ATO'dan 'yatırım açığı' raporu

A.A
07.10.2007 - 11:04 | Son Güncelleme:

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) hazırladığı raporda, Türkiye'de kişi başına yatırımın son 10 yıldır yerinde saydığı ifade edilerek, “1997 yılında kişi başına 1374 avro yatırım yapan Türkiye, 2006 yılında 1451 avro yatırım yapabildi” denildi.

ATO'nun Avrupa Birliği İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) Ulusal Hesaplar Veri Tabanı Satınalma Gücü Paritesi hesaplarını kullanarak hazırladığı “Yatırım Açığı Raporu”na göre, Türkiye kişi başına yapılan yatırımda 10 yıldır yerinde sayıyor.

Türkiye'de satınalma gücü paritesine göre, 1997 yılında 5 bin 202 avro olan kişi başına gelir, 1703 avro artarak 2006 yılında 6 bin 905 avroya yükseldi. Son 10 yılda kişi başına gelirde yüzde 32,7 büyüme yaşanırken, kişi başına yatırım sadece yüzde 5,6 büyüdü.

1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi ve 2001 yılında yaşanan büyük ekonomik kriz, yatırımları vururken, depremin yaşandığı 1999 yılında kişi başına yatırım 1127 avroya, Türkiye tarihinin en ağır krizinin yaşandığı 2001 yılında ise 947 avroya geriledi.

Son yıllarda yaşanan ithalata dayalı büyüme modeli de yatırımların istenilen seviyede gerçekleşmesini engelledi. 2002 ve 2003 yıllarındaki büyümeye rağmen kişi başına yatırım değişmedi. 2004 yılında yükselmeye başladı ve 2006 sonunda 10 yıl öncesine göre 77 avro artışla 1451 euro olarak gerçekleşti.

TÜM AB ÜLKELERİNİN GERİSİNDEYİZ

Rapora göre, Türkiye ile AB ülkeleri arasındaki yatırım farkı kapanmıyor, aksine büyüyor. Türkiye, Avrupa Birliği'ne üye 27 ülke ile karşılaştırıldığında, kişi başına yatırımda sonuncu oldu.

2006 yılında Türkiye, AB ortalamasının yüzde 30'u kadar kişi başına yatırım yapabildi. Satın alma gücü paritesi hesaplarına göre, 2006 yılında Avrupa Birliği'ne üye 27 ülkede kişi başına düşen ortalama yatırım 4 bin 858 avro olurken, Türkiye kişi başına 1451 avro yatırım yaptı. Diğer bir ifade ile AB ülkeleri milli gelirlerinden, Türkiye'nin 3,3 katı fazla kaynağı kişi başına yatırım için ayırdılar.

Avrupa Birliği'nin en zengin ülkeleri Lüksemburg ve İrlanda ile karşılaştırıldığında, Türkiye'nin yatırım konusundaki eksikliği daha vahim boyuta ulaşıyor.

Lüksemburg kişi başına 12 bin avro, İrlanda ise 9 bin 200 avro yatırım yapıyor. Diğer bir deyişle, Lüksemburg kişi başına düşen yatırımda Türkiye 8,3 kat, İrlanda 6,3 kat fark atıyor.

GELİR-YATIRIM MAKASI AÇILDI

Son 10 yılda Avrupa Birliği ülkeleri ortalamasında kişi başına gelir yüzde 45 artarak 16 bin 146 avrodan 23 bin 464 avroya yükseldi. Aynı dönemde Avrupa Birliği ortalamasında kişi başına düşen yatırım 3 bin 156 avrodan 4 bin 858 avroya çıktı. Diğer bir ifade ile Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen yatırımdaki artış, yüzde 54 ile gelirden fazla oldu. Böylelikle Avrupa Birliği ile aramızdaki “gelir-yatırım makası” daha da açıldı.

Satın alma gücü paritesi hesaplamalarına göre, 1997 yılında kişi başına düşen gelirde AB ortalamasının yüzde 32'si kadar gelir yaratabilen Türkiye'de, kişi başına düşen yatırım AB'nin yüzde 44'ü düzeyinde oldu. 2006 yılında ise Türkiye, AB ortalamasının yüzde 29'u kadar gelir yaratırken, yarattığı yatırım da yüzde 30 olarak gerçekleşti. Bir başka deyişle, 1997 yılında kişi başına yaptığımız yatırım, kişi başına yarattığımız gelirin yüzde 26'sı olurken, 2006 yılında yüzde 21'ine geriledi.

AB'NİN ZENGİNLERİ ÇOK PAY AYIRIYOR

2006 yılında kişi başına yatırımı fazla olan ülkelerde, yatırımların milli gelirden aldıkları pay zaman içinde sürekli artarak bugünkü seviyesine ulaştı. Örneğin Avrupa Birliği'nin en zengin ikinci ülkesi olan İrlanda, 1997 yılında milli gelirinin yüzde 20,5'ini yatırıma ayırırken, 2006 yılında yüzde 27,3'ünü ayırdı.

Türkiye'de ise durum tersine gelişti. Yatırımların GSYİH içindeki payı bir türlü artırılamadı. Yatırımlar GSYİH'dan en yüksek payı 1993 ve 1997 yıllarında aldı ve bir daha bu seviyeye ulaşamadı. 1997 yılında yatırımların milli gelir içindeki payı yüzde 26,4 iken, 2006 yılında yüzde 21'e düştü. 2007 yılının ilk altı ayında da yüzde 22,5 olarak gerçekleşti.

KAMUNUN AĞIRLIĞI AZALIYOR

Altyapı yatırımlarını tamamlamış ve Türkiye'nin çok üzerinde kişi başına gelir elde eden AB ülkelerinde kamu yatırımlarının milli gelirden aldığı pay son 10 yıldır yüzde 2,5 civarında sabit kaldı.

Bu dönemde, Türkiye'nin kamu yatırımlarına milli gelirinden ayırdığı pay, yüzde 6,1 ile yüzde 3,7 arasında değişti.

Özel sektör yatırımlarının milli gelir içindeki payının en yüksek olduğu dönem yüzde 20,7 ile 1997 yılı oldu. 2001 yılı krizi ile yaşanan yatırım kayıpları 2002 ve 2003 yıllarında da devam etti. 2004 yılından itibaren özel sektör yatırımları artmaya başladı. 2006 yılında yüzde 16,7'ye, 2007 yılının ilk altı ayında da yüzde 19,1'e yükseldi. Bu artışa rağmen Türkiye, AB ortalamasını yine de yakalayamadı.

ATO BAŞKANI AYGÜN

ATO Başkanı Sinan Aygün, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Türkiye'de yatırımlar yattı. Kişi başına yatırımını 10 yılda sadece 77 avro artırabilen bir Türkiye, Avrupa takımının yedek kulübesinde oturmaya mahkumdur. Türkiye, sağlıksız büyüyor. Türkiye yatırım yaparak değil, ithalat yaparak büyüyor. Kişi başına ithalat artarken kişi başına yatırım yerinde sayıyor. Hormonlu büyüme dediğimiz budur” dedi.

2007 yılı Haziran sonu itibariyle 428,5 milyar dolar Gayri Safi Milli Hasılası olan Türkiye'nin yatırımlara yeteri kadar pay ayıramadığını vurgulayan Aygün, yatırımların 2007 yılının ilk altı ayında milli gelirden yüzde 22,5 pay aldığını hatırlattı.

Bir ülkenin gücünün, yatırım ve üretim kapasitesiyle ölçüldüğünü ifade eden Aygün, yatırım ve üretim kapasitesinin, ülkelerin küresel ekonomideki yerini tayin edeceğini, ancak Türkiye'nin mevcut yatırım kapasitesiyle Avrupa içinde yer bulamayacağını belirtti.

Kamu yatırımlarının özel yatırımlara zemin hazırlayan yatırımlar olduğunu ve bir an önce etkili bir yatırım hamlesinin başlatılması gerekliliğini ifade eden Aygün, yatırımlar artmadığı sürece Türkiye'nin gerçek büyümeyi yakalayamayacağını ve istihdam yaratamayacağını kaydetti.

 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı