Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa Birliği imam-hatip liseleri için ne düşünüyor?

YANLIŞ anlaşılmasın: Avrupa Birliği’ne AKP değil, Türkiye Cumhuriyeti girecek. Avrupa Birliği İslamcı AKP’yi değil, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni tercih etti. En azından ben böyle olmuş olmasını temenni ediyorum!

Avrupa Birliği, İslam Hilafeti’nin temsilcileriyle değil -niteliklerine yürekten bağlı olmasalar da- Türkiye Cumhuriyeti’nin temsilcileriyle müzakere yapacak. Şunu da belirtelim ki Türkiye Cumhuriyeti’ni zoraki olarak temsil edenler Halife’nin temsilcisi olmayı tercih ederlerdi.

ŞANS VE TEHLİKE

Avrupa Birliği, Cumhuriyet için hem büyük bir şans ve fırsat, hem de ve aynı zamanda büyük bir tehlike. AB herkes için bir kurtarıcı değil. Hele üçlü fesadı akıllarından çıkarmayanlar için: Kıbrıs Fesadı, Ermeni Fesadı, PKK Fesadı.

Ben de Avrupa Birliği’nin Türkiye için bir devlet kuşu olabileceğini düşünüyorum. Mümkündür! Ancak bu konuda ağzı açık ayran budalası da olmak istemiyorum. Benim için olgunun yazı ve tura tarafları var.

AKP’nin ve özellikle de basındaki ağızlarının tavrından, AKP’nin Avrupa Birliği’ne girmeyi, kendi gizli İslamcı programını uygulamaya koyarken, askeri darbeye engel olacağı düşüncesi sızıyor. AKP’nin Avrupa Birliği’ne yeni bir 28 Şubat olasılığına karşı can simidi olarak sarıldığı düşüncesi egemen.

AB DE GÖZÜNÜ AÇSIN

Bu nedenle şenliği kırk gün kırk geceye yaymadan hemen düşünmeye başlamak gerekiyor. Sadece kuşkucuların değil Avrupa Birliği yetkililerinin de gözlerini açmaları gerekiyor. Sağlıklı, sağduyulu, gerçekçi ve nesnel bir değerlendirme yapmak için.

AKP, parti içi ve ülke içi demokrasi sorunlarını çözümlemiş midir? Hayır. Bu sorunları çözümlemeye niyetli mi?

Bunun yanıtı yeni siyasal partiler yasasında, yeni seçim yasasında, yeni dokunulmazlıklar yasasında. Bu yasaları Avrupa Birliği-Türkiye müktesebat taraması evresinde Avrupa Birliği ölçütlerine uygun olarak çıkarmak zorunda.

Ekim ayı içinde eğitim, kültür ve bilim alanında taramalar başlıyor. Bunun anlamı, müzakerelerin de bu konularda başlayacak olması. Bu süre ve süreç içinde AKP’nin söz ve davranışlarının çok iyi izlenmesi gerekiyor: YÖK’e karşı düşmanca tavrı sürüyor mu, TÜBİTAK’ı bir İslami kale haline getirmekte ısrarlı mı? Şimdiye kadar düşmanca davrandığı 8 yıllık eğitimi 12 yıla çıkarmak niyetinde mi? Eğitim ve öğretimin referanslarının arasına dinsel dogmaları sokuşturmayı sürdürüyor mu?

MİHENK TAŞI

Ve en önemlisi imam-hatip Liseleri. Bu okullar hem AKP iktidarı hem de AB için mihenk taşı niteliğinde. Çünkü AB ülkelerinin hiçbirinde İHL benzeri eğitim-öğretim kurumu yok. İslamcı çevreler hemen kilise okulları safsatasına sarılmasınlar gene. AKP’nin Cumhuriyet’i gerçekten temsil etmesi için imam-hatip okullarının 2005-2006 ders yılı sonunda kapatılması gerekiyor. Klasik lise kaynaklı İlahiyat Fakülteleri’nin yeniden yapılandırılması gerekiyor. İmam-hatip okulları AB için çok önemli bir sınav. Bu okullara göz yumacak olursa, Türkiye’yi birliğe almaya niyetli ve kararlı olduğuna kimseyi inandıramaz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI