"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Atatürk Malatyalı olamaz

ATATÜRK’ün doğu ve güneydoğu politikasıyla ilgili yaptığım ve yayınladığım çalışmalardan bir kısmı şu şekildedir.

Atatürk hakkında yapılan çalışmaları, yayınları tezleri incelediğimizde bugüne kadar Atatürk hakkında yaklaşık üç bin yayının olduğunu görmemiz mümkündür. Bu yayınlar arasında Atatürk’ün özel yaşantısı, tuttuğu takım, yaptığı evlilik vb. konular sıkça gündeme gelmiştir. Atatürk’ün doğumu ile günümüz arasındaki zaman dilimi neredeyse bir buçuk asır olmuş... 150 yıla yakın bir zaman dilimi içinde yayınlanan üç bine yakın yayında Atatürk’ün doğumu ile ilgili farklı bir bilgi elde edilmemiştir.
Günümüzde Atatürk nereliydi sorusunun cevabı ilgiyle takip edilmektedir. Atatürk’ün nereli olduğu kaynaklarda otoriter bilim adamları tarafından açıklanmaktadır.
Atatürk Malatyalı mı sorusuna geçmeden önce Atatürk’ün doğu ile ilgili bütünleşmesini açıklamak daha uygun olacaktır:
Mustafa Kemal, 57 yıllık yaşamının 20 yılını doğu ve güneydoğunun sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması için çaba göstermiştir.
1916’da Diyarbakır’da paşa olarak göreve başlamıştır. Bölgenin halkı ile bütünleşen Mustafa Kemal, yörenin sosyal, kültürel yönleri ile yakından ilgilenmiş, ses sanatçısı 17 yaşındaki Diyarbakırlı Celal Güzelses’e sahip çıkmıştır.
- Bilindiği gibi Mustafa Kemal, memleketin kurtuluşunu doğuda başlatmış ve doğu halkının takdirini ve desteğini almıştır. Ve doğuluların ‘fahri hemşerisi’ olmuştur.
- Atatürk, cumhurbaşkanı olduktan sonra 21 defa doğu ve güneydoğuyu ziyaret etmiştir. En çok Siirt ilini ziyaret etmiştir (6). Erzurum’u 5, Erzincan’ı 4, Malatya’yı 2 defa ziyaret eder.
- Atatürk, 1923’ten 1938’e kadar doğuya fabrikalar, demiryolları, köprüler, okullar, yaptırır. Bu dönemde  6 binden fazla sanayi ağırlıklı işyerleri kurulur.
ATATÜRK-İNÖNÜ DİYALOĞU
Bu bilgilerden sonra, Atatürk’ün Malatya ile olan çalışmaları şu şekildedir: Atatürk 14 Şubat 1931’de Malatya’yı ziyaret eder. Bu haber dönemin gazete arşivlerinde de mevcuttur. Atatürk, Malatya demiryolu açılışını yaptıktan sonra, Malatya miletvekili olan İsmet İnönü’ye “Paşa, memleketin Malatya büyük bir köy imiş” der...
İsmet İnönü de Malatya hakkında Atatürk’e şunları söyler:
“Gazi Hazretleri emir ve himaye buyururlarsa, Malatya Türkiye’nin en büyük şehri olur...”
Şu sonuca varmak mümkündür:
Bölge ile ilgili hem kaynak çalışması hem de alan araştırması yaparak, bölgede yaşayan ve tarihe şahitlik etmiş şahsiyetlerle ilgili olarak yaptığımız çalışmalarda Atatürk’ün doğum yeri ile ilgili bir bilgiye ulaşamadık. Halk, bölgede yaşanmış olan bilgileri mutlaka paylaşır. 1917’de Diyarbakır’da önemli görevde olan Mustafa Kemal, Malatya’daki akrabalarını mutlaka bulurdu. Bunun için 1931’e kadar beklemezdi. (Mustafa Kemal’in 1917’de Diyarbakır’da görev yaptığı sırada ‘Pembe’ adlı bir hanımefendi ile evlenmek istediği ancak evliliğin gerçekleşemediği halk arasında anlatılmıştır.)
Yrd. Doç. Dr. Ramazan
TOPDEMİR - Adıyaman
Üniversitesi öğretim üyesi

Biliyor musunuz

AKŞEHİR’e tayini çıkan Çorlu Kaymakamı Ali Dursun’a, Çorlu’daki iftar yemeğinde, Belediye Başkanı Ünal Baysan tarafından veda anlamında verilen armağanın basında ‘som altından’ yapıldığı iddiaları üzerine 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne açılan tespit davasında bilirkişinin “İncelemede ibrik ve tabağın som altın olmadığı, cam üzerine yaldız boya kaplama olduğu, ibrik ve tabak üzerindeki taşların imitasyon olduğu, bu sebeplerle de hem tabak ve ibriğin hem de üzerindeki taşların madensel olarak hiçbir maddi değeri bulunmadığı tespit edilmiştir” raporu verdiğini...

