"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Avatar; çevreci ve savaş karşıtı

Özlem sona erdi ve merakla beklenen Avatar’ı salı günü basın gösteriminde 3 boyutlu olarak izledik.

Film için sinema tarihini değiştireceği iddiası biraz abartılı ama rahatlıkla 2 saat 40 dakikalık bir görsel şölen denebilir.
Pandora’nın kutusundan bu kez kötülükler değil, iyilikler, güzellikler çıkıyor; Pandora, renkleri, bitki örtüsü ve farklı canlılarıyla öyle bir yer ki insan bu gezegenden gözünü ve kendini alamıyor.
James Cameron insanlar ve Pandora gezegeninde yaşayan Na’viler arasındaki savaşı tüm görkemi ve ne tezattır ki aynı zamanda tüm iğrençliğiyle perdeye taşımış.
Avatar’ı izlerken emperyalist ve sömürgeci insanoğlundan nefret edeceksiniz, hatta doğaya çıkıp, “İnsan görmek istemiyorum, yerine hayvanları, bitkileri kucaklayacağım” diye haykırmanız mümkün.
Ben en çok Na’vi’lerin üzerlerine bindikleri ata benzeyen ıkar’larla kurdukları bağdan etkilendim.
Pandora’da değil belki ama Dünya’da bir hayvanla benzer bir bağ kurabilene ne mutlu gerçekten.
Not: Çevreci ve savaş karşıtı mesajlar içeren Avatar’la ilgili yazım hafta sonu Hürriyet Keyif’te olacak.

Filmler Eskişehir’i özletti

Gecenin bir yarısı.
Demet Sağıroğlu’nun, Tuna Kiremitçi imzalı ‘Adını Sen Koy’ filminde söylediği aynı adlı şarkıya çektiği klibi izliyorum.
Arkada filmden kareler.
Ve tabii tüm güzelliğiyle Eskişehir.
‘Adını Sen Koy’, son yılların gözde film merkezi olan Eskişehir’de çekilen kim bilir kaçıncı film.
‘Devrim Arabaları’, ‘Vali’, ‘Yengeç Oyunu’, ‘Usta’, ‘Beş şehir’ ve yarın vizyona girecek olan ‘Acı Aşk’ aklıma ilk gelenler.
Eskişehir’e gitmeyeli yıllar olmuş, ama filmlerden gördüğüm kadarıyla şehir ben yokken daha da güzelleşmiş.
En kısa zamanda Tayga’yı alıp baba memleketine götürmem gerek diyorum.
Gözüm yine klibe takılıyor; güneşli bir günde Porsuk nehrinde şirin tekneler süzülüyor ve Demet’in sesinden dinlemeye devam ediyoruz; “Kulaklarımda sesin var, yüreğimde serptiğin tomurcuklar, sonuna kadar kuralsızca gitmek, her şeyi gözardı etmek, selam mı son veda mıdır, nedir bunu bilmem gerek, içimde garip bir his var, yüreğimde olur olmaz duygular, farz edelim küçücük bir oyun bu, oynayalım bu oyunu, tahmin edemedim sonunu, adını artık sen koy” diyor.
Şarkı çok güzel. Filmin sonuna da çok yakışıyor zaten.
Filmi izlediyseniz, Eskişehir’den görüntüler eşliğindeki bu video klibi de mutlaka izleyin.
Aşkın adını bir türlü koyamayan insanların dalgın bakışlarında ve Eskişehir’in doğu ile batıyı birleştiren güzelliklerinde keyifli bir gezinti için.

3 kadına 1 erkek!

Erkek aldatılırsa nasıl intikam alır? Aldatılmayı unutabilir mi?
Doğuluysa zormuş!
Peki ya üniversite öğrencileri?
Özellikle genç ve yakışıklı hocaların peşini bırakmayarak, birer saatli bomba örneği olanlarıyla nasıl başa çıkılır?
Çıkılamayabilirmiş. Bu filmi görünce insan üniversite hocasıyla evli olanlara Allah kolaylık versin diyor içinden, özellikle de eşi edebiyat hocası olanlara.
Bir kadın kör misali, olanları görmezden gelip, ilişkisine devam edebilir mi?
Edermiş tabii. Zaten siz de böylesiyle ille de karşılaşmışsınızdır.
İlişkilerde incinen, aldatılan taraf intikamlardan intikam beğenir mi?
Hem de nasıl, üstelik en sinsi ve derinden olanından; gelecek saldırılara karşı hazırlıklı olmak lazım. Neler mi, diyorum?
Aklınız karıştı öyle değil mi?
‘Acı Aşk’ filmi işte böyle kafa karıştırıyor.
Senarist Onur Ünlü’nün tarzına uygun olarak sürekli sağ gösterip, sol vuruyor.
ınsanoğlunun o karanlık yüzünü akıllı cümle ve olaylarla günışığına çıkarıyor.
3 kadın, 1 erkek, aşk, tutku, entrika, intikam, aldatmalar, şaşırtmacalar, sürprizler.
Son derece dinamik, iyi oynanmış, iyi çekilmiş ‘Acı Aşk’ yarın vizyonda. Filmi ilişki canavarlarına özellikle tavsiye ediyorum.

Başka Dilde Aşk

Aşk engel tanır mı?
Hiç sanmıyorum.
Ama ‘Başka Dilde Aşk’ı izleyince emin oluyorum.
46. Antalya Altın Portakal film festivalinin en beğenilen filmlerinden olan ‘Başka Dilde Aşk’, sıcak, samimi ve romantik öyküsüyle yarın sinemalarda olacak. Zeynep ile doğuştan işitme engelli kürekçi Onur’un aşkını konu alan bu ödüllü filmin engellilere özel ilk ve tek gösterimi ise bu akşam saat 18.00’de Sabancı Üniversitesi’nde.
X