Atatürk gelse de size bir kötek atsa

CHP Kurultayı tam bir rezaletti. Kendilerine ‘Atatürk’ün Partisi’ yakıştırması yapanlar, oturup görüntüleri izlesinler, sonra da ‘eğer utanmıyorlarsa’ bu yakıştırmayı yapmaya devam etsinler.

Bu haliyle CHP Atatürk’ün pabuçlarının partisi bile olamaz.

Zaten CHP’nin ‘Atatürk’ün Partisi’ söylemine başından beri karşıyım, tamamı, ‘Atatürk’e bağlı’ bir ülkede küçüle küçüle cebe sığacak hale gelmiş bir partiye Atatürk’ün Partisi demek rezillik.

Emin olun ki, bu ellere düşeceğini bilse Atatürk bu partiyi kurmazdı.

CHP Kurultayı ile ilgili görüşlerini sormak için ‘gerçek’ CHP’lilerle konuşacaktım ama bu kongreden sonra CHP’li olduğunu söyleyecek bir gerçek CHP’li bulmak zordu.

Yine de tanıdığım bazı ‘eski’ CHP’lilerle konuştum.

Hepsi utanç içindeydi. ‘Eskiden MHP kongreleri böyle olur biz de gülerdik. Ama şimdi ağlıyoruz’ diyorlar.

Kurultay’da Baykal parti içindeki geçmişini ve gücünü kullanarak ‘sahipliğini’ sürdürdü.

Ama Sarıgül de hatırı sayılır bir oy aldı.

Açıkçası ben oradaki delegelerin CHP’li olduğu kanaatinde değilim.

Çünkü CHP’li olsalardı iki adaya da oy vermez, hepsi boş oy atarlardı. Ama yapamadılar.

Bu arada bakıyorum da, Kurultay’daki davranışları nedeniyle Sarıgül’e yönelik çok eleştiriler var. Belirli bir grup bu eleştirel gözle bakmakta haklı.

Ama oradaki tavrından dolayı Sarıgül’e sempati ile yaklaşabilecekler olduğunu da hissediyorum.

Eşini itip kakan belediye başkanına yumruk atmak, kendisini konuşturmadıkları kürsüyü işgal etmek, kendisine kafa atana yumruğu yapıştırmak.

Bunlar hakkını arayan, her ne pahasına olursa olsun vatandaşın hakkını arayacağını söyleyen hırslı, kararlı ve niyetli bir adamın davranışları.

Sarıgül gelecekte de CHP’nin lider adayı olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Ama gelecekte ortalıkta bir CHP olacak mı, orasını bilemiyorum.

Yardımın cılkını çıkarmak

TÜRKİYE ’de her şey ifratla tefrit arasında gittiği için ‘Tsunamizedelere yardım kampanyası’ da bu yola girdi.

Birdenbire ABD ve AB ülkeleri ile aşık atma sevdasına kapıldık. Dört koldan yardım toplanıyor. Galiba 30 milyon dolar toplanmış.

Aman ne iyi. Başımız göğe ermiştir.

Şimdi bütün dünya toplanıp, ‘Helal olsun Türklere. Amma da yardım ettiler’ diyecek sanıyorsunuz değil mi?

Böyle bir şey olmayacak elbet. Sadece kendi kendimize ‘Helal bize’ diyeceğiz o kadar.

İyi de, bizim bu yardımı yapacak halimiz var mı?

Kendi ‘deprem meselemizi’ hallettik mi?

Hürriyet bir kampanya yürüttü ve Anadolu’da ilk depremde yerle bir ve binlerce çocuğa mezar olacak okulları tespit etti.

Bu okulları güçlendirdik mi?

Buralara yeterince para aktardık mı, bu okullar için kaç lira yardım topladık.

Her birinin durumu bir tsunamizede kadar acıklı olan sokak çocuklarımıza kaç lira yardım ettik. Bunların eğitimi, geleceği için kaç lira harcadık.

Bunlarla ilgilenen yok ama İngiltere, Norveç, Fransa ile yardım yarışına katılan çok.

Bırakın bu işleri hanımlar beyler. Biz önce kendi okullarımızı güçlendirelim. Kendi söküğümüzü dikelim.

Sonra yarın öbür gün kaçınılmaz biçimde gelecek olan depremde millet bize gülecek.

‘Bunlar tsunamizedelere çok para vermişlerdi ama kendileri için hiçbir şey yapmak akıllarına gelmemiş’ diyecek.

Benden söylemesi.

Hagi özür falan dilemedi

GALATASARAY
yönetimi yine basın önünde tartışıyor. ‘Hagi özür diledi’ diyenler ve ‘Hayır dilemedi’ diyenler.

Ben size işin gerçeğini aktarayım. Hagi özür falan dilemedi. Yönetim kendisini çağırdı ve basın toplantısında söylediklerini sordu.

Hagi de hepsini tekrarladı ve nedenlerini de anlattı.

Anlattıkları o kadar doğruydu ki, yönetimden kimse çıkıp da ‘Bu böyle değil’ diyemedi.

Kös dinler gibi dinlediler.

Ve toplantının sonunda Hagi’ye ‘İyi ama özür dilemen lazım’ dediler. Hagi ise ‘Ben kimseye hakaret etmedim. Yalan söylemedim. Gerçekleri anlattım. Gerçekleri anlattığım için özür dilemem gerektiğini düşünmüyorum’ dedi.

Bunun üzerine yönetimden birileri, ‘Ama anlattıkların Başkan’ı çok üzdü’ deyince Hagi, ‘Başkan’dan onu üzdüğüm için özür dilerim ama söylediklerimin arkasındayım’ karşılığını verdi. Zaten elinde seçenek olmayan yönetim için bu bir kurtarıcıydı. Bir şekilde bir özür dileniyordu.

Hagi ile devam edilebilirdi. Ve Hagi gidip Başkan’dan kendisini üzdüğü için özür diledi.

Bence de iyi oldu. Bu saatte Hagi’nin gitmesi Galatasaray için intihar olurdu.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

AKP dışındaki seçmenlere oy verecek bir parti bıraktığımız zaman.
Yazarın Tüm Yazıları