Avrupa bize gıpta ediyor

Hürriyet Haber
19.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa Birliği (AB) toplantılarında bugüne dek ‘sorunlu ülke olarak görülen’ Türkiye’nin, ekonomideki başarısıyla bugün ‘imrenme ve gıptayla’ bakılan bir ülke haline geldiğini söyledi.

Ekonomik gerekçe bitti

Avrupa Birliği Ekonomi ve Maliye Bakanları (ECOFIN) ile birliğe aday ülkeler arasındaki diyalog toplantısına katıldığı Brüksel’de basın toplantısı yapan Babacan, şunları söyledi: “İlk başlarda belki anlayamıyorlardı. Türkiye’ye AB’ye yük olacak ülke diye bakıyorlardı. İnşallah bir 5-10 sene sonra işler çok daha farklılaşacak. AB bir bakıma yerinde sayarken biz çok daha ileri gitmiş olacağız. Türkiye’yi AB’ye güç katacak bir ülke olarak görecekler. Zaten şimdiden bir gıpta ve imrenme var. Bugün masa etrafındaki bakışları görseydiniz, gerçekten bir gıpta ve imrenmeyle bakıyorlardı. Kolay değil, onlar ‘yüzde sıfır mı 1 mi büyüyeceğiz’ derken, ‘Piyasa tahminlerine göre biz yüzde 4.5’la 7 arasında büyüyeceğiz’ dediğimizde tabi ki çok farklı bir durum. Dolayısıyla bundan sonra, ekonomik gerekçeler öne sürerek ‘Türkiye üye olamaz’ diyenlerin artık ellerinde pek malzeme kalmayacağı görülüyor” dedi.

Enflasyon ve açık işareti

Birçok ülkeden deflasyon sinyalleri geldiğini, buna karşın Türkiye’de ise toparlanma olduğunu belirten Babacan, enflasyon ile cari açığın Türkiye’de işlerin iyi gittiğini gösteren iki gösterge olduğunu savundu. Babacan, “Bütçe hedefleri ile ilgili yıl sonu için bir sorun gözükmüyor yani bütçe hedeflerini tuttururuz” derken, şöyle konuştu: “Bütçe AB’deki ekonomik gelişmeleri dikkate alan bir çerçevede hazırlandı. 3.5’lik büyüme hedefine bağlı bir bütçemiz var. Yani ihtiyatlı bir bütçe. Türkiye, AB ile yakın ekonomik ilişki içinde. Bu yılki büyüme oranı belirli ölçüde AB’nin büyüme hızına da bağlı olacak. AB’deki gelişmeler vergi gelirlerinde düşmeye sebep olabilir, Yani AB’deki olumsuz gelişmeler kaygı verici.”

IMF, Mali Kural’ı olumlu buldu

Babacan, halen 4’üncü madde konsültasyon çalışmaları çerçevesinde Türkiye’de bulunan IMF heyetinin Mali Kural ile ilgili olumlu düşündüğünü ve Mali Kural’daki parametrelerin doğru parametreler olduğunu ifade ettiğini söyledi.

Rehn: Türkiye’nin Mali Kural’ı önemli bir adım

AB Komisyonu Ekonomik ve Mali İşlerden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, Türkiye tarafından açıklanan mali kuralı ‘çok önemli bir adım’ olarak değerlendirdi. Rehn,  ECOFIN Toplantısı’nda aday ülkeler Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya ekonomisi hakkında sunum yaptı. Rehn, konuşmasında, hızlı toparlanma sürecine giren, Türkiye’nin bu yıl en az yüzde 3.5’lik büyüme ile AB ülkelerinden çok daha hızlı büyüyeceğini anlattı.

Bankacılıkta oligopol yapıya engel gerekiyor

BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, bankacılık sisteminde oligopol bir yapının oluşmasını önleyici bir sistemin gerekliliğini vurgulayarak, “Böyle bir sistemin oluşmasını sağlayacak önlemlerin temel amacı bankacılık sektöründe rekabetçi bir yapının kurulması ve sistemde çok büyük bankaların bulunmamasını sağlamak” dedi. Özellikle batıda son küresel krizde batmasına izin verilemeyecek kadar büyük bankaların sıkıntı oluşturduğunu hatırlatan Babacan, bu tür bankaların haksız rekabete, “nasıl olsa devlet batmasına izin vermez” mantığının oluşmasına neden olduklarını vurguladı.Babacan, bankacılıkta oligopol yapıya karşın çalışmalar yaptıklarını belirterek, bununla ilgili Türkiye Bankalar Birliği, BDDK, Merkez Bankası ile bugün geniş kapsamlı bir toplantı yapacaklarını ve bu çerçevede bankacıların yeni hazırlıklar konusundaki görüşlerini alacaklarını bildirdi. Babacan bununla ilgili çalışmaların da en kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçladıklarını söyledi.

ECOFIN: Türkiye krize zamanında tepki verdi

ECOFIN toplantısının ardından yayınlanan ortak bildiride Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinilerek, şöyle denildi: “Türkiye’nin küresel mali krize tam zamanında uygun ve hedeflenen bir tepki verdi, bu çerçevede başarılı oldu. Küresel krizin AB’nin iç ekonomisi ve mali sektörü üzerindeki etkilerinin uzaması ticareti olumsuz etkileme ihtimali nedeniyle Türkiye için risk oluşturuyor. Mevcut koşullar altında Türkiye’de küresel krizin etkilerinin hafifletilmesi ve istikrarlı para ve maliye politikaları kullanılarak dış denge korunmalı. Türkiye şimdiye kadar elde ettiği kazanımları riske atacak bir mali gevşemeye izin vermemesi gerekli.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı