Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Avrupa Birliği'nden Rumlara baskı

    Hürriyet Haber
    01.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme: 01.04.2004 - 00:01

    Avrupa Birliği, İsviçre'de olumsuz tavır takınan ve müzakere sürecini tıkayan Rumlara uyarıda bulundu. Verheugen, Kıbrıs'ta çözüme ulaşım konusunda Kıbrıslı Rumların olumsuz bir tavır içine girmesi halinde uluslararası baskı geleceği uyarısında bulunurken, Solana ise tarihi fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Arie Oostlander, ise "Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Rum kesimine baskı yapılması gerektiğini"' söyledi. AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta çözüme ulaşım konusunda Kıbrıslı Rumların olumsuz bir tavır içine girmesi halinde uluslararası baskı geleceği uyarısında bulundu.  Verheugen, Avrupa Parlamentosu'nda düzenlediği basın toplantısında, Kıbrıslı Rumların, Annan planına ilişkin olumsuz bir tavır içine girdiklerinin görüldüğünü hatırlattı ve ''Rumların, planınkendi çıkarlarına olduğunu anlamaları gerektiğini'' söyledi.  Adadaki Türk ve Rum kesimindeki yöneticilerin siyasi liderlik vasıflarını kullanarak kamuoyunu ikna etmeleri gerektiğini kaydeden Verheugen, ''Çözüme çok yaklaşıldığını, görüş ayrılıklarının önemli ölçüde azaldığını'' söyledi.  AB'nin, birleşik Kıbrıs'ı birlik içinde görmek istediğini kaydedenVerheugen, Annan planındaki derogasyonların sürekli olmamasının önemlibir gelişme olduğunu belirtti ve derogasyonların 15 yıllık geçiş dönemiyle sınırlandırılmasının AB tarafından memnuniyetle karşılandığını bildirdi.  Varılacak anlaşmanın AB müktesebatına uygun hale getirilmesi için uyum yasası hazırlanacağını belirten Verheugen, bunun konsey tarafından onaylanmasının yeterli olacağını bildirdi.  Kıbrıs'ta çözümün, bölgenin istikrarı için de önemli olduğunu belirten Verheugen, ''Bu tehlikeli bölgede iki toplumun barış ve uyum içinde yaşaması, bölgedeki diğer ülkeler için de örnek teşkil edecek ve mesaj niteliğinde olacak'' dedi.  SOLANA: KIBRIS'TA TARİHİ FIRSATAB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, Kıbrıs'ta yapılacak referandumların tarihte yeni bir sayfa açma fırsatı yaratacağını söyledi.  BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'yu çalışmalarından dolayı kutlayan Solana, referandumların, uzun bir bölünmüşlük dönemi yaşayan adanın tarihinde yeni bir sayfa açılması fırsatı sunduğunu anlattı. Geleceğin artık Kıbrıs halkının ve liderlerinin elinde olduğunu belirten Solana, AB Konseyi'nin, 1 Mayıs'a kadar adil, uygulanabilir ve kalıcı bir çözüme ulaşabileceğine olan inancını hatırlattı ve bütün Kıbrıslıların bu hedefe yönelmeleri çağrısında bulundu. OOSTLANDER: RUM KESİMİNE BASKI YAPILMALIOostlander, ''Rumların çözüm istemez tavrının kabul edilemez olduğunu'' belirterek, ''bu konuda AB ile AP'nin Rum kesimine baskı yapması gerektiğini'' bildirdi.  ''Rumların referandumda, 'ret oyu bile çıksa AB'ye gireriz' havasında davranmasının birliğe üye olacak bir ülkeye yakışmadığını'' söyleyen Oostlander, ''Bu kesinlikle kabul edilemez bir tavır'' dedi.  Oostlander, ''AP'nin bu ay içinde yapacağı genel kurul toplantılarında Kıbrıs'la ilgili özel bir tartışma açılmasını, komisyon ve konseyin bu konudaki tavırlarını açıkça belirtmesini isteyeceğini'' söyledi.  AB: ANNAN PLANI ARTIK DEĞİŞMEZ, ALTERNATİFİ DE YOKAB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in sözcüsü Jean-Christophe Filori, günlük olağan basın toplantısında Kıbrıs'a ilişkin çok sayıda soruyu yanıtladı.  Verheugen'in, Kıbrıs'ta bir uzlaşmaya çok yakın olunduğunu düşündüğünü, bu sürecin başarısız olduğunun hiçbir şekilde söylenemeyeceğini, sürecin devam ettiğini, yeni bir aşamaya girildiğini, Kıbrıslıların geleceklerini kararlaştıracağını anlatan Filori, Annan planının son halinin en iyi ve en gerçekçi çözüm önerisiolduğunu düşündüklerini bildirdi.  Planın alternatifi bulunmadığını, kabul veya red edileceğini, sonuçta ya birleşmiş bir Kıbrıs'ın AB'ye gireceğini ya da bugünkü durumun ''dikenli tellerle, mayınlarla, BM askerlerinin varlığıyla'' devam edeceğini söyleyen Filori, İsviçre'deki görüşmelerde AB'nin tüm taleplerinin kabul edildiğini, AB temel ilkeleri çerçevesinde işleyecek tek sesli bir devlet kurulmasının hedeflendiğini anlattı.  Kalıcı derogasyonların söz konusu olmayacağını, AB'nin yaklaşımının hep bu yönde olduğunu belirten Filori, Rum tarafının referandumda hayır demesi halinde neler olacağının sorulması üzerine, bu aşamada spekülasyon yapmak istemediğini, taraflardan birinin hayır demesi durumunda planın geçersiz kalacağını, Kıbrıs'ın AB'ye bölünmüş bir şekilde gireceğini, planı kabul etmenin Rumların menfaatine olduğunu, adaya barış geleceğini anlattı. Filori, planın reddedilmesi halinde, AB'nin durum değerlendirmesi yapacağını söyledi.  AB Komisyonu'nun Konsey'e bir uyum senedi sunacağını, bu belgenin Konsey'de ''tercihen 1 Mayıs'tan önce'' oybirliğiyle onaylanması gerektiğini belirten Filori, uzlaşma halinde Kıbrıs'a, 2004-2006 dönemi için 300 milyon euro ek bütçe öngörüldüğünü, bunun 259 milyon euroluk bölümünün Kuzey'in ekonomik gelişmesi için harcanacağını, ayrıca 15 Nisan'da, Brüksel'de Bağışçılar Konferansı düzenlenerek yenifonlar aranacağını belirtti.  Filori, geçici derogasyonlar konusunda bir soru üzerine, bu konunun yeni keşfedilmediğini, genişleme sürecinde birçok ülkeye geçici derogasyonlar uygulandığını, bunun uyum sürecinde geçerli bir unsur olduğunu anlattı ve Annan planında artık herhangi bir değişiklik yapılmasının söz konusu olmadığını hatırlattı.  Sözcü, bir soru üzerine, Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda demokratik tartışmaların devam ettiğini, AB Komisyonu'na, yıl sonuna kadar bir rapor hazırlamak ve Türkiye'nin Kopenhag kriterlerine uyumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak tam üyelik müzakerelerinin başlatılması konusunda görüş ve tavsiye belirtmek görevi verildiğini belirtti ve ''Eğer Türkiye siyasi kriterleri yerine getirirse müzakereler zaman geçirilmeden başlayacak'' dedi. 
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı