Avrupa’nın ayıbı

Ahmet KÜLAHÇI
19 Eylül 2014 - 11:01Son Güncelleme : 19 Eylül 2014 - 15:28

EYLÜL ayı başlarında
İtalya’da düzenlenen 71.Venedik Film Festivali’nde Kaan Müjdeji’nin Sivas filmi de Altın Aslan için yarıştı.
Sivas, Altın Aslan’ı alamadı...
Ama filmin başrol oyuncusu 11 yaşındaki Doğan İzci, çeşitli ülkelerden 15 sinema eleştirmenin oluşturduğu jüri tarafından Premio Bastio A’Oro 2014- En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü.
Ancak Doğan İzci, ödül törenine katılamadı.
Ödülünü eline alıp havaya kaldırarak, o anının mutluluğunu, sevincini ve gururunu yaşayamadı...
Çünkü Doğan İzci’ye sadece 3 günlük Schengen Vizesi verilmişti...
Vize süresi bittiği için de ödül töreninden önce Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalmıştı.

* * *

Doğan İzci, Yozgat’ın Yerköy İlçesi’nde yaşayan 6 çocuklu bir çiftin çocuğu.
Annesi evkadını, babası inşaat işçisi...
Şüphesiz anne-babası ve kardeşleri kadar Yerköylüler de Ortaokul 6’ncı sınıf öğrencisi Doğan İzci’nin bu başarısıyla gurur duymuşlardı.
Doğan İzci’nin Venedik’te alamadığı ödülünü Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İstanbul Topkapı Sarayı, Mecidiye Köşkü’nde verdi.
Kendisine bir de el kamerası hediye etti...
Ama Doğan İzci buruktu...
Haklı olarak...
Çünkü Avrupa’nın vize duvarı o çocuğun mutluluğuna, sevincine gölge düşürmüştü.
Oysa ki, Avrupa Adalet Divanı’nın tapu gibi kararı vardı...
Kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılıp hizmet sunacak Türk vatandaşları Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vizesiz seyahat edebileceklerdi...
AB ile Türkiye arasında imzalanan 1980 tarihli 1/80 ve 3/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararlarına göre Türk vatandaşlarının varolan konumları kötüleştirilemeyecekti...
Bu kararların altında İtalya’nın da imzası var...
Ama nedense Demokrat Avrupalılar (!) Avrupa Adalet Divanı’nın kararını görmezden, duymazdan gelmekte.
Hem gözlerini hem de kulaklarını kapamaktalar.
Hem de sonuna kadar...
Aynı sancı birkaç yıl önce de Almanya’da yaşanmıştı.

* * *

2010 yılında düzenlenen 60’ıncı Uluslararası Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Semih Kaplanoğlu’nun Bal filmi Altın Ayı ödülü almıştı.
Ödül töreninde gözler Bal filminin o zamanlar 7 yaşında olan başrol oyuncusu Bora Altaş’ı aradı.
Ama Bora yoktu...
Çünkü yeteneği büyük, yaşı küçük Bora’nın da vizesi sınırlıydı...
Festivalin açılış galasına katılmış, ancak vize süresi bittiği için ödül töreninden birkaç gün önce Türkiye’ye geri dönmek zorunda kalmıştı.
Çamlıhemşinli küçük Bora, “Almanya’da filmin gösterimine katıldık. Ödül törenine katılamadık. Kırmızı halıda yürürken çok mutlu oldum” demişti arkadaşlarına sonradan...
Evet, Bora Altaş, kırmızı halıda yürümenin mutluluğunu yaşamış, ancak Altın Ayı’yı eline alıp havaya kaldırmanın mutluluğunu, sevincini ve gururunu yaşayamamıştı.
Avrupa’nın vize duvarı bunu engellemişti...
Bora Altaş’a Berlin’de dokunamadığı ödülünü rejisör Semih Kaplanoğlu Türkiye’de vermişti.
Ama bu Bora’nın ayıbı değildi...
Bu Almanya’nın ayıbıydı...
Tıpkı Venedik’te Doğan İzci’nin törene katılamaması İtalya’nın ayıbı olduğu gibi...
Daha doğrusu Avrupa’nın ayıbı...
Umarız önümüzdeki dönemlerde bu ve benzer ayıplar yaşanmaz...

akulahci@hurriyet.de

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı