre sadece 10 gün oldu. Vizesi dolan Mustafa Aydoğan, ağabeyini bırakıp Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.

ALMANYA’da yaşayan ağabeyi Hacı Bayram Aydoğan’ı en son 1998 yılında vefat eden annesinin cenazesinde gören ve bir daha haber alamayan Mustafa Aydoğan, 20 yıl sonra hasret giderdi. 10 yıl önce alzheimer hastalığına yakalanan ağabeyiyle Almanya’da kaldığı huzurevinde buluşan Mustafa Aydoğan, “Dünyalar benim oldu” dedi. Almanya’da hiçbir yakınlarının olmadığını belirten Aydoğan, Almanya’nın 10 günlük vize vermesi nedeniyle ağabeyinden buruk ayrıldığını söyledi. Ağabeyi Hacı Bayram Aydoğan’ın Almanya’ya 1960’lı yıllarda ilk gelenlerden olduğunu anlatan, 6 kardeşin en küçüğü Malatyalı Mustafa Aydoğan, şöyle konuştu:

“Ağabeyim Almanya’ya gittikten sonra kontağımız fazla olmadı. Çok az Türkiye’ye gelirdi. Babam Cimo 1954’te, annem Hatice ise 1998’de vefat etti. En son annemin cenazesinde görüştük ve bir daha da haber alamadım. Facebook üzerinden Hamburg’da yaşayan kişilere rastgele arkadaşlık gönderdim. Yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordum. Ben 2 yaşındayken babam vefat ettiği için benden 14 yaş büyük olan ağabeyim bana çok babalık yaptı. Üzerimde hakkı büyük. Bu sebeple araştırmaya başladım. Birkaç kişi yardımcı oldu ama Mehmet Kütüz’le tanıştıktan sonra ağabeyimi bulabildim.”

20 yıllık hasrete 10 gün vize

VİZE TALEBİ 2 KEZ REDDEDİLDİ
“Mehmket Kütüz, 3 ay içinde ona ulaştı. Dünyalar benim oldu, ama ağabeyimin 10 yıl önce alzheimer hastalığına yakalandığını öğrenince buruk bir mutluluk yaşadım. Önce telefon üzerinden görüntülü görüştük. Beni bazen tanıyordu bazen de hiçbir şey hatırlamıyordu. Ben 2002’den beri emekliyim ve ağabeyimi ziyaret etmek için yaptığım vize başvurularım iki kez reddedildi. Üçüncü defasında ise Mehmet Kütüz bana istek gönderdi ve gerekli teminatı verdikten sonra 10 günlük vize alabildim. Abimi huzurevinde de olsa gördüğüm için çok mutlu oldum. Keşke verseler de onu İstanbul’a götürebilsem. Ağabeyimle son bir kez vedalaşıp helalleşmeme bile izin vermediler. Ağabeyimin benimle görüşmek istemediğini söylediler. ‘O istemeyince biz de izin veremeyiz’ dediler. Abim zaten hasta ve unutkan. Günü, gününü tutmuyor. Ona son defa sarılamadan Hamburg’dan buruk bir şekilde ayrıldım. Uzakdan da olsa son bir defa görebilseydim çok mutlu olacaktım. Bir daha vize alıp buralara gelebilir miyim, bilmiyorum.”

20 yıllık hasrete 10 gün vize

‘HASTANELERE TEK TEK BAKTIM’
Aydoğan kardeşlerin buluşmasına yardımcı olan Gaziantepli Mehmet Kütüz şunları söyledi: “Önce bana verdiği ağabeyinin adresine ulaştım ve 10 yıl kadar önce oradan ayrılarak hastaneye gittiğini öğrendim. Tüm hastanelere tek tek sordum. Hastanelerde bulamayınca huzurevlerini araştırdım. En son bir huzurevinde tarifime uyan bir kişi olduğunu öğrendim ama bana bilgi vermediler. Mustafa Aydoğan, Hamburg Konsolosluğunu arayarak beni yetkili kıldığını söyledi. Bu şekilde huzurevi yetkilileri benimle görüşmeyi kabul ettiler ve sonunda Hacı Bayram Aydoğan’ın izine ulaştım. 6 aylık çaba sonrası amacımıza ulaştık. Bunları insanlık namına yaptım. Mustafa ağabeyimizi de 10 gün misafir ettim. Bu süre içinde sadece 2 kez kardeşlerin görüşmesine izin verdiler. Mustafa Aydoğan ağabeyine, “Bayram abi Türkiye artık eski Türkiye değil. Hastaneler çok modern. Helikopterle evden alıp hastaneye bile götürüyorlar. İstersen Türkiye’ye gel” çağrısından sonra, yetkili bakıcısının hastalarını vermemek için bazı zorluklar çıkardığını hissettik. Bakıcısı, “O bakıma muhtaç biri. Şartları çok ağır ve kardeşi ona bakamaz” gibi gerekçelerle Türkiye’ye gitmesine izin vermediler. Hacı Bayram Aydoğan amcamızın öldüğü zaman bile cenazesinin Hamburg’daki Müslüman mezarlığında kimsesizler bölümüne defnedileceğini söylemeleri kardeşini derinden üzdü.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle