Atılım Üniversitesi duayen matematikçileri buluşturdu

Güncelleme Tarihi:

Atılım Üniversitesi duayen matematikçileri buluşturdu
Oluşturulma Tarihi: Eylül 08, 2017 15:52

Atılım Üniversitesi duayen matematikçileri buluşturdu

Haberin Devamı

Mert Can ŞİMŞEK/ANKARA, (DHA) -  ULUSAL Matematik Sempozyumu'nun otuzuncusu Türk Matematik Derneği'nin desteği ile Atılım Üniversitesi Matematik Bölümü ev sahipliğinde yapıldı.

Matematiğe gönül vermiş bilim insanlarını ve genç araştırmacıları bir araya getirerek, sunumlar, bildiriler ve benzeri etkinlikler aracılığıyla matematik alanındaki çeşitli gelişmeleri paylaşmayı amaçlayan Ulusal Matematik Sempozyumu'nun otuzuncusu, Türk Matematik Derneği'nin desteği ile Atılım Üniversitesi Matematik Bölümü'nün ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda, genel konuşmacı olarak Koç Üniversitesi'nden Varga Kalantarov'un dışında Sabancı Üniversitesi’nden Albert Erkip ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Yıldıray Ozan, çağrılı konuşmacılar olarak Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Kıvanç Ersoy ve Tulane Üniversitesi’nden Mahir Bilen Can, ve genç araştırmacılar olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Tolga Karayayla, Boğaziçi Üniversitesi’nden Çağrı Karakurt, Bilkent Üniversitesi’nden Çisem Güneş olmak üzere toplam sekiz davetli konuşmacı yer aldı. Konuşmacıların hazırladıkları sunumlar ile devam eden sempozyumda en çok ilgi Tsunami oluşumunun denklemine oldu. Türkiye'nin bir çok ilinden konuşmacıları dinlemek için gelen matematik severler sempozyuma yoğun ilgi gösterdi.

Beypazarı gezisi ile sona eren sempozyum sonrası DHA'ya konuşan Atılım Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Tanıl Ergenç, ilkokul eğitiminden itibaren genç nesillere matematiğin sevdirilmesi ve keyifli hale getirilmesi gerektiğini dile getirerek gençleri teşvik etmekle ve problem çözücü bir yöntem ile bunun başarılabileceğini söyledi.

"LİSELERDE MATEMATİĞE İLGİ HIZLA AZALMAKTA"

İlkokul eğitiminden itibaren genç nesillere matematiğin sevdirilmesi ve keyifli hale getirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tanıl Ergenç, şöyle devam etti:

"Gençleri teşvik etmekle ve problem çözücü bir yöntem ile yapılabilir. Aslında matematik denince aklınıza hemen işler Mühendislik teknik alanlar gelir. Oysa ki dünyadaki gelişmeler şu anda matematiğin sosyal alanlarda da yoğun olarak kullanılmasını sonucunu doğurdu ve matematiğin etkin hale gelmesiyle de bu alanlarda sıçramaları oldu. Yeni alanlar açıldı disiplinler arası çalışmalar arttı. Bunlara en somut örnek matematiksel Finans gibi kriptografi gibi ve birkaç disiplinin bir araya gelmesiyle oluşan alanlar. Bu alanlarda gerçekten teknoloji ve Finans alanında da çok farklı sonuçlar doğmasına neden oldu. Eğer bu konularda gerek sosyal alanlarda gerek tıp alanında ülkemizi de matematik ve matematiksel modeller yoğun olarak kullanılmakta. Dünya'ya ayak uydurarak ülkemizde de bu alanlarda çalışan matematikçilerin sayısı hızla artmakta. Bu aslında ülkemizin gelişimi için de son derece önemli bir nokta. Çünkü Bilim ve teknolojide dünya ile yarışabilmemiz ancak temel bilimlerin ve özellikle matematiğin daha etkin daha yoğun bir biçimde kullanılmasını bağlı. Ama görüyoruz ki ülkemizde özellikle matematiğe ilgi duyan gençlerin lise dönemindeki gençlerin sayısı hızla azalmakta."

Matematiği daha keyifli, anlamlı ve problem çözücü bir noktaya getirmek gerektiğinin altını çizen  Prof. Dr. Ergenç, "Matematiği, belki de kendilerine işkence böyle eziyet etmiş gibi görmeye başlamaktalar. Oysa biz ise eğitiminden İlkokulu eğitimden başlayarak matematiği daha keyifli anlamlı ve problem çözücü bir noktaya getirmek durumundayız. Bunu yaptığımız zaman, hem matematiğin diğer alanlarda kullanılmasını hem de diğer alanlarda çalışan çalışmak isteyenlerin matematiği daha becerebilir daha iyi hale getirebilmesini sağlamış olacağız. Onun için belki yeni bir temel bilimler politikası ve teşvik çok önem kazanıyor. Matematik alanında daha derin daha güçlü destekleri ihtiyaç olduğunu ve matematiğin hayatta adım attığımız yaşadığımız nefes aldığımız her yerde var olduğunu hissettirmenin bir yolu da işte bu tür toplantıları yaygınlaşmak diye düşünüyorum" diye konuştu.

"ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRMEYE YATIRILAN KAYNAK YETERSİZ"

Türkiye'de genç yeteneklerin olduğunu ve ön plana çıkarılması gerektiğini dile getiren Koç Üniversitesi eski Rektörü ve Matematik Derneği Başkanı Atilla Aşkar da şunları söyledi:

"Ülkemizin insanlarının şuan ve Osmanlı Devleti zamanına da bakarsak matematiğe katkısını bulabilirsiniz. Genç kuşak oranının çok yüksek olduğunu ve yetenekli insanların ülkemizde bulunduğu aşikar. Newton'un Principia isimli kitabı 3 ciltten oluşuyor. Türkçe'ye çevrilmesi 150 yıl sonra olmuş. Dolayısıyla Türkiye matematiğe oldukça geç başladı ilk matematik faaliyetleri organize olarak düşündüğümüzde, Osmanlı fark etmiş ki geri kalıyor bir taraftan tıbbiyeyi kurmuş bir taraftan mühendishane-i kurmuş. Ancak bunların alt yapısını oluşturan temel bilimleri kurmamış. Bu çok daha sonra geliyor 1950'lerden sonra filan diyebiliriz. Genel olarak, Türkiye'nin katkısı deyince bir şey söylemek çok zor. Çünkü öyle bir oyun ki üç beş baş oyuncudan sonrakileri hatırlamak mümkün olmuyor. Katkı derseniz bireysel olarak katkı yapmış bir takım insanlar var. Türkiye'nin yayınlarına baktığımız zaman aşağı yukarı milli gelirimiz ile orantılı 20'inci sıralarda çıkıyoruz. Yani yayınlarımız ve bu yayınların yaptığı etkiye ölçen bir parametre var. Ona baktığımız zaman 20'lerde falan çıkıyoruz. Ülke olarak bir de şunu da herhalde vurgulamak lazım Türkiye'de araştırma geliştirmeye yatırılan kaynak ayrılan kaynak yüzde yarımlarda. Yetenekli pek çok insanımız var. Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat var. Genç kuşak oranımız çok iyi ve bunlar da genç yaşlarda öğrenilebiliyor. Eğer bu kaynakları aktarabilirsin yetenek var bunlara el atıp bunların ön plana çıkarılması, kendilerini yetiştirilmesi için fırsatlar yaratmak lazım."

(FOTOĞRAF)

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!