Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa’da herkese tek boy elbise sorun yaratıyor

<B>EURO</B>’nun Amerikan dolarına karşı <B>değer kazanması</B> (ya da doların Euro’ya karşı değer yitirmesi) birçok <B>Avrupa ekonomisi için başlı başına bir sorun</B>.

Sorun giderek de ağırlaşıyor. Bir süre sonra, Avrupa ekonomileri ‘biz nerede yanlış yaptık?’ diye birbirlerine sormaya başlayabilirler.

Euro’nun devreye girmesiyle Avrupa’da farklı vücutlara tek tip ve tek boy elbise giydirilmiş gibi oldu. Maliye politikalarında (fiskal) birlik olmadan parasal birliğe girilmiş olması sorunun bir başka boyutunu oluşturdu. Sonuçta, Avrupa ekonomileri tek tip elbise giymenin sıkıntılarını her gün biraz daha fazla hissetmeye başladı.

GÖRELİ FİYATLAR

Fiyat istikrarının devam ettiği bir ortamda, farklı bütçe uygulamaları doğal olarak farklı para politikası yaklaşımları gerektiriyor. Ama, Euro Bölgesi’nde ülkeden ülkeye farklı para politikaları uygulamak gibi bir seçenek yok. Euro Bölgesi’nde tüm ülkeler Euro kullanıyorlar. Tüm ülkelerde faiz oranları aynı.

Aynı para politikası, aynı faizler, ama ülkelerin bütçe açıkları birbirinden çok farklı. Almanya ve Fransa’nın bütçe açıkları milli gelirlerinin yüzde 4’ü civarında gelerek Birlik sınırlarını aştı. İşsizlik bu ülkelerde yüzde 10’u aşmış durumda. Sorun bu kadarla da kalmıyor. Göreli fiyatlar ülkeden ülkeye değişiyor.

Para ve kur politikalarının dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri uluslararası ticarete konu olabilecek mallarla (tradables) uluslararası ticarete konu olamayacak mallar (non-tradables) arasındaki göreli fiyat değişmeleridir. Göreli fiyatlar farklı ülkelerde farklı yönde hareket etmektedirler.

Örneğin, Fransa’da gayrimenkul fiyatları son yıllarda önemli boyutlarda artarken, Almanya’da düşme eğilimindedirler. Yani, iki ülkede de aynı faiz oranları geçerli olduğu halde, Fransa’da gayrimenkul piyasasında bir ‘balon’ yaşanırken, Almanya’da aynı piyasada bir ‘durgunluk’ söz konusudur.

Konuya para politikası açısından bakıldığında, fiyat istikrarına bir tehdit olmadığı taktirde, Fransa’da faizlerin artması gündeme gelebilecekken, Almanya’da faizlerin düşürülmesi söz konusu olabilecektir. Ama, elbise tek bedendir. Herkese aynı beden elbise giydirilmektedir. Sıkıntı da buradadır. Para politikasının göreceği işlevi maliye politikaları yoluyla gerçekleştirmek ise mümkün olamamaktadır.

CENDERE

Avrupa giderek tek paraya geçmiş olmanın getirisini ve götürüsünü daha sık tartışmaya başlayacaktır. Kısa dönemde Euro’yu terk etmek hiçbir ülke için elbette söz konusu olmayacaktır. Ama, Euro Bölgesi’nin genişlemesinin tahminler doğrulturunda gelişmeyebileceği de bir gerçektir.

Son genişlemeden sonra, önümüzdeki beş yıl içinde Euro Bölgesi’nin 20 ülkeyi kapsayacağı tahminleri yapılıyordu. Birliğin göreli olarak küçük yeni ülkelerinin belli bir uyum sürecinden sonra Euro’ya geçebileceği hesapları yapılıyordu. Bu hesaplar hálá doğru çıkabilir. Ama, zaman yaklaştıkça, Euro’ya geçiş konusunda bu ülkelerde çok ciddi tartışmaların çıkması kaçınılmaz gibi görünmektedir.

Siyasetçilerin sorumluluklarını yerine getirmemesi ülkeleri daha büyük bir cenderenin içine sürükleyebilmektedir. Euro da, herkese tek tip ve boy elbise giydirmesi açısından, Avrupa ekonomileri için büyük bir cendere haline gelmektedir. Bunun üzerine bir de Euro’nun değer kazanması, sorunu daha da ağırlaştırmaktadır.
X