"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Atatürk ilkeleri ve muhafazakârlık

HALKIN yüzde 82’si yeni anayasada “Atatürk ilke ve inkılapları” ile “Atatürk milliyetçiliği” kavramlarının yer almasını istiyor. Bu doğru olabilir mi?

Evvela ‘manipülasyon’ olamaz. Çünkü TESEV’in bu araştırmasını yapanlar Etyen Mahçupyan, Ferhat Kentel ve Özge Genç, herhangi bir araştırmada asla manüplasyon yapmayacak isimlerdir. Ayrıca ideolojik açıdan ‘Atatürkçü’ oldukları da söylenemez. Hatta, yeni anayasada böyle ifadelerin olmasını şahsen istediklerini de sanmıyorum.
TESEV ise daha çok liberal eğilimiyle bilinir.
Bir manipülasyon, bir tahrifat kesinlikle yoktur; yüzde 82 bulgusu doğrudur.

Tesettür ve cemaat konuları

EVET, halkın yüzde 82’si bu iki kavramın anayasada yer almasını istiyor ve aynı halkın yüzde 76’sı “öğretmen, hâkim gibi kamu çalışanlarının” da isterlerse türban takabilmelerini savunuyor! (AKP’lilerde bu oran yüzde 90.)
TESEV araştırmasında kendisini “Atatürkçü” olarak niteleyenlerin de yüzde 60’ı bu görüşte!
Buna karşı çıkan “Atatürkçüler”in oranı yüzde 27’de kalırken CHP’de yüzde 37.7’ye çıkıyor.
Başka bir bulgu: Atatürk ilke ve inkılaplarıyla Atatürk milliyetçiliğinin anayasada yer almasını savunan aynı halk, “kültürel kimlik ya da cemaatler olarak yaşayabilme” özgürlüğüne yüzde 72 oranında destek veriyor! Ankette kendilerini “Atatürkçü” olarak niteleyenler arasında da bu oran yüzde 68’dir. Karşı çıkan Atatürkçülerin oranı yüzde 17.8’de kalıyor.

Yeniden yorumlanıyor

PEKİ “Atatürk ilke ve inkılapları”nda tesettürlü kamu görevlisi ve cemaat yaşantısı var mıdır?! Nasıl oluyor da “Atatürk ilke ve inkılapları”nın anayasada yer almasını isteyen toplum, tesettür ve cemaat konularında geniş bir özgürlükten yana oluyor?
Atatürk’le ilgili kavramlar, toplumda bilinen ideololojik ve doktrinal içeriğinden giderek soyutlanıyor, milli kimlik, milliyetçilik, kalkınma, modernleşme gibi çok genel özemlerle ilişkili hale geliyor. Onun için tesettür ve cemaat özgürlüğü isteyenler aynı zamanda “Atatürk ilke ve inkılapları” ile “Atatürk milliyetçiliği”nin anayasada bulunmasını isterken bir çelişki hissetmiyorlar. Çünkü bu kavramların içeriğini kendi değerlerine göre algılıyorlar. ‘Çelişik’ değerlerin toplumda içeriği böyle yeniden yorumlanarak genel kabul görmesi araştırmacıların da dikkatini çekmiş. Şöyle yazmışlar:
“Toplumun büyük bölümü, çok keskin bir sorun taşımıyorsa, bir bakıma içi ‘iyi’ olarak doldurulabilecek önermelere, anayasada Atatürk milliyetçiliğine yer verilmesine karşı çıkmıyor.”
Kavramların içeriğinin yeniden yorumlanarak benimsenmesi sosyolojide önemli bir bahistir, başka bir araştırma konusu olmalı.

Karşılıklı ‘açılım’

DEMEK Kİ, “Atatürkçülük” deyince akla gelen değerlerle “muhafazakârlık” deyince akla gelen değerler arasındaki tarihsel zıddıyet yumuşuyor, toplumda karşılıklı geçişkenlikler başlamış. Bir yanda tesettür ve cemaat özgürlüğüne taraftar yeni bir Atatürkçülük anlayışı... Öbür yanda Atatürk’le ilgili bu kavramların anayasada devam etmesini isteyen yeni bir muhafazakârlık anlayışı...
Bunlar karşılıklı “yumuşama” sürecinin, karşılıklı açılımın bulgularıdır. Birlikte barış içinde yaşayacaksak başka yolu var mı?
AKP ve CHP’ye birer soru: AK Parti’ye oy verenlerin yüzde 13’ü “Atatürkçüyüm” diyor, bu oyları kaybetmek ister misiniz?! CHP’ye oy verenlerin sadece yüzde 1’i “muhafazakârım” diyor, bu kesimin oylarına ihtiyacınız yok mu?!

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI