"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Avrupa Konseyi özel yetkili mahkemelere karşı

THOMAS Hammarberg, bugün Batı dünyasında insan hakları alanındaki en saygın isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

Yaşamı, insan haklarına adanmışlığın bir öyküsü. Uzun yıllar İsveç hükümetinin çocuk ve insan hakları alanında özel temsilcisi olarak görev yapan, ardından Birleşmiş Milletler adına insan hakları alanında pek çok önemli görevler üstlenen Hammarberg, bir dönem Uluslararası Af Örgütü’nün Genel Sekreterliği görevinde de bulunmuştur. 1977 yılında Nobel Barış Ödülü’nü Af Örgütü adına alan kişi Hammarberg’den başkası değildir.

Hammerberg, 2005 yılında Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi tarafından Konsey’in İnsan Hakları Komiserliği görevine seçilmiştir.

SÜREÇ GAZETECİ TUTUKLAMALARIYLA BAŞLADI

Bir anlamda Avrupa’nın insan hakları alanında vicdanını temsil eden Hammarberg, bu görevi çerçevesinde Türkiye’deki gelişmeleri de yakından izliyor.
Hammarberg, özellikle geçen yıl birbiri ardına yapılan gazeteci tutuklamaları üzerine nisan ayında Türkiye’ye gelerek basın özgürlüğü alanındaki sorunlar konusunda araştırıcı nitelikte bir dizi temasta bulunmuştu.

Komiser, bu ziyaretinin ardından geçen temmuz ayında Türkiye’de ifade özgürlüğünün sorunları ile ilgili son derece eleştirel bir rapor kaleme almıştı. Hammarberg’ün bu raporunu “Avrupa’dan basın özgürlüğü için ağır eleştiri” (15 Temmuz) başlıklı yazımızda değerlendirmiştik.

Hammarberg, bu raporunda ifade özgürlüğü alanındaki sıkıntıların basın mevzuatı ve basın sektörünün yapısal sorunlarının yanı sıra çok önemli ölçüde yargı alanındaki sistematik sorunlardan da kaynaklandığı sonucuna varmıştı. Basın özgürlüğü eleştirileri ile başlayan rapor, final bölümünde yargının eleştirildiği bir metne dönüşmüştü. (Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti -16 Temmuz- başlıklı yazımız)

HÂKİM VE SAVCILARIN DEVLETÇİ ZİHNİYETİ

Bu raporu Hammarberg’ü Türkiye’de yargı alanındaki sorunları daha ayrıntılı bir şekilde incelemek üzere daha geçen ekim ayında Türkiye’ye bir ziyaret daha yapmaya yöneltti. Hammarberg, bu gezisi sırasında tutuklu gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık ve Mustafa Balbay ile de görüştü.

Uzun zamandır Hammarberg’ün son gezisine ilişkin kaleme alacağı rapor bekleniyordu. Dün resmen açıklanan (https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=1892439) rapor, muhtemelen Türkiye’deki yargı hakkında bugüne dek Batı dünyasında kaleme alınmış en ağır rapor olma özelliğini taşıyor.
Komiser, tam 31 sayfa tutan bu raporunda yargıyla ilgili ve yargıdan kaynaklanan sorunların son derece detaylı bir tomografisini çekiyor, her birini tek tek değerlendiriyor ve sonuçta bir dizi tavsiyede bulunuyor.

Hammarberg’ün raporda hükümeti genelde yapıcı bir tutum içinde gördüğü, sorunu önemli ölçüde mevzuat ve daha çok da hakim ve savcılara hakim olduğunu söylediği “devlet merkezli” zihniyette gördüğü söylenebilir.

Komiserin sıraladığı sorunların, uzun tutukluluk süreleri, yargılamaların çok uzun sürmesi, yargı mensuplarının Avrupa hukuk normlarını içselleştirmemiş olması gibi uzun bir listesi yapılabilir.

ÖZEL MAHKEMELER GÖZDEN GEÇİRİLSİN

Ancak kanımızca en çarpıcı yönü, Hammarberg’ün özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını açıkça talep etmiş olmasıdır.

Bu konuda şu ifadelere yer veriyor raporunda Hammarberg:

“Komiser, özellikle, savunma hakkına getirilen çok sayıda kısıtlamayla ilgili olarak, ağır ceza mahkemeleri ve özel yetkili savcılar sisteminin işleyişi hakkında ciddi biçimde kaygılanmayı sürdürmektedir. Olağan usul güvencelerinden herhangi bir sapma, son derece istisnai olmalıdır. Komiser, Türk makamlarını, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ve savcılar sisteminin gerekliliğini gözden geçirmeye ve tüm ciddi ceza davalarının iyi donanımlı normal ağır ceza mahkemelerinde görülmesinin sağlanmasını değerlendirmeye teşvik etmektedir.”

Bu haliyle Türkiye Barolar Birliği’nin özel yetkili mahkemelerin kaldırılması yolundaki talebinden herhangi bir farklılık göstermiyor Hammarberg’ün raporu.
Yarınki yazımızda Hammarberg’ün özel yetkili mahkemelerdeki savcı ve hâkimlerin kararlarına dönük kuvvetli eleştirilerini değerlendireceğiz.
X