Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ASTROLOJİYE KİMLER NİYE İNANIR? Geçen hafta Astroloji'nin bir "inanç" konusu olma özelliğinin altında yatan nedenlere değinmiş ve özetle, bunun Astrolojik

    Hürriyet Haber
    22.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 22.05.2000 - 00:01

    ASTROLOJİYE KİMLER NİYE İNANIR? Geçen hafta Astroloji'nin bir "inanç" konusu olma özelliğinin altında yatan nedenlere değinmiş ve özetle, bunun Astrolojik Döngü'nün, binyıllardır, inanç sistemleriyle ve Tanrısal Düzen'le olan/kurulan bağlantıdan kaynaklandığını ifade etmiştim...Bu nedenle de, Astroloji, "bilimsel bir disiplin" olarak adlandırılabilmek için epeyce savaş verdi ve halâ da vermeye devam ediyor... Kandaki serotonin hormon düzeyiyle depresyon arasındaki ilişki kadar, aynı hormon düzeyinin Ay'ın bulunduğu burçla arasındaki ilişki de anlamlı (istatistikî anlamlılık/statistical significance anlamında) aslında. Buna karşılık, Pozitivizmin sınırlarını kendi algı kapasiteleriyle çizme alışkanlığındaki insanın, "Ay Balık Burcu'ndayken çukulata yiyin" diyen Astroloğun önerisinden ziyade Prozac reçetesi yazan Psikiatriste itibar etmesi de son derece anlaşılabilir birşey.Astroloji'nin, Aydınlanma Çağı'ndan başlayarak, "bilimsel bir disiplin" olarak algılanmak yerine bir "inanç" konusu olması hala süregiden bir vakıa... Peki ASTROLOJİ'ye kimler "inandılar" ve "inanmaktalar"?..Astroloji'ye inanan insanları üç ana grupta toplamak mümkün:Determinizmin sıcak kucağına ihtiyaç duyanlar: Sorumluluğu, herşeyi önceden belirleyen ve değişmez bir "kader çizgisi" çizen Tanrı'ya yüklemek kimileri için çok rahatlatıcı. Bu malum. Astroloji'yi de bunun bir "kanıtı" gibi algılamak ve göstermek çok mümkün. 15 Ağustos'ta bir haç oluşturan sabit burç yıldızlarının ardından gelen Gölcük Depremi'ni "yazı", "kader", hatta "Tanrı'nın bir cezası" gibi terimlerle açıklarsanız bu birçokları için rahatlatıcı olabilir....(Böylece, önceden tedbir alarak daha nitelikli bir yaşam sürmeye yarayan bir Astrolojik bilgi de amacına hizmet etmeyip sadece müteahhitlerin vicdanlarını rahatlatıp geceleri rahat uyumalarına hizmet eder hale gelir...)Astrolojık döngü ile olaylar arasındaki bağlantıyı sezenler: Bu sezgi (intuition) konusuna, "İçedoğma ya da Önsezi" başlıklı önceki bir yazımda değinmiştim (http://www.hurriyet.com.tr/agora/astroloji.htm). Bu gruptaki insanlar, beyinlerinin sağ yarısı daha fazla gelişmiş olan ve senteze yönelik düşünmeye eğilimli kişiler. Astrolojik verilerin doğruluğuna ilişkin sezgileri ve varlıklarını koruma içgüdüleri de "inanç"larının temel nedeni...Tümüyle spekülatif olacak ama, ben, elli yıl öncesine kadar, öne çıkan Astrologların bu gruptan ziyade ilk grupta yer alan insanlardan oluştuğunu düşünüyorum (üfürükçü tâifesi). Zira ilk gruba giren kişiler yapıp ettiklerine mazeret bulma ve gösterme içgüdüsüyle hareket ederek genelde sürekli "savunma" halinde olan insanlardır.Yanlışlığı kanıtlanmamış bilginin doğru olabileceğini düşünenler: "Bilge" kişiliği olan bu tip insanlar bu konunun da gün gelip araştırılacağını düşünerek "doğru da olabilir, yıldızların konumuyla dünya üzerindeki yaşam arasında bir bağlantı olabilir" deme eğilimindeki kişilerdir. Bunların sayısı iki elin parmaklarını geçmez.Astroloji'yi külliyen reddedenler kendileri dışındaki kontrollerden pek hazzetmeyen insanlardır. Tanrıtanımazlıkla bir paralelliği olan bu davranışın temelinde bir çeşit "isyan" vardır. "N'oooluyo babacım, biz bur'da başçavuşun merkebi miyiz?" muhabbetinin temelinde "ölümlü olmayı kabullenmeme" isyanları yer alır. Bunlar hayırlı bir meslek edinmişlerse ve yaptıkları işe konsantre olup az konuşurlarsa mükemmel iş çıkarır ve hem tüm insanlara hem de kendi aile bütçelerine katkıda bulunurlar. Bunların, inançlar konusunda konuşmaya tenezzül bile etmeyenleri harikulade insanlardır.Bu grupta yer alıp toplumsal kimliği konusunda endişe taşıyanlar pek çekilmez. Bunlar sürekli konuşarak inançların temelsizliği ve inanan insanların ahmaklığı üzerine ahkâm keserler. Zira kendi koşullarındaki aksaklıkların, bozukluğun ve olumsuz olan herşeyin nedeni olarak bu ahmak ve inançlı kesimi suçlamaktadırlar. Bu kişiler de mi deterministtir? Ne münasebet!"Astroloji mi? O ne abi?" diyenlere gelince... Bunlar, bu kışta kıyamette bir de bu konuyla uğraşamayacak durumda olan kişilerdir ve bu yaklaşımlarında "haklı"dırlar. Siz kimlerdensiniz?..LEA - 22 Mayıs 2000, Pazartesi
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı