Avrupa ekonomisinin 'beyni' yargılanıyor

18 Şubat 2016 - 16:23Son Güncelleme : 18 Şubat 2016 - 17:24

Avrupa Merkez Bankasının (ECB) 2012'de duyurduğu Doğrudan Parasal İşlemler (OMT) programıyla ilgili Almanya Anayasa Mahkemesi'nde görülen dava, Almanya’nın ve piyasaların gündemini meşgul ediyor.

Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletine bağlı Kalsruhe kentinde Almanya Federal Anayasa Mahkemesi’nde görülen davada, ECB'nin 6 Eylül 2012’de bölgedeki krize tedbir amacıyla açıkladığı ve Euro Bölgesi ülkelerinden sınırsız devlet tahvili almasına imkan tanıyan OMT programının, ECB’nin yetkisi dahilinde olup olmadığı ve AB ile Almanya hukukuna uygunluğu değerlendiriliyor.

Bazı Alman siyasetçi ve ekonomistlerin programa itirazıyla başlatılan davada en yeni duruşma, 16 Şubat Salı günü gerçekleştirildi. Almanya Anayasa Mahkemesi'nde daha önce 11 ve 12 Haziran 2013 tarihlerinde sözlü duruşma yapılmıştı.

Mahkeme, konunun Avrupa Adalet Divanı tarafından da incelenmesini talep etmiş, Avrupa Adalet Divanı ise 16 Haziran 2015'te OMT programının Avrupa hukukuna uygun olduğuna hükmetmişti.

Söz konusu program, banka tarafından duyurulmasına karşın henüz uygulanmasa da programla ilgili dava, Almanya'da ekonomist ve siyasilerin tartıştığı konular arasında bulunuyor.

ECB, PROGRAMIN YASAL OLDUĞUNU SAVUNDU

Mahkeme, salı günkü duruşmada OMT programını savunan ve programa karşı çıkan tarafları dinledi. Yatırımcılar ve piyasalar tarafından yakından izlenen duruşmada ECB, OMT programının, bankanın kendi görevi dahilindeki bir enstrüman olduğunu savundu.

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Yvesh Mersch, duruşmada ECB’nin para politikası görevinin sınırlarını aşmadığını, OMT programının olağanüstü kriz durumlarına karşı koymak için geliştirildiğini ifade etti. Avrupa Adalet Divanının verdiği karardan sık sık alıntılar yapan Mersch, o dönemdeki kriz durumunun, devlet tahvil piyasasındaki büyük bozukluklarla karakterize edildiğine dikkati çekti.

Mersch, bu durumun da fiyat istikrarı için tehlike oluşturan para politikası aktarım mekanizmasındaki bozulmaya yol açtığını kaydetti.

Uzmanlar, 16 Şubat Salı günkü son duruşmadan net bir karar çıkmasını beklemezken, aylar sürebilecek nihai duruşma sonucunda ECB'nin lehine bir karar çıkacağını düşünüyor.

 
HaberlerFenerbahçeGalatasaraypkkburçniobeAlmanyaışid