Gündem Haberleri

    Avantacılığa bir gol

    Hürriyet Haber
    10.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BİZİM en yaygın toplumsal hastalıklarımızdan birinin yolsuzluk olduğu bilinir. Bunun rüşvetçilikten zimmetçiliğe sayısız yolu vardır. Ama herkesi mutlu ettiği için kimsenin üstüne varmak istemediği avantacılıktan kimse şikáyet etmez.Neyse ki ortak akıl zaman zaman hükmünü icra ediyor.Nitekim önceki akşam TBMM'den ‘‘Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması’’ hakkındaki yasa geçti.Ve böylece, kamu kurum ve kuruluşlarıyla bunlara bağlı olan şirket vs.lerin ürettikleri mal ve hizmetler bedellerinde ‘‘işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç, herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı’’ hükme bağlandı.Bir şartla:Belediyeler malul, yaşlı, öğrenci ve basın kimlik kartı sahiplerine uygulanacak indirimler konusunda yetkili olacaklar.Hadi malul, yaşlı, öğrenci için indirimli tarife uygulandı. Peki basın kimlik kartı sahibi için buna ne gerek var? Çünkü görev nedeniyle yapılan masraf zaten müesseseye aittir. Özel nedenle yapılanı da herkesin kendi cebinden karşılaması gerekir.Aynı şey milletvekilleri için de geçerli idi... Milletvekili eğer görev nedeniyle seçim çevresine gidecek ve seçmenleriyle görüşecekse, TBMM'den zaten bu amaçla aldığı yolluktan yapsın harcamayı. Yok eğer şahsi bir nedenle diyelim tatil yapmaya gidiyorsa, ne gereği var ona indirimli tarifeyle bilet vermenin?Nitekim milletvekilleri bu imtiyazlı durumdan vazgeçtiler. Kaldı ki sadece kendileri değil, aynı şekilde indirim imtiyazından yararlanan öteki kesimlerin de avantasına son verdiler.Şimdi biz ‘‘ben savcıyım, ben polisim’’ cakasıyla yararlanılan bedavacılıkların da bitmesinin gerekliliğini savunuyoruz. Keza aklımızın hiç ermediği müteahhitlik karnesi avantası neden sürüyor, anlamıyoruz:Bildiğiniz gibi bir kimse eğer Bayındırlık Bakanı, Enerji Bakanı veya Ulaştırma Bakanı olursa, yahut bu bakanlıklarda müsteşar, müsteşar yardımcısı yahut uygulamaya dönük bir genel müdürlükte genel müdür olduysa ona devlet ‘‘Sen en büyük ihalelere girebilirsin’’ anlamına gelen bir karne veriyor. Ve o karneyi kiralayan bir kimse, müteahhitliğin ‘‘M’’ harfini bilmeden en büyük ihaleleri alabiliyor. Yani sizin doktorluk diplomanızla ben hasta tedavi etmeye kalkıyorum ve devlet de ‘‘Bu olabilir’’ diyor. Niçin?Çünkü saydığımız türden kişilere verilen karne avantacılığı sürüp gidiyor. Sonra biz ehliyetsiz müteahhitlerden şikáyetçi oluyoruz.İki yakası bir araya gelecek devlette buna izin verilir mi?
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı