Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Avrupa’ya Fransız değiliz

    Hürriyet Haber
    04.09.2013 - 01:29 | Son Güncelleme: 04.09.2013 - 00:09

    Başbakan Tayyip Erdoğan, Uluslararası Kamu Denetçiliği Sempozyumu’nda AP üyesi Ria Oomen-Ruijten’in “Gösteri yapma ve protesto etme hakkı önemli bir hak” sözlerine oldukça sert yanıt verdi.

    Erdoğan, “Biber gazı sıkmak AB mevzuatında var. Burada açısını, derecesini isabetli bir şekilde kullanmamış olabilir ki, haklarında gereği yapılıyor. Ama gerçek mermiyle yaralanan, hatta ölen polisler oldu. Avrupa’nın her yerinde yeri gelir ağaçları sökersin bir yerden alırsın başka bir yere nakledersin. Avrupa’ya Fransız değiliz” dedi. Erdoğan şöyle konuştu:

    REFORMLARA YETİŞMEDİ

    Türkiye’de son 11 yılda çok önemli reformlar yaptığımız halde, zihniyet devrimi çok geriden geldiği için reformlarımız tam manasıyla, topluma, bireye, vatandaşa yansıması zaman almaktadır. Zihniyet değişiminin vakit alacağını elbette biliyoruz, ancak zihniyet değişiminin er ya da geç mutlaka gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu anlayışla yavaşlamadan, hız kesmeden reformlarımızı sürdürüyoruz.

    SİSTEMLİ YÖNLENDİRME VAR

    Tutuklu ve hükümlü gazeteciler, ifade özgürlüğü konusunda Avrupa ve dünya kamuoyu sistematik şekilde tamamen yanlış bir şekilde bilgilendirilmektedir. Türkiye’de toplumsal olaylara müdahale temel hak ve özgürlüklerin kullanılması konularında aynı şekilde dünya ve Avrupa kamuoyu sistemli şekilde yanlış yönlendirilmektedir.

    MEDYADAKİ KORKUYU KALDIRDIK

    Bırakın eleştiriyi, bize hakaret etme özgürlüğüne sahip olanlar, şu anda bizi ‘bizim düşünce özgürlüğümüz yok’ diye eleştiriyorlar. Küfre varıncaya kadar, bunları yapabildikleri halde, hâlâ özgürlüğümüz yok diyebiliyorlar. Bundan 11 yıl önce her haberi yazmak, her manşeti atabilmek, kalem oynatabilmek mümkün değildi. Özellikle belli çevrelerden devlete sirayet etmiş çetelerden korkuyordu. Hükümetimiz, medya, yazarlar, ifade özgürlüğü üzerindeki tüm bu korkuları ortadan kaldırmıştır. Gösteri, basın açıklaması yapmanın, yürüyüş yapmanın neredeyse imkansız olduğu, çok sert karşılıklar bulduğu bir Türkiye’de bugün, şiddete başvurulmadığı sürece vatandaşların haklarını kullanmaları mümkündür.

    DİKTATÖR DİYENE SORUYORUM

    Türkiye’yi dünyaya ifade özgürlüğü olmayan ülke olarak lanse edenlerle, içeride çözüm sürecine karşı çıkanlar aynı kişilerdir.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin seçimle, demokratik yollarla gelmiş hükümetini dünyaya diktatör olarak lanse edenlerle burada bir şeyi konuşmam lazım. Şu anda Suriye’de 100 binler öldürülüyor. Batı nerede? Batı Suriye’ye karşı ne yaptı? Attığı, yaptığı bir adım var mı? AB ne yapıyor?

    GERÇEK MERMİYLE ÖLEN POLİS VAR

    Tabii ki ‘yüzde 100 her şeyi çözdük’ böyle bir iddianın içinde değiliz. Bizim polisimiz dayak yemiştir, bir çoğu yerinde son anına kadar tahammül etmiştir. Biber gazı sıkmak AB mevzuatında zaten var. Burada açısını, derecesini isabetli bir şekilde kullanmamış olabilir ki, bunlar hakkında zaten gereği yapılıyor, o ayrı mesele. Ama ‘biber gazı kullanılamaz’ diye bir şey AB müktesebatında da, mevzuatında da yok. Su kullanılabilir. Ama gerçek mermiyi, gösteriyi yapan polise karşı kullanıyorsa buna ne demeli? Bunlar karşısında polis ne yapacak? Bu soruların da cevabını herhalde bulmamız lazım. Gerçek mermiyle yaralanan, hatta ölen polisler oldu.

    YEŞİLİN HASTASIYIM

    Çok masum gerekçeler ileri sürülmüştür. Nedir? ‘Ağaç söküldü, yok ağaçlar kesildi bundan dolayı gösteriler’ denildi. İddiayla söylüyorum, AB üyesi ülkelerle biz ağaç dikme noktasında şu anda rekabetteyiz, biz ön alırız. Biz bu konuda vagon değiliz, lokomotifiz. İktidara geldiğimizden bu yana milyonlarca ağaç diktik, hızla bunu devam ettiriyoruz. Avrupa’nın her yerinde yeri gelir ağaçları sökersin bir yerden alırsın başka bir yere nakledersin. Avru-pa’ya Fransız değiliz. Ağaç sökme makineleriyle sökeriz, alırız bir
    başka yere naklederiz. ‘Ağaç sökülmez’ diye bir anlayış artık yok. Çevre teknolojisi bu denli ilerlemiş vaziyette. Ve biraz da yeşile hayranım, hastayım. Bu işi çok severim ve bize adeta ‘çevre düşmanı’ gibi bir yaklaşım içerisinde olmak inanın bize karşı çok büyük bir haksızlık olur.

    GÖSTERİCİLERİ KORURUZ

    Attığımız atacağımız adımlarda gösteri ve yürüyüşlerde hukuk içerisinde haklarını kullananları sadece koruruz. Onlara karşı herhangi bir tavrın olmasına müsaade etmeyiz. Türkiye’yi dünyaya, ifade özgürlüğü olmayan bir ülke olarak lanse edenlerle, içeride çözüm sürecine karşı çıkanlar aynı kişilerdir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı