Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Atatürk’ün bütün eserleri

Erbakan Hoca'nın en anlamlı-anlamsız mugalatası (saptırması) <B>‘‘Atatürk yaşasaydı Refahlı olurdu’’</B> hezeyánıydı.

Bu türden kurgular (tasavvurlar, spekülasyonlar) son derece tehlikelidir. Kişiler arasında benzerlik ilişkileri kurmak, bir insanı bir başka insana, bir halkı bir başka halka örnek göstermek ya da bunlar arasında özdeşlik bağları kurmak da kurgu sınıfına girer.

Bu yöntemle düşünen insan tuzağa düşer ve Erbakanvári bir tümevarıma ulaşır: Mustafa Kemal antiemperyalist nitelikli bir kurtuluş savaşına önderlik etti; günümüzün ABD'si emperyalist bir devlettir ve Saddam Hüseyin bu emperyalist devlete karşı savaşmaktadır, o halde Saddam Hüseyin Mustafa Kemal'e benzemektedir. Tipik bir hezeyándır bu tümevarım. Yanlış öncül eşittir yanlış sonuç!

* * *

Doğrudur: ABD'in Irak'a müdahale için ileri sürdüğü gerekçeler inandırıcı değil; bu müdahalenin herhangi bir etik dayanağı yok; bir ülkenin bir başka ülkeye yönetim tarzı empoze etmeye hakkı yok, olamaz... ABD'nin haksız ve yanlış konumu istenirse açık arttırmaya da çıkartabilir!

Ama ulaşacak sonuç ne olursa olsun, Mustafa Kemal ile Saddam Hüseyin arasında, Türk halkı ile Irak halkı arasında bir benzerlik ilişkisi kurulamaz. Hele Irak halkı gibi Türk halkının da zihninde Batı tipi bir demokrasi bulunmadığı savı, halkımıza yapılmış bir hakarettir.

Çünkü: Halkçı ve yenilikçi Kemalist düşüncenin en önemli basamaklarından biri ‘‘Çağdaş uygarlık düzeyi’’ne ulaşmak ise, bu düzey ''demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti''ni mutlaka içerir.

Türkiye'nin gerçekten demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olamadığı, çağdaş uygarlık düzeyini henüz yakalayamadığı iddialarının kuşkusuz doğru yanları var. Ama bu doğruluk yukarda açıkladığım ilişkiyi yok edemez.

* * *

Bir başka benzerlik ilişkisi: ‘‘Irak halkı gibi Türk halkı da bir Ortadoğu halkıdır, kimliği Ortadoğululuktur!’’ Ortadoğu'yu bir coğrafya adresi olarak tanımlıyorsanız, yaptığınız doğrudur, ama ulusal kimliğin bir oluşturucusu (kompozanı) olarak ileri sürüyorsanız, Kemalist bilinç durumunuza kuşkuyla bakarım. Ve sorarım: Ülkenizi işgal eden yabancı askerin elini öper misiniz?

Kemalizmin içeriğinin ne olduğunu bilen, onun kaynak ve yönelimlerini anlamış herhangi bir aydın, Saddam Hüseyin, Arafat ve Atatürk'ü yan yana dizebilir mi? Atatürk'ü ‘‘diktatör’’ sıfatıyla tanımlayarak zamansal bir takdim ü tehir (metatez) yapan Batılının tarih bilgisinden ve niyetlerinden kuşku duyarım. Ama Saddam Hüseyin'i savunmak için Saddam, Arafat ve Atatürk'ü karşılaştırarak tersine bir takdim ü tehir yapan kimsenin de Kemalistliğinden kuşku duyarım.

* * *

Uzatmanın gereği yok, önerim şu: Kemalistiyle, anti-Kemalistiyle, Atatürkçüsüyle, Atatürk düşmanıyla, İslamcısıyla, liberaliyle, demokratıyla, cumhuriyetçisiyle, cumhuriyet karşıtlarıyla hepimiz Atatürk'ü gerçekten okumak zorundayız. En azından Mustafa Kemal adına söylenen hezeyanları anlamak için!

Yirmi ciltte tamamlanacak olan ‘‘Atatürk'ün Bütün Eserleri’’nin ilk dokuz cildi Kaynak Yayınları tarafından yayımlandı. Bu dev boyutlu yayınla ilgili tanıtım yazımı 27 Nisan Pazar günü yayımlayacağım.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI