Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Astroloji

Yasemin BORAN

Geleceği aynen gördü

Ed Sampson, Boston Globe gazetesinde gece müdürüdür. Devamlı içki içen Sampson 10 Ağustos 1883 gecesi de gazeteye sarhoş gelir. Ofisindeki kanepeye kıvrılıp sızar.

Sabaha karşı bir rüya görmeye başlar. Kabusa benzeyen rüyasında Endonezya'da Pralape adasında bir yanardağ patlaması olmaktadır. Ve bu patlamadan hiç kimse kurtulamayıp tam 36 bin kişi akan lavların altında kalarak can vermektedir.

Bu kabusu yarılı uykulu yarı uyanıklık hali içinde gören Sampson yattığı yerden doğrulur ve sanki gerçek bir habermiş gibi gazetenin birinci sayfasından büyük harflerle manşetten verir.

Boston Globe'da yayınlanan haber ABD'nin Ajans Haberlerinde de yer alır.

Aslında bir kaç ufak tefek tutarsızlığa rağmen bu haber bir gazetecilik olayıdır.

Tutarsızlıklar ise şunlardır;

Resmi ajanslardan hiçbiri olayı doğrulamamıştır. Üstelik yapılan tüm araştırmalar ve incelemeler sonucunda yeryüzünün hiçbir haritasında ‘‘Pralape’’ adlı bir adaya rastlanmamıştır. Tabii bunun sonucunda böyle bir adanın var olmadığına karar verilmiştir.

Bütün bunların üzerine Sampson'u kapı dışarı ederler. Fakat, daha sonra haberler gelmeye başlar.

Sampson'un kabusu (vizyon) gördüğü saatlerde söylediği bölgede bir yanardağ patlamıştır. Ancak, bu dağın adı Krakatoa'dır. Ve bu ad aynı zamanda dağın üzerinde bulunduğu adanın da adıdır.

İlginç olan ise, adanın ismi dışındaki haberin tamamı tıpatıp aynen gerçek olmasıdır. Bu patlama sırasında tam 36 bin kişi lavlardan kurtulamayıp hayatını kaybetmiştir.

Yani her şey Sampson'un gördüğü ve yazdığı gibi olmuştur. Veya Sampson olayları görmüş ve yazmıştır.

Her neyse bu konuda yapılan soruşturma ve araştırmalar daha da ilginç bir gerçeği ortaya çıkartır;

İkiyüz yıl önce bugün Krakatoa adıyla bilinen ada ve dağın adının, ‘‘Pralape’’ olduğu ortaya çıkar.

Sampson ve Krakatoa olayı bütün eleştirilere açıktır, ancak ileri sürülen bütün eleştirilere ve iddialara rağmen olayın gerçekliği çürütülemez.

Bu olayın en ufak bir sahtekarlıkla ilgisi yoktur ve o sıralarda bu kesin olarak saptanır.

Juli Eisenbud, Sampson olayı ile ciddi olarak ilgilenmiş ve 1953'de Utrecht'deki parapsikoloji Kongresinde sunduğu konferansta bu konuya geniş yer vermiştir.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI