Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Atasözü: Bülbül dilinden saksağan belinden çeker!

Kurthan FİŞEK

Arkadaşlar benden, Tansu Çiller'i yakın izlemeye almamı söylediler. Sebebini sordum... Son dört kamuoyu araştırmasının oy dağılımını verdiler.

DYP'nin oy oranı % 9-11'e düşmüş...

Türkiye'nin demokrasi tarihinde bu kadar önemli yeri olan bir partinin, bu kadar sersefil duruma düşmesini içlerine sindiremediklerini anlattılar.

Çiller'e (ve askerliğini anasının yalısındaki havuzda sualtı erbaşısı olarak yapan biricik oğluna) yüklendiler.

Ben seçmedim, ne başkanlığa, ne başbakanlığa...

Ama, araştırmacı gazetecilik yaptım...

* * *

1991'de seçildi, devlet bakanı oldu Çiller...

Partisi % 27'deydi.

1995 seçimlerine ''genel başkan'' olarak girdi, başbakan, başbakan yardımcısı, dışişleri bakanı, vs.vs.vs. falan oldu.

% 19.2...

Sonra 5.10.1997 geldi..

% 10.3...

Dert benim değil, DYP düşünsün!

* * *

Tansu Çiller güzel konuşuyor.

1991'den bu yana söylediklerini çıkardı arkadaşlar...

Büyükçe bölümünde, ekonomiden sorumlu devlet bakanıydı, başbakandı, dışişlerindeydi, orada-burada ve başbakan yardımcısıydı.

Neler söyledi, bakalım...

Aslında, neler söylediğine değil, söylediklerinin ne anlama geldiğine bakalım...

1''Size her zaman doğruları söyleyeceğim...'' (Yani, bugüne kadar söylemedim...)

2''Hiç kimseye farklı muamele yapmayacağım...'' (Yani, bugüne kadar hep öyle yaptım...)

3''Sizlerin emrinde bir devlet yaratacağım...'' (Yani, bugüne kadar değildi...)

4''Demokratik ve çağdaş bir ülke vaadediyorum...'' (Yani, bugüne kadar antidemokratik ve çağdışıydık...)

5''Dürüst bir yönetim kuracağım...'' (Yani, bugüne kadar durum tam tersiydi...)

6''Refahı her kesime eşit yayacağım...'' (Yani, gelir dağılımı bugüne kadar ziyadesiyle eşitsizdir...)

Bu son söylediği çok önemli...

Refah Partisi tabanını DYP'ye bulaştıracağını söylemiş olabilir.

Onun anladığı refahla, bizim anladığımız ''refah'' ayrıgayrı...

* * *

Mark Twain'in en büyük mizah malzemesi politikacılardı.

Onun gözünde, dörtte biri cahil, dörtte biri aptal, dörtte biri demagog, dörtte biri boşboğazdı politikacı makûlesinin...

İlginç bir gözlemi daha vardı: ''Politikacının bu özellikleri, birbirine kapalı değildir. Yani, cahilden demagog, aptaldan boşboğaz olabilir. En kötüsü, dört özellik tek kişide toplanabilir...''

Teşhis bu olunca, tedavisi de vardır herhalde...

Toprağı bol, mizahı dâim olsun, Twain şöyle derdi: ''Politikacıya verilebilecek en büyük ceza onu susturmak, bunun tek yolu da elbirliğiyle seçim kaybettirmektir...''

X