Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Atatürk Müzesi’ne tenekeleri layık gördüler

Kordon’daki Atatürk Müzesi’nin hikayesini yaklaşık bir sene önce sizlere aktarmış ve uzun süredir tadilat dolayısıyla kapalı olduğunu yazmıştım. Halen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bulunan müzenin 2013 sonunda açılacağı belirtilmişti. 2013 bitti, müze tam kapandı.
Şimdi etrafına Orta Amerika’nın gecekondu mahallelerini andıran teneke bir duvar yerleştirildi. Nasıl bir tadilat yapılıyorsa içeride sürdükçe sürüyor...
Tadilat süresinden çok daha kısa bir zamanda şehrimize birkaç tane 60 katlı dev gökdelenler inşaa edenler oldu, ama bir müze tadilatı bir türlü tamamlanamadı.
Bir zamanlar İzmir Belediyesi’ne ait olan müzenin tekrar İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerekirse satın alınarak ziyarete açılmasını öneriyorum. Bu müze, bazı çevrelerin müzesini bile görmeye dayanamadığı Mustafa Kemal Atatürk’ün hatıralarının, İzmirliler ile buluştuğu tarihi bir yapı olarak tekrar ziyarete açılmalı.

Savarona’ya talip olanlar nerede?

Atatürk’ün yatı olarak bilinir Savarona. Amerikalı William Francis Gibbs tarafından tasarlandı ve 1931 yılında Emily Roebling için 4 milyon dolara inşa edildi. Atatürk’ün ölümünden sonra Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne devredilen yat bir süre için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın okul gemisi olarak da kullanıldı. Bundan 25 yıl önce emekliye ayrılarak hurdaya çıkarılmasına karar verilen ‘Afrika Kuğusu Savarona’; denizlerin sevdalısı armatör Kahraman Sadıkoğlu tarafından kurtarıldı. Kurtarıldı diyorum; çünkü hurdaya çıkarıldıktan sonra yok edilmesine aylar kala 49 yıllığına kiralanarak yoğun bir tadilata girdi. Sadıkoğlu, Savarona için masrafdan kaçınmadan 45 milyon dolar harcayarak 425 uzman ve zanaatkâr ile çalışarak yatın tüm güzelliğini ortaya çıkardı. Baştan yaratılan eser dünyanın en üst standartlarında lüks yat sınıfının gözbeği haline geldi... Savarona dünya sosyetesinin cazibe merkezi Fransız Riviyerası’nın kataloglarına bile kapak yapılırken; son 25 yıldır bandırasındaki Türk Bayrağı’nı gururla Akdeniz başta olmak üzere dünya denizlerinde dalgalandırdı.
Bütün bunların İzmir ile ne ilgisi var diyebilirsiniz?
Bir süre önce tekrar Türkiye Cumhuriye Hükümeti tarafından satın alınmasına karar verilen yatın İzmir’e demirlemesi arzusu doğmuştu. İzmir’in Savarona’nın evi olması istenmişti. Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere İzmirli birçok kurum ve kuruluş bunun için bir bütçe ayırmayı bile uygun görmüşlerdi.
Kahraman Bey yatı tekrar Türkiye Cumhuriyeti Devletine iade etmeye ikna oldu. Eğer İzmir bu konuda birşey yapmak istiyor ise şimdi harekete geçme zamanı. Yoksa yabancı konukları ağırlamak üzere geri alınması düşünülen Savarona’nın da; bugünlerde şahit olduğumuz birçok olay gibi sessizce bir koya kapatılarak tekrar hurdaya çıkacağı güne kadar çürümesi beklenebilir. Ne de olsa adı üzerinde “Atatürk’ün Yatı Savarona”...

X