Avrupa Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü dönemini yaşıyor

Hürriyet Haber
16.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet, AB’nin içinde bulunduğu krizi “II. Dünya, hatta I. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en zor ve kötü dönem” olarak niteledi.

AVRUPA Merkez Bankası (European Central Bank-ECB) Başkanı Jean Claude Trichet, Lehman Brothers’ın battığı 2008 Eylül’ünü anımsatarak, Avrupa ülkelerinin çok ciddi bir krizden geçtiğini belirtti. Trichet, “Finansal piyasalar I. Dünya Savaşı’ndan bu yana en kötü durumunda. Gerçekten çok dramatik bir süreçten geçiliyor” dedi. Euro’nun keskin düşüşe rağmen spekülatif bir atak altında olmadığını düşündüğünü vurgulayan Trichet, Avrupa’nın Euro Bölgesi’ndeki kötü yönetimi engellemeye ve bu şekildeki politikaları cezalandırmaya dönük radikal değişikliklere ihtiyacı olduğunu söyledi.

Kendi kararımızı alıyoruz

Euro Bölgesi ülkelerinin ECB’yi Yunanistan krizinin tüm Avrupa’ya yayılmasını engellemek için oluşturulan 1 trilyon dolarlık kurtarma paketine katılmaya zoladıkları yönündeki iddiaları açıkça reddeden Trichet, “Bu çok anlamsız. Biz kendi kararlarımızı alıyoruz ve daha önce defalarca hükümetlerin düşündüğünün karşısında kararlar aldık” diye konuştu. Trichet, şöyle devam etti: “Euro’daki hızlı düşüş, Euro’ya karşı yapılmış bir saldırı değildir. Bu durum daha çok kamu sektörü ve böylelikle de Euro Bölgesi’ndeki finansal istikrar ile ilgili. Avrupa’daki tansiyonu azaltmak ve Euro’nun pozisyonunu düzeltmek için AB olarak bir an önce doğru adımları atılması gerektiği çok açık.”

Kriz yayılabilir

Euro bölgesi ülkelerine acil olarak bütçe açıklarını azaltmaları çağrısında bulunan Trichet, krizdeki Yunan Hükümetinin bu tavsiyeyi uygulamada başarısız olduğunu söyledi ve böylece krizin Euro Bölgesi ülkelerine yayılma riskini oluşturduğunu söyledi.

Ortak kader paylaşılıyor

HÜKÜMETLERE çok daha iyi bütçe politikaları uygulama çağrısında bulunan ECB Başkanı Jean Claude Trichet şunları söyledi: “İstikrar ve büyüme kriterleri kapsamında hükümetler bütçe açığının milli gelirin yüzde 3’ünden daha fazla olmasına izin vermemeliler. Ancak Yunanistan gibi bazı ülkelerde bunun 4 katına çıkması söz konusu oldu. Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılması bir opsiyon değil. Bir ülke ortak bir para birimine geçtiğinde diğer ülkelerle ortak kaderi palaşıyor. Ancak ihtiyacımız olan, ekonomi politikalarında karşılıklı denetim için dev bir adım atmak. Kötü yönetimi engellemek ve cezalandırmak için daha gelişmiş mekanizmalar üretmeliyiz. ECB olarak daha radikal değişiklikler için çağrıda bulunuyoruz. İstikrar ve büyüme kriterlerinin delinmesini engellemek için karşılıklı kontrol ve daha efektif yaptırımlar gerekiyor.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı