Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

ATA NİRUN

İnsanlar, birbirlerine oldukça benzemekle beraber çok da farklıdır. Doğduk, büyümeyi içine alan safhaları baştan sona yaşıyoruz.

Biz çocuk, genç, yetişkiniz; aşık oluruz, çocuklarımız vardır ya da yoktur; yaşlanırız. Her birimiz hayata farklı olarak sorumluyuz. Doğuşa ait çizelgedeki simgecilik, bize aramızdaki farklılıklara göre potansiyeli gösterir. Gezegenlerin transitleri ise, zamanı ayarlamamızı gösterir. Transitlerimizi izleyerek, kişisel krizlerimizde olduğu gibi, normal kriz dönemlerini gözlemleyebiliriz. Bu kriz dönemleriyle bunları neyin oluşturduğunu anlayarak daha iyi çalışırız. Transitler bize baskının ne kadar süreceğini anlatırlar ve kendi hakkımızda ne öğrendiğimizi anlamamıza yardım ederler; böylece biz de gücümüzü olumlu bir şekilde kullanmaya başlayabiliriz.                 

İnsan türünün tabiatında olan yaratıcılık, hemen hiç farkedilmeden kalır, çünkü var olduğu bile bilinmez. Kimi zihnini hayatta kalma ile meşgul eder, kimi ise "yangınlar söndürmekle"; böylece zamanlarını kendi yarattıkları karışıklıkları düzelterek geçirirler. Eğer "ne olmak üzere" anlayışıyla donatılmış yukarıya doğru çıkan bir Transit-periyoda bakarsak, bunu kullanmak için daha özgür olacağımızdan yaratıcılığımızla er-geç bağlantı kurabiliriz. Transitleri olumlu bir şekilde kullanmak yağmurda yağmurluk ve şemsiye ile yürüş yapmaya benzetilebilir. Yağmura karşı hazırlıklı kişiler, yağmura hazırlıksız yakalananlar kadar rahatsız olmazlar.

Transitler temelde hayattaki önemli periyodları anlatır ve doğuma ait çizelgeyi faal hale geçirirler. Transit, kişiliğe biraz enerji getirir ve kişinin kendisinde var olmak için kişinin bilincinde bir değişikliğe neden olur. Bir Transit, kişiliğin kesin Aspektlerinde dikkati yoğunlaştıran Aspektleri veya doğuma ait karışıklıkları durdurabilir. Dikkat yoğunlaştırması hem kolay hem de zor olabilir, fakat bu noktaya kadar onu nasıl hazırladığınıza bağlı olmakla beraber, doğuma ait çizelgenize de dayanır. Örneğin; bir Jüpiter-Transiti bir fırsat dönemi anlamına gelebilir, fakat Transit aynı zamanda doğuma ait bir Mars-Square-Güneşi faal hale geçirirse, bu fırsat kolaylıkla farkedilmeyebilir. Onun yerine, doğum Aspektine enerji verecek ve doğum şartları anlaşılana kadar Jüpiter-Transitinin insanı uygun fırsatları göremeyecektir.

Transitler büyüme dönemini simgeler. Eğer gelişmeniz için transit dönemini kullanmayı arzu edersek; transit tohumlarının ne zaman atıldığından başlamalıyız. Önce toprak işlenmelidir sonra tohumlar ekilmelidir - ve patatesleri istemiyorsak bile mahsulü göz önünde tutmak zorunda olabiliriz. Birçok öğrenci, temel olarak bittiğinde, ürün toplandığında onunla çalışmaya başlamak için transiti açıklamaya girişir. Zor bir transitten elde edilen hoşa gitmeyen bir ürün, yeterince yakın olmayan bir transit etkisinin farkında olmadığımız zaman meydana çıkar.

Bu nedenle, gelecek transitlerin çizelgelerini hazırlarken on dereceye uygulanabilen yörünge kullanırım. Bu yolla, enerji bilgi ve anlama ile değiştirilebilir. Olumlu açıların büyük bir önemi yoktur, çünkü; bunları halletmek için sürekli bir gereksinimimiz yoktur. Büyümeyi zorladıkları için; zor açılarda yardıma ihtiyacımız vardır. Büyüme devresi ürünü toplamaya izin verir, böylece solucanlara ya da bitki hastalıklarına yakalanmamayı kesinleştirebilirsiniz. Hayattaki zamanlama unsuru herbirimizin üzerinde kontrolü olduğu bir şey haline gelir ve bu, kurban edilme duygusunu meydana çıkarır. Hayat tecrübesinin zamanlaması sonradan, korkulu veya dehşetli bir şeyden daha heyecanlı hale gelir.

Güneş Transitleri

Güneşin etkisi çabuk geçer ve transitlerin iyileştirilmesini de içine alan güç toplanması ve küçük ayrıntılar zihni meşgul edecektir. Güneş transitlerini izleyen kişiler, biraz da yaya kaldırımında çatlaklar arayan kişilere benzerler, yere bakarken uzun binaları, mükemmel yapıları, güneşin sıcaklığını ve belirli bir mesafedeki güzel dağı kaçırırlar. Bununla birlikte; transit Güneş'in yıllık dönüşü izlenmeye değmektedir. Doğum gününüzde transit geçen Güneş, doğuma ait güneşinizle birleşir. Manevi yılın değerini tarttığı için doğum gününüzden 1 hafta öncesi ve 1 hafta sonrası can sıkıcı bir devredir. Doğum günü devresi her kişinin "Yeni Yılı" olarak yorumlanır. Eski zamanlardaki putperestler ruhun doğum günü zamanında çok zor durumda olduğunun farkına vardıkları için, doğum günü hediyeleri ve festivallerle bizi neşelendirirler ve yaşamaya, gelişimimize devam etmemizi desteklerlerdi. Günümüzü, sevdiğimiz bir şey yaparak kutlamak önemli bir şeydir. Güneş, doğuma ait güneşinize engel olduğunda, yılın yarısı geçtiği için, siz ikinci derecede bir buhran içindesinizdir. Transit geçen Güneş, doğuma ait güneşinizle karşılaştığında, her çeyrek periyodda alçalır. Bu dönem iş dengenizi planlarken açıkça görülür. Bu dönemler süresince kendinize daha iyi bakmalı, iyi bir diyet uygulamalı, yeterli derecede uyumalı, faal bir tatilden veya aşırı bir çalışma programından kaçınmalısınız. Eğer vücuda gereken uygun beslenme ve bakım sağlanmazsa soğuk alma, nezle olma veya bir virüs eğilimi daha yaygın olur. Açıkça biz Güneş-Transitlerimizden daha çok yaşayacağız. Fakat, her yıl bu devrelerde dikkat edersek, sağlığımızı daha iyi koruyabiliriz.

Ay Transitleri

Bilinçli oluşum veya farkında olma süresince transit geçen Ay her ikisini de fazla etkilemeyecektir. Ay her iki buçuk günde burç değiştirir. Bu çoğunlukla haritanızda herhangi birşeyi birleştirecek, doğrultacak veya ona engel olacaktır. Transit geçen Ay'ın, günlük olayları teşhis etmekte kullanılması daha iyidir. Ay'ın, başarılı olaylar planlanırken kullanılabileceği tartışılmıştır. Ay-Transitlerinin, ancak dolunay sırasında aşırı davranışlara neden olduğu zaman kullanılması önerilir. Ay insanların ruh durumunun bir göstergesidir. Aynı zamanda dişi adet dönemiyle de ilgili olan 28 günlük bir dönemdeki gelgitlere ve fonksiyonlara egemen olur. Ay dünyadaki gebeliğin bedensel görünüşünü sembolize eder. Ay Transitleri, uzun süreli kişisel problemleri çözmede veya hayatımızı kökünden değiştirmede bize yardımcı olmadığı için bu Transitlerin ruh durumunun göstergesi olarak kullanılması daha iyi olur.

Merkür Transitleri

Merkür, ileri veya geri gitmesinin dışında kullanılamayacak kadar hızlı hareket eder. Merkür ileri hareket ettiği zaman iletişim daha iyiye gider, insanlar birbirlerini anlarlar, planlar kolaylıkla yapılır. Merkür ruh durumları, içinde bulunduğu burcu o anda yansıtır. Örneğin; Merkür Koç burcundan geçtiğinde; insanlar daha samimi ve dürüst olurlar, Yengeç burcundan geçtiğinde ise sevgiden, aşktan, beslenmeden konuşurlar ve kelimeler konusunda daha hassas olabilirler. Merkür şu andaki gibi geriye doğru gittiğinde veya görünüşte zodyak'da ters hareket ettiğinde ilişkiler karışır, taraflar yanlış anlaşılır, planlar çarpıklaşır, mektuplar aceleyle yazılır, postalanan mektuplar, haberler uygun adrese ulaşmaz, trafik karışır, anlaşmalar yanlış yorumlanır, birçok önemsiz yanlış anlamalar meydana gelir. Merkür'ün ne zaman geri gideceğini bilmek bazı karışıklıklardan kaçınmanıza yardım eder. Yanlış anlama gücünün farkında olduğumuzda; kaçınılmaz yanlış anlamalara yer verdiğimiz gibi, yolculuk için de daha fazla zaman ayırabiliriz. Merkür de Ay gibi, toplumun ruh halini yansıtır. Olayları planlarken bu göz önünde tutulabilir.

Venüs Transitleri

Venüs, hiçbir zaman Güneş'den fazla uzaklaşmadan, zodyakda çok hızlı hareket eder. Merkür gibi, etkisi çabuk geçer ve iyi bir günün önemsiz bir üzüntünün veya bir arzunun göstergesi olarak kullanılabilir. Eğer Venüs doğudan batıya doğru gerilerse ve hayatınızın en önemli dönüm noktasındaki grafiğinizde önemli bir kümeleşme şeklinde on dereceye uygulanan bir yörüngede kalırsa, çizelge yapmaya veya endişelenmeye değmez. Venüs'ün etkisi asla yıkıcı olmayacaktır.

Mars Transitleri

Mars doğuma ait haritada temel hareketi gösterir. Kızgınlığın, şiddetin ve hatta savaşın sorumlusu olmuştur. Temel hareketi enerji potensiyelimizdir. Haritadaki Mars pozisyonu bizim kişisel olarak nasıl hareket etmemiz gerektiğini gösterir. Güneş enerjimiz dışında nasıl hareket etmemiz gerektiğini gösterir. Güneş enerjimiz dışında nasıl hareket etmemiz gerektiğinin yanı sıra, iş konusunda ve arkadaşlarımız ile beraberken nasıl davranacağımızı, nasıl seveceğimizi ve cinsel yaşantımızı belirler. Çünkü Mars cinsiyeti, yaşam gücümüzü sembolize eder. Mars transiti evrendeki enerjiyi, hareket enerjisini, yaşam enerjisini, cinsel enerjiyi ve libidoyu simgeler. Mars doğumumuza ait herhangi bir gezegeni,  birleştirdiği, düzelttiği ve karşılaştırdığı için, o gezegenler tarafından belirtilen kişiliğe hayat ve enerji verir. Zor etkiler, verimli ya da olumlu olabilelim diye yeniden odaklanma veya yeniden yönlendirilme için gerekli olan enerjiyi getirirken, kolay etkiler, gayretsiz (kolay) enerjiyi getirirler.

Jüpiter Transitleri

Jüpiter, ilişkiyi simgeleyen bir gezegendir. Bilincimizi nasıl açtığımızı, nasıl genişlettiğimizi gösterir. Bilgileri ve maddeleri nasıl aldığımızı, bize sunulanlara nasıl tepki gösterdiğimizi belirtir. Jüpiter ve doğumla ilgili gezegen arasındaki, kolay ilişki dönemlerini ön plana çıkaracaktır. Yıldız falındaki herhangi bir gezegene doğumla ilgili etkimiz varsa, bu etkiler transitte olan Jüpiter tarafından enerjiyle beslendiklerinde olanak buluruz. Jüpiter transitleri şans getirecektir.

Satürn Transitleri

Satürn'ün transitleri hepsinin arasında en verimli olabilir. Satürn becerilermizi, değerlerimizi, felsefemizi, varlığımızı ölçen büyük öğretmen ve imtihandır. İmtihanın amacını anlarsak, bilinçli oluruz ve bu transit dikkate değer. İmtihan oldukça, düşünceler belirginleşir; yavaş yavaş olgunlaşırız; yavaş yavaş kim olduğumuzun, ne olabileceğimizin farkına varırız; kendimize olan güveni, kuvvetli bir kişilik duygusunu, en ciddi krizlerde bile güvenilebilir bir kişiliğin temelini geliştiririz. Satürn, içimizdeki dikkatle yaklaştığımız parçayı belirtir. Transit dönemini belirlerken, kişiliğimizin bir bölümünü değerlendirmek için bir yıl harcayabiliriz. Satürn, geriye gidip, ileriye devam ederek sonunda en azından bir yıl için, kendini gezegenlerinizin birinin içinde bulur. Büyük veya özellikle acı veren bir transitse, tecrübeyi iyice sindirmek için, Satürn'ün o noktada birkaç kez geri döner. Doğuşta oluşan gezegenin üzerinden yapılan birinci geçiş onu bir araya getirmenize fırsat tanır. İkinci ve üçüncü geçişler kişiliğinizin o bölümünde temizlenecek ne varsa onun temizlenmesi için zaman tanırlar. Kendi üzerinizde hiç çalışmadıysanız, olgunlaşmayı, redettiyseniz o bölgede sorumluluk almayı reddettiyseniz, ikinci ve üçüncü geçişler size sık sık acı verecektir. Bu acı, işinizden atıldığınız veya sevdiğiniz bir şeyi kaybettiğiniz zaman hissettiğiniz acıya benzer. Başkan Nixon, Watergate'i yaşadığında, Satürn, Güneş'iyle zıtlaşıyordu.

Başkalarına karşı bazı bilgileri kullanmak zorunda değildi, ama kendisini bu şekilde korumayı seçti. Gelişmemiş 'korunma' ihtiyacı yüzünden, işinden oldu. Aynı dönem esnasında, bir çok Oğlak insanının Güneş'i Satürun tarafından zıtlaşıyordu ve bizim verimli Oğlaklarımız cezalandırılmamışlardı; işlerini veya sevdiklerini kaybetmediler. Bu dönemi, ciddi bir değerlendirme ve sınav dönemi olarak algıladılar. Hepimizin önünde seçenekler vardır, hayat okuluna giderek öğrenebiliriz veya okulu asabiliriz. Ödevimizi yapabilir ya da yapmayabiliriz, dünyanın umurunda değildir. Satürn Evrensel Polis olarak adlandırılır ve insanlar sizi yakalayamadığı zamanlarda, Satürn sizi yakalar ama Satürn sizi umduğunuz gibi yakalamayacaktır. Satürn'ün en büyük armağını kişiliği belirginleştirmesidir. Satürn transitlerini tecrübe ettikçe, ne bildiğimizi öğrenmeye başlayabiliriz. Şahsi bir gerçek olan bu durum kişiden kişiye değişir. Benlikçi veya kendimizden emin olmamız için ne bildiğimizi öğrenmeliyiz. Bu, sindirim sistemi gibi, içimizde gelişen özel bir işlem olduğundan yalnızca aynı seviyeye ulaşmış birisiyle paylaşılabilir.

Uranüs Transitleri

Uranüs'ün transitleri, yeniden doğuşa, özgürlük ve potansiyel getirirler. Bunlar, kurtuluşun ve özgürlüğün aşamalarını simgelerler. Bir Uranüs transitinin enerjisi, programlandığımız katı modelleri kırmaya yardımcı olur. Krizi ve gelişimi idare etmenin yeni yollarını ortaya çıkarır. Bu transit, değişiklikler getirir ve bunların sonuçlarını nasıl değiştirmeyi veya çekmeyi öğreniriz. Hiçbir şey planlandığı gibi yürümez; hiçbir şey sabit görünmez. Diğer taraftan, fırsat kapıyı çalar ve insanlar bize yeni fikirler, yeni girişimler, yeni düşünüş biçimlerini sunarlar. Bükülmeyi öğreneceksek şimdi tam zamanıdır. Eğer bükülmezsek kırılabiliriz. Bazı kişiler, bu transit boyunca çamura saplanıp kalırlar, bütün gelişim potansiyelini kaçırırlar. Yeni insanları ve tohumları kaçırırlar. Yeni kavrayışları ve eski sorunları halletmenin farklı yollarını kaçırırlar. Başkaları tarafından çok sevilen yaşlı kişileri ve bütün akrabaların atlatmaya çalışan sıkıcı yaşlı kişileri hepiniz görmüşsünüzdür, bu insanlar yaşlanırlar ve genelde sıkıcı olarak nitelendirilirler, işte onlar Uranüs'ü kaçırmışlardır. Uranüs transitlerini rahatça veya inatçı bir şekilde idare etme arasında fark var. İki yıl bekleyebilirsiniz çünkü Uranüs doğuma ait herhangi bir gezegeni iki yıllık bir süre boyunca etkiler. Bu dönemde inat edip hiç değişmeyebilirsiniz. Veya çoğunluğa katılıp, bu transitin tadını çıkarabilirsiniz.

Neptün transitleri

Neptün Zodyak boyunca ilerler ve artık ihtiyacımız yoksa, geliştirdiğimiz herşeyi yok eder. Bizi yumuşatır. Hayatımıza düş ve hayal getirir. Bizi, farkedilmesi güç olan sinsi bir şekilde değiştirir. Daha sert insanlar, bu transitte çok rahatsız olurlar, çünkü hayatın bütün sınırları belirginsizleşir. Transit daha sağlam olan kişilere yönelir ve hatta bağımlılıklara götürebilir, çünkü bu etkinlikler düş kavramını daha da derinleştirirler. Çevreyle olan ilgimizi kaybetme hissinin korkunç gerçeğiyle başa çıkmamız zordur. Genel olarak, Neptün transiti, bize, artık ihtiyacımız olmayan belli hayat şekil ve değerlerinden kurtulmaya ilham vermek için yaratılmıştır. Transit bir bulut gibidir, üstüne parmağınızı koymanız, onun hakkında konuşmanız zor olur. Bir ümit kaybı ya da bazı garip keder veya yalnız kalma hislerini beraberinde getirir. Enerji seviyemizi etkiler ve geçmişimizde olan şeylerin üstesinden gelemediğimiz için, kendimizi suçlu hissedebiliriz.

Enerji kaybı bizi daha esnek olmaya, daha kolay bir yol bulmaya zorlar. Enerji aynı zamanda yaratıcıdır, böylece, eski alışkanlıklardan kurtulmayı öğrenmeye başlar, problemleri çözmenin yeni yöntemlerini geliştirir ve kavrayarak bilinçleniriz. Neptün, çeşitli astro-evlerimize transit yaptıkça, evin simgelediği konuya karşı bizi körleştirir. Bu konuları diğer zamanlarda olduğu gibi açıkça göremez ve anlayamayız. Yaşam boyunca Neptün çok astro-evde transit yapmayacaktır ve yaptığı konularda hayatın hangi bölümlerinin Neptün tarafından canlandırılacağını ya iyileştirileceğini görürüz. Neptün hem ilham verir, hem de hayal kırıklığına uğratır. Bu bilgiyle silahlanınca, hem en çok nerede ilham alacağınızı hem de en çok nerede yanılacağınızı göreceksiniz. Düşler, hayaller, ümit kayıpları, enerji kıtlığı, uykusuzluk, yorgunluk, konsantre olamamak, amacınıza yönelememek, az çok Neptün transitinden kaynaklanır. Enerji iyi kabul edilir ve anlaşılırsa, algıyı, sezgi kaabiliyetini ve davranışları geliştirmek için kullanılabilir.

Pluto transitleri
Pluto, son birkaç yıldır güç topluyor olsa bile, çok ağır ilerler ve insanlar; şimdi Pluto etkisini eskiden olduğundan daha erken bir yaşta tecrübe ediyorlar. Doğum anına göre çıkarılmış yıldız haritasında, Pluto, bir neslin bilinç dışı güdü veya dürtüsünü ve bu dürtünün belli zaman dönemlerinde doğmuş insanları nasıl etkilediğini gösterir.Aynı zamanda, hayat deneyimlerini ya da insanın başkalarıyla olan ilişkilerini idare etmek için neye gerek duyulduğunu araştırmak amacıyla kullanılabilir.

Kontrol zorunluluklarının temel nedeni güven ihtiyacıdır. Sağlam ve kontrollu insanlar ya da durumu idare ederek sürdüren insanlar genelde güvenli olan bir ortamın gerekli olduğunu öğrenmış insanlardır. Çağdaş toplumlar, yaşadığımız hayatta evrensel görüntüleri kabul etmek yolundan o kadar çok uzaklaşmışlardır ki, bazı insanlar, bazı kontrolları ararlar ya da duraklarda dinlenme zorunluluğunu fazlasıyla hissederler. Çağdaş dini simgelere kaçarak kendimizi pratik bir dış görünüşle örteriz. Ama insan olarak, insan olduğumuzu neredeyse unuttuk. Birçok unutulmuş yıldan sonra, psikoloji veya karşılaştırmalı dinlerde geçen rüya, sezgi, dünyanın simgesi gibi konulara yeniden ilgi duyulmaya başlanmıştır. Öte yandan, hepimiz  gelecek üzerine hiçbir kontrolümüzün olmadığını mantıklı bir şekilde anlarız ama buna rağmen, ilişkilerimizi emniyete almak ister ve girdiğimiz ilişkilerde güven arayarak geleceğimizi kontrol etmeye çalışırız. Bu büyük bir tezattır, aslında bunun bilincindeyiz, ama inanmıyoruzç Bu, astrolojiye laf atıp, bir sorun çıkar çıkmaz bir astroloğa koşan insanlara benzer. Hepimizin ileriye doğru ilerleme ihtiyacı vardır, ama sanki geçmişimizden ayrılamıyoruz. Pluto transitleri, bizim bunu yapmamıza yardım ederler. Bırakmaya yardım eder ya da daha çok zorlarlar. Yakın zamanlarda bulunmuş gezegenler (Uranüs, Neptün ve Pluto) daha evrensel bir bilinci geliştirmeye yardımcı oluyor görünürler. Sanki bu gezegenler, dünya daha karmaşık bir hale gelince, keşfedilmeyi bekliyorlardı. Ruhsal astrologlar yeni bir çağa girdiğimizi, daha öncekilerden daha anlayışlı olduğumuzu ve daha yüksek bir bilinç geliştirdiğimizi söylerler.

Durum eğer böyleyse, modern teknolojinin neden olduğu değişikler yüzünden sürekli küçülen bir gezegenin üstünde nasıl yaşarız? Birçok değişik türde insan ve durumlarla nasıl beraber oluruz? Ve gezegenler, yaşamayı farketmemizi sağlamak için yardımcı olacak enerjiyi ve gücü nasıl verirler? Birkaç nesil önce, küçük bir kasabada yaşayıp ölmek mümkündü. Bugün, bu kişisel dokunulmazlığa sahip olmak mümkün değil, gazete okuyabiliyorsanız veya bir televizyonunuz varsa, birden daha önce hiç bilmediğiniz bir sürü insanı farkederseniz.

Kültürleri ve yaşama tarzları bizimkinden farklı olan insanlarla karşılaşmaya başlamamız, oldukça hoşgörü gerektirir. Kültürler arası, ayrılıklar azalır ve hepimizin aynı dili konuşacağı bir çağ gelmek üzeredir. Dış gezegenlerin transitleri değişikliğe daha kolay uyum sağlamamız için, herbirimizi değişik bir biçimde yönlendirirler. Bu değişiklikler, dünyanın önümüzdeki yirmi yıl içinde olgun bir hale geleceği anlamına gelmez. Ama kendimizi kontrol ettikçe, ihtiyaçlarımızı gerçekten öğrendikçe, içimizdeki sezgisel benliğe güvendikçe, bizi görünürde koruyan sert engellerin giderek daha az gerekli olduğunu görebiliriz. Neslimizin, dinozorlar gibi tükenmesini istemiyorsak, dünya değiştikçe biz de değişmeyi öğrenmeliyiz, bunu yapamayanlar veya yapmayacak olanlar yok olacaklardır. Pluto size "değişimi ve geçmişi unutun, elinizdeki dönüşümü kabul edin" diyor. Değişiklik, evrensel olmasa bile bireysel olarak yararlı, gerekli ve kesinlikle anlamlıdır.

X