Yozgat’ı da aynı Ataşehir’i de...

YOZGAT’ta “Düğünde oynayan karısına-kızına laf etmeyen, sokakta kızlarla konuşan deyyustur. Başlar da örtülecek” şeklinde vaaz veren İl Müftü Yardımcısı Nasuf Yaylagül konuştu ve “Sözlerim çarpıtıldı” dedi.
Yozgat İl Müftü Yardımcısı sadece açığa çıkan, medyaya yansıyan. İzleyebildiğimiz kadarıyla hemen her camide benzer sözler söyleniyor.
Eşim, İstanbul Ataşehir İnönü Mahallesi’nde bir camiye bayram namazına gitti.
Oradaki imam da namazdan önceki vaazında, “Ramazanda siz oruçluyken bakıyorsun, sokakta nispet yaparcasına adam sigara içiyor, yemek yiyor. İki kişi ellerini tutacak, sigaranın yanık tarafını bunların ağzına sokacaksın. Yemek yiyenlerin de ensesine bir şaplak vuracaksın. Plajlara bakın hepsi çırılçıplak... Darbe yapacaklardı, Müslümanlara zulüm edeceklerdi, şimdi zibidilerin hepsi içeride. Hani askeriye peygamber ocağıydı, peygamber ocağı hiç Müslüman öldürür mü? Neyse ki şimdi düzeldi çok şükür” gibi sözler söylemiş.
Bu sözler, bir bayram namazı için toplanmış cemaate söylenecek sözler mi, siyasetin camide ne işi var?
Zamanında “Camiler kışlamız, minareler süngümüz olacak” diyen doğru söylemiş.
Av. Buket SARAN

Nesin Vakfı’nı dikkatle izleyin

AZİZ Nesin Vakfı’ndan Süleyman Cihangiroğlu anlatıyor:
Bayram vesilesiyle vakıftan iki haber vermek istiyorum.
Vakıf arazimizin hemen karşısındaki araziyi Aziz Nesin hep almak istedi ama bir türlü parası çıkışmadı. O araziyi yıllar sonra aldık!
Aziz Nesin’in vasiyetlerini bir bir yerine getiriyoruz. Yeni arazimize ceviz fidanı dikip para kazanmayı hedefliyoruz. 100 yıl sonra çok zengin olacağız!
20 bin lira gibi gülünç bir sermayeyle kurduğumuz Nesin Yayınevi başarıdan başarıya koşuyor. Dört mezunumuz yayınevinde çalışıyor. Aziz Dedemizin kitapları sağlığından çok daha fazla satıyor ve vakfımıza hatırı sayılır bir gelir getiriyor
- Aziz Nesin yazmaya devam ediyor! Arşiv çalışanlarımız tarafından derlenen eserlerini yayımlamayı sürdürüyoruz. ‘Sporcu Milletiz Vesselam’ kitabı gibi..
- ‘Matematik Köyü’ de 2007’deki kuruluşundan bu yana ilk kez para kazandı! Başarılarının kat kat artmasını diliyoruz. (www.matematikkoyu.org)
- Bir-iki yıl sonra da Felsefe Köyü’nun inşaatı tamamlanacak.
- Tahmin edilebileceği üzere Sevgili Meral Okay’ın sözlü vasiyeti hayata geçmedi. Ancak Meral Okay’ın bu vasiyetini bir görev olarak addeden sanatçı dostları var. Yakında bir sürprize hazırlanın... Sel felaketinin verdiği zararın neredeyse tamamını giderdik. Sadece tiyatro salonumuz kaldı yeniden inşa etmemiz gereken. Beksan ve Yüksel Atakan çiftinin katkıları ve mimar Ülkü Dölen’in büyük emeğini unutmuyoruz. Sorunların üstesinden geleceğiz, yeter ki sizler yanımızda olun.

X