Avare kuşlar!

Hürriyet Haber
07 Mart 1998 - 00:00Son Güncelleme : 07 Mart 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

Rabindranath Tagore'un ‘‘Avare kuşlar’’ını okuduğumda lise çağındaydım. Beni doğunun mistisizmine götürenlerin başında Tagore vardır.

Kitaptaki küçük bölümlerden birini ezberlemiştim.

‘‘Anne, anne, anneciğim...

Ben karanlıkta bir çocuğum.

Seni bulmak için anne, gecenin örtüsünden kollarımı uzatırım.

İş günü sona erdi; beni kollarına al anne

Ve ben rüya göreyim.’’

Bu minicik dizelerde gerçeklerden kaçış özleminin sonsuzluğunu bulurdum. Rüya görmek istemi gerçeklerden kaçıştır ve gerçekler bizi kelepçelediği zamanlar rüya görme özlemi duyarız.

Başımızı bir sıcak göğüse yaslamak isteriz.

Heyhat! Rüya da görsek bu kısa sürer. Gerçek kapının eşiğinde bizi beklemektedir.

Ve biz annemizi aramaktayızdır.

* * *

Bazen düşünürüm, ya Melek Hanım olmasaydı? ‘‘Melek hanımlar’’ olmasaydılar?

Eğer Güneydoğu'nun en sarp dağlarındaki mevzilerde her an sıcak çatışmaya girebilir durumdaki bir tugay komutanı, ‘‘Ben kendimi Melek Hanım'la özdeşleştirdim’’ diyorsa, bu soru sorulmaya değerdir.

Eğer, ‘‘Turunç reçelini özledim'' diye yazdığımın ertesi gününden itibaren postadan yüzlerce kavanoz turunç reçeli geliyorsa, bu soru sorulmaya değerdir.

Eğer bana ‘‘Ben Melek Hanım'ı çok seviyorum. Kendi geçmiş aile fertlerim için dua ederken mutlaka Melek Hanım için de dua okuyorum’’ satırı ve buna benzer satırlarla dolu mektuplar yollanıyorsa, bu soru sorulmaya değerdir.

Melek Hanım iyi ki vardı ve hepimizin bir Melek Hanım'ı mutlaka vardır.

Mutlaka çoğumuz, babananne ve anneannemizi çok sevmişizdir. Belki çoğumuzda, analarımızdan büyük emekleri olanlar onlardır.

Onlar iyi ki vardılar ve hep var olacaklardır.

* * *

Onlar bizim kişiliğimizdeki yapıtaşlarını oluşturdular ve aile kavramını pekiştirdiler.

Belki bize gizli gizli, ana-babamızın yasakladığı bir küçük çikolatayı verirlerdi. Belki bize kol-kanat gererlerdi. Belki gecelerce günlerce uyumaz, başımızda beklerlerdi.

Ve en olmadık kaprislerimizi sabırla çekerlerdi.

En güzeli, asla karşılık beklemezlerdi.

Biz geçmişle geleceğin bir bütünüyüz. Geçmişimiz olmasaydı geleceğimiz de olamazdı. Bizim geçmişimiz Melek Hanım'lardır.

Ve geleceğimizde de onların katkıları vardır.

Şairini şimdi hatırlayamadığım bu şiir onların olsun:

* * *

‘‘Bir inilti duydum serviliklerde

Dedim burada da ağlayan var mı?

Yoksa bir başına bu kuytu yerde

Eski bir sevgiyi anan rüzgâr mı?

Gözlere inerken siyah örtüler

İnandım ki artık ölenler güler

Yoksa hayatında sevmiş ölüler

Hâlâ servilerde ağlıyorlar mı?













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı