Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Astroloji

Yasemin BORAN

Kadinlar ve erkekler

Maddenin varligi, disi ve erkek enerjilerin birlikte var olmasina bagli. Negatif-pozitif, siyah-beyaz, kadin-erkek. Biri olmazsa, digeri de olamaz. Yani madde olmaz.

Bu durumda kadin ve erkek onem ve deger acisindan esit durumda. Ancak, pratik hayata baktigimiz zaman kadinlarin sosyal statuden tutun da kanunlar dahil daha pek cok sey icin mucadele verdiklerini goruyoruz.

Peki bu durumun yaraticisi erkekler mi? Onlar sahip olduklari gucu, var olus nedeni olan kadini sindirmek icin mi, kullaniyorlar? Bu sirada kadinlar ne yapiyor? Sayet butun olanlarin sorumlulugunu erkeklerin uzerine yikacak olursak, kadinlarin da hallerinden memnun