Gündem Haberleri

    ATM'ler gözden tanıyacak

    AA
    23.10.2005 - 10:42 | Son Güncelleme:

    Kocaeli Üniversitesi'nde (KOÜ), iristen kimlik tanımlaması yapabilen bir sistem geliştirildiği ve 2 yılda tamamlanması planlanan projenin otomatik para çekme makeneleri (ATM) başta olmak üzere kişisel güvenliği gerektiren tüm alanlarda kulanılabileceği bildirildi.

    KOÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sarp Ertürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanların yüz görüntülerinden irisi ayrıştırarak, özellik çıkartımı yoluyla, kimlik tespiti yapabilen bir sistem geliştirdiklerini söyledi.
    İris yapısının, insanları ayırt edebilen en önemli özellik olduğunu, iki insanın parmak izinin uyuşması olasılığının, irislerin uyuşması olasılığından çok daha yüksek olduğunu ifade eden Ertürk, fiziksel bir zarara uğramadıkça, iris yapısının hiç değişmediğini belirtti.

    Özellikleri nedeniyle en güvenli tanımlama yönteminin, iris tanımlama yöntemi olduğunu söyleyen Ertürk, şunları kaydetti:

    “Güvenlik amaçlı kullanımlarda bu sistem çok etkili. Kullanım alanı çok genişi olan bu sistemin, bankamatiklerde kullanılmasını özellikle düşünüyoruz.

    Sistemin diğer kullanım alanlarına bakarsak, diyebilirsiniz ki 'arabam benim irisimi tanısın, başka kimse arabamı kullanmasın' ya da 'bilgisayarım beni tanısın', 'bina girişlerinde alarm sistemi irisimi tanısın'. Neticede güvenlik isteyeceğiniz her yerde irisinizi kullanılabilirsiniz.”

    SİSTEMİN İŞLEYİŞİ

    Sistemin işleyişi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Sarp Ertürk, şöyle devam etti:

    “Öncelikle insan yüzünü görüntülüyoruz. Görüntülemenin ardından görüntü işleme algoritmalarımızla otomatik olarak göz bölgesini tespit ediyoruz. Göze duyarlı, gözün renksel özelliklerine duyarlı bölgeleri de tespit edip, gözü ayrıştırıyoruz. Bunun ardından, irislere ve irisin yuvarlak yapısına duyarlı yöntemler kullanıp, irisleri ayrıştırıyoruz. Yani bugün geldiğimiz noktada, tüm bu işlemleri otomatik olarak yaparak insan yüzünden irisleri tespit edebiliyoruz.”
    İris tanımlaması yöntemini, test aşamasında da olsa kullanan ülkeler olduğunu, ancak soz konusu sistemlerle kendi geliştirdikleri sistem arasında önemli farklar bulunduğunu bildiren Ertürk, şöyle konuştu:

    “Diğer örneklerde, insanlar, direkt kameraya bakarak gözlerini gösteriyor. Bu, insanlar için rahatsız edici bir sistem. Geliştirdiğimiz projede, bir metre uzaklıktaki kamera görüntüsünden irisi tespit edip tanımlayabiliyoruz. Başka deyişle, rahatsız etmeden ve çok yakından bakmak gereği duyulmadan tanımlama yapılabiliyor.”

    VERİ TABANI

    İris yoluyla kimlik tespiti yapılabilmesi için, bireylerin iris bilgilerinin yer aldığı bir veri tabanı oluşturulması gerektiğini dile getiren Ertürk, şunları kaydetti:

    “Kimlik tespiti için veri tabanı oluştururken önemli olan insanları mağdur etmemek. Kimseye 'tek tek gelin iris tanımlaması yapalım' diyemeyiz. Bu sebeple kısım kısım gerçekleşecek bir tanımlama aşaması oluşacaktır. Tanıtımdan sonra erişim yapılacak yerlerde irisler tanımlanıyorsa erişim hakkı tanınabilecek ya da güvenlik taraması yapılırken kullanılabilcektir.

    Diğer bir yandan iris tanımlama sisteminin güvenli olan başka bir noktası da gözün sürekli olarak hareketli olması sayesinde, gerçek bir iris mi yoksa fotoğraftan iris görüntüsü mü gösterildiği hemen anlaşılıyor.”
    TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmalarının 2003 yılında başladığını belirten Ertürk, araştırmanın bundan sonraki kısmı için tekrar TÜBİTAK'a başvuracaklarını, kaynak gelmesi halinde 2 yıl gibi bir zamanda projenin tamamlanacağını sözlerine ekledi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı