Dünya Haberleri

DÜNYA

    Atina’da cesur ses

    Hürriyet Haber
    28 Temmuz 1999 - 00:00Son Güncelleme : 28 Temmuz 1999 - 00:01

    Yunan Dışişleri Bakanı Türk-Yunan diyaloğunda önemli bir adım daha attı ve ilk kez Batı Trakya'da ‘Türk azınlık’tan söz etti. Yunanlı Bakan şu mesajları verdi:

    Belki de çözüm zannettiğimiz kadar zor değildir.

    Türk kelimesinden korkmamalıyız.

    Aslında kimse Yunanistan'da Türk kökenli Müslümanlar olduğunu inkar etmiyor.

    Sınırlar güvence altında oldukça Müslümanlar’a ‘Türk azınlık’ demenin sakıncası yoktur.

    Farklı dinden olanları korumalı, Batı Trakyalılar'a bu toplumun bir parçası olduklarını hissettirmeliyiz.

    YUNAN Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu Batı Trakya sorununda da tabuları yıkmaya başladı ve Atina'nın bugüne kadar reddettiği Batı Trakya'daki ‘Türk kimliği’ni tanıma yolunda ilk adımı attı.

    Muhalefetin ve Türk düşmanlığını geçim kaynağı haline getirmiş kimi basının sert eleştirilerine rağmen Türk-Yunan diyaloğunu savunan, Kıbrıs'ın Yunanistan'daki Albaylar Cuntası'nın bir hatası olduğunu söyleyen Papandreu, aylık Klik dergisine verdiği röportajda da, bu kez Yunanistan'daki Türk azınlıkla ilgili tabuları yıkmaya başladı:

    Soru : Eğitim bakanı iken, azınlık gençlerine üniversitelerde kontenjan sağlamıştınız...

    Papandreu : Evet, Batı Trakya'daki Müslümanlar'ın nüfus oranı dikkate alınarak üniversitelerde kontenjan ayrıldı.

    Soru : Müslüman diyorsunuz ama onlar kendilerine ‘Türk’ diyorlar.

    Papandreu : Türk kökenli olduklarına inandıkları için Türk kimliğini benimsiyorlar. Başkaları Çingene ya da Pomak olduklarını söylüyorlar. Önemli olan bu insanların kendilerini, her şeyden önce Yunan vatandaşı olarak görmeleridir.

    Soru : Bazı çevreler, olayları gerçek boyutlarıyla görmek istemiyor. Bundan kaçıyor. ‘Türk azınlık’ olarak tanınırsa Yunanistan'ın sınırlarının tehlikeye gireceğini gerekçe olarak gösteriyorlar.

    Papandreu : Özel anlamları olmasına rağmen, yine de biz kelimelerden korkmamalıyız. Yunanistan'da Türk kökenli çok sayıda Müslüman'ın yaşadığını kimse inkar etmiyor. Ama, anlaşmalarda ‘Müslüman’ kavramı kullanılıyor. Geçmişte toprak talepleri gündeme geldiği zaman azınlıklar sorunu da akla geliyordu. Sınırlar tehlikede olmadığı sürece Müslümanlar'a Türk, Bulgar ya da Pomak denmesinde sakınca yoktur. Ama eğer bir ülke ‘Türk azınlık’ kavramıyla sınırları değiştirmek istiyorsa, bu tehlikeli bir kavramdır ve sorun yaratır.

    Soru : Siz Dışişleri Bakan Yardımcısı iken vatandaşlıktan çıkartılmayla ilgili 19. maddeyi kaldırdırarak cesur bir adım attınız...

    Papandreu : Ben gerekeni yaptım. Son kararı İçişleri Bakanlığı aldı. Farklı bir dinden olan insanlardan korkmamalıyız. Aksine, bu insanlarda, bu toplumun bir parçası olduklarını hissettirmeliyiz. Ve bu farklılığın onlar açısından bir avantaj oluşturduğunu hissettirmeliyiz. Bu kişiler başka bir ülkenin kültürünün ve başka bir halkın temsilcisidir.

    Soru : Attika bölgesinde (Atina ve çevresi) cami yapılacak mı ?

    Papandreu : Attika bölgesinde 4 milyon insan yaşıyor. 4 milyon içindeki Müslümanlar'ın dua edeceği bir caminin olması gerekir. Bir Müslüman, eğer sadece cami olduğu için Batı Trakya'da kendini rahat hissediyorsa bu doğru değildir. Trakya Yunanistan bir parçası değil mi ? Eğer,bu kişi Atina'da da dua edebilirse, onu kazanmış oluruz.

    Papandreu, Türkiye ile Yunanistan arasında başlayan diyaloğu savunurken de iki ülke arasındaki temel sorunlarda mücadele edeceğini açıkladı. Papandreu bir süre sonra gerginliğin azalacağına işaret ederek, ‘Sorunların temeline indiğimiz zaman belki de çözümün korktuğumuz kadar zor olmadığını görürüz’ dedi. Yunan Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin tahrik ettiği iddialarını yanıtlarken ise ‘Önemli bir tahrik olduğunu söyleyemem. Ama eğer birileri diyalogu istemiyorsa, neden bulmak çok kolay. Ben size hemen iki neden sıralayabilirim. Ama başlatığımız diyalog, tahriklerin ve engellemeye çalışanların esiri olmamalıdır ve olmayacaktır’ diye konuştu.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı