Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa zaten bizim

Serdar TURGUT

Son günlerde bence tamamen lüzumsuz bir tartışma yaşanıyor.

Avrupa Topluluğu bizi istemediğini söyledi ya...

Hemen yorumlar geldi bizimkilerden.

Panik içinde yazılar yazdılar, demeçler verdiler..

Yok Avrupa Türkiyesiz olamazmış, yok böyle devam ederlerse onlara gereken dersi veririz falan dediler.

Ben bütün bu olayı müstehzi bir gülümsemeyle izlemekteyim. Çünkü içim çok rahat...

Panik tepkiler verenlerin çok önemli bir olayı gözden kaçırdıklarını sanıyorum. Çünkü bunu gözden kaçırmamış olsalardı, Avrupa Topluluğu'nun ne karar aldığına katiyen aldırış etmezlerdi.

Ve ‘sizi istemiyoruz’ diyenlere de ‘Öyle sanın siz bakın neler olacak, yakında göreceksiniz’ diye konuşmakla yetinir, sonra da onlara benim yaptığım gibi müstehzi gülücükler atarlardı.

***

Avrupa Topluluğu konusunda benim kadar rahat olabilmek için oldukça uzun bir süre Hürriyet Gazetesi'nde çalışmış olmak önşartı gerekiyor.

Eğer lüzumsuz şekilde konuşmakta olan bu siyasetçiler Hürriyet Gazetesi'ni biraz anlamış olsalardı, bu gazetenin Avrupa Topluluğu meselesinde gereken tedbirleri yıllar önce almış olduğunu göreceklerdi.

***

Evet yıllar önce gazetemizin üst düzey yöneticileri Avrupa'nın ilerde başımıza işler açacağını gördüler.

Bunu engellemenin iki yolu vardı.

Ya Türkler'i bazı huylarından vazgeçireceklerdi,

Ya da Avrupa'yı değiştireceklerdi.

Bu memleketi yakından tanıyan ve değişik trendleri yakından izlemek için her kasabada bile bürosu bulunan Hürriyet yönetimi Türkler'in bazı huylarının değişmesinin katiyen mümkün olmadığına karar verdi.

Türkler'in özellikle insan haklarında gerilik ve eksik demokrasiden vazgeçme gibi konularda taviz vermeleri imkânsızdı.

***

Bunu gören Hürriyet Gazetesi yönetimi memleketi kurtarmak için ikinci yolu seçti.

Yani kendimizi değiştiremiyorsak Avrupa'yı içten fethetmemiz gerekiyordu.

Planın ilk aşamasında Hürriyet, Avrupa'ya milyonlarca işçi gönderilmesini en hararetle destekleyen gazete oldu.

Hürriyet, Türkler'in bulundukları ülke neresi olursa olsun hızla üreme gibi bir yetenekleri olduğunu biliyordu.

Yurt sathında Hürriyet Haber Ajansı'nın binlerce bürosu yıllar boyunca Türkler'in üreme hızları üzerine istatistikler tutmuştu. Gelen sonuçlar çarpıcıydı. Bu hızın Avrupa'da daha da artacağı tahmin ediliyordu.

Nitekim tahmin gerçekleşti ve Avrupa nüfusunun yapısı aniden değişmeye başladı.

***

1970'li yılların ortalarına gelindiğinde Avrupa'da bir panik başladı.Türkler bu hızla üremeye devam ederlerse yakında Avrupa'nın Türkiye'yi birliğe kabul edip etmemesini tartışmak abes hale gelecekti.

50 milyonu Türk, 20 milyonu Alman'dan oluşan bir Almanya'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınıp alınmamasını tartışması kabul etmelisiniz ki felsefi açıdan bile anlamsızdı.

Ancak 1970'li yıllarda tuhaf bir şey oldu.

Türkler'in üreme hızı aniden yavaşladı.

Teorik olarak imkânsız görünen şey nedense gerçekleşmişti.

***

Hürriyet Gazetesi'nin planı işte o dönemde bir süre aksadı, kriz başladı.

Avrupa elimizden kaçıyordu adım adım.

Bunun üzerine yöneticilerimiz kafa kafaya verip düşünmeye başladılar.

İlk önce alternatif planlar üzerinde duruldu.

Hiçbirinin işe yaramayacağı ortaya çıktı. Geçerli olan tek plan yine de Avrupa'yı içerden fethetmek, yani nüfusun çoğunluğunu Türk haline getirmekti.

Ancak bizim işçilerden de hayır yoktu.

***

Ne yapmalı, ne edilmeliydi?

Mantıken tek bir çözüm vardı. Öyle bir yeni Türk tipi bulunmalıydı ki, bu kişi üreme hızını katiyen kesmesin. Tuhaf bir şekilde ne kadar çok çocuk sahibi olursa o kadar mutlu olsun.

Sonunda aranılan kişi bulundu.

Hadi Uluengin, Brüksel'e Hürriyet yazarı gizli kimliği ile gönderildi. Aslında bazı çıkar çevreleri o dönemde Hürriyet'in bu planına burun kıvırmışlardı.

Ama o, kendisine güvenen yetkilileri utandırmadı.

Ve öylesine hızlı ve artan sayıda çocuk yapmaya başladı ki, Avrupa'daki Türk varoşlarında bile Hadi mitolojik bir efsane haline geldi.

Yöneticilerimiz Hadi'nin bu işi başlatmasından sonra ona benzeyen insanlardan daha da çok Avrupa'ya göndermeyi planlıyorlardı ilk başta.

Ama sonra baktılar ki başka insanın gitmesine gerek yok, Hadi bu hızla devam ettiği takdirde yakında Avrupa'da Türkler çoğunluk olacak.

Dolayısıyla sevgili halkım sakın ola ki Avrupa bizi dışlıyor filan diye üzülmeye kalkma.

Bu imkânsız, çünkü Hadi sayesinde Avrupa şu anda bile zaten bizim.

X