Avrupa ruhu çöküşte

Hürriyet Haber
07.01.2015 - 00:11 | Son Güncelleme:

Avrupalılar, Avrupa Birliği (AB) projesiyle övünürler.

Hem de haklı olarak...

Çünkü, AB bir medeniyetler projesidir.
Çünkü, AB bir demokrasi projesidir.
Çünkü, AB bir çok ulusluluk, çok dillilik, çok kültürlülük projesidir.
Çünkü, AB bir çeşitlilik projesidir.
Çünkü, AB bir birlik ve bütünlük projesidir.
Çünkü, AB bir dayanışma projesidir.
Evet, bunların hepsi AB’dir.

Ama son yıllarda AB projesinde çöküntüler yaşanmaya başladı.
Hem de bir ruh çöküntüsü.
Avrupa ruhu çöküntüsü.
Çeşitli AB ülkelerinde bu medeniyetler projesine karşı olan aşırı sağcı partiler güçlenmeye başladı.

* * *

Örneğin, 22-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, Fransa’da Marine Le Pen’in başını çektiği aşırı sağcı, yabancı düşmanı ve AB aleyhtarı Ulusal Cephe (NF) 2009 yılında aldığı yüzde 6.3’lük oy oranını yüzde 24.95’e yükseltti.
Hem de seçimlerden en güçlü parti olarak çıkarak.
Aynı durum İngiltere’deki aşırı sağcı, AB karşıtı Birleşik Krallık Bağımsız Parti (UKIP) için de geçerlidir.
UKIP de oy oranını yüzde 16.09’dan yüzde 26.77’ye yükseltti.


Avusturya Özgürlük Partisi (ÖFP) yüzde 19.7, Macaristan’da Jobbik Partisi yüzde 14.68, Danimarka’da Danimarka Halk Partisi (DPP) yüzde 26.6, Hollanda’da Özgürlük Partisi (PVV) yüzde 13.32, Yunanistan’da Altın Şafak yüzde 9.38, İsveç’te İsveçli Demokratlar Partisi (SD) yüzde 13, Finlandiya’da Gerçek Finliler yüzde 12.9 oy aldı.
Almanya’da AB ve Avro aleyhtarı sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) yüzde 7.1 oranında oy alarak köklü partileri ürküttü.
Aşırı sağın güçlenmesi AB ülkelerinde yabancı düşmanlığını ve Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) teröristlerinin giriştiği kanlı saldırılar yüzünden de İslam düşmanlığını artırdı.

Almanya’nın çeşitli kesimlerinde camiler kundaklandı.
Cami duvarlarına Nazi döneminin sembolü gamalı haçlar çizildi.
Hatta Leipzig’de cami yapılması öngörülen bir arsaya kazıklara domuz kafaları asıldı.
Yalnız Almanya’da değil, camilere saldırılar diğer AB ülkelerinde de artmaya başladı.

En demokratik, en hoşgörülü toplumlardan biri olarak bilinen AB ülkelerinden İsveç’in Eskiltuna beldesinde Noel’in ilk gününde bir cami kundaklandı.
İçerde bulunan beş kişi yaralandı.
Daha sonraki günlerde Eslov ve Uppsala’da iki ayrı cami daha ateşe verildi.
Fransa’da da, Avusturya’da da, İngiltere’de de camiler kundaklandı.

* * *

Her ne kadar Almanya’da başta Cumhurbaşkanı Joachim Gauck ve Başbakan Angela Merkel olmak üzere politik sorumluluk taşıyan sağduyulu insanlar, Pegida kısa adıyla tanınan ve Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Vatanseverler olarak sokaklara dökülen yabancı ve İslam düşmanlarından uzak durulması çağrısında bulunsalar da, Almanya’da barış içinde birlikte yaşamda tehlike çanları çalmaya başladı.

Daha önceki dönemlerde Almanya’nın Dormagen kentinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) ait bir cami duvarlarına defalarca gamalı haç çizen Neonaziler, son dönemlerde iyice azıttılar.
Aynı kentte bir lise ve ilkokul duvarları ile bir medyandaki duvarlara, “Türken können nicht Deutsche sein” (Türkler Alman olamaz), “Türken werden getötet” (Türkler öldürülecek), “Türken=Schweine” (Türkler = Domuz) gibi çirkin ve tehdit içeren söylemler yazdılar.
Nazi sembolü gamalı haçlar da çizdiler yazıların altlarına.
Nazi dönemi, Almanların tarihinin en kara sayfalarıdır.
Hem de kapkara sayfası.
Bu unutulmamalıdır...
Unutturulmamalıdır...

Nazi döneminin hasreti ve hayaliyle yaşayan Neonazilerin, tarihten bir türlü ders almayan, ders almak istemeyen yabancı düşmanı, ırkçı, İslam düşmanı aşırı sağcıların ve sağ popülistlerin barış içinde birlikte yaşamı dinamitlemelerine izin verilmemelidir.
Yalnız Almanya’da değil tüm Avrupa’da hoşgörü ve hoş geldin kültürü artırılmalıdır.
Hem de zaman kaybetmeden...
Derhal...

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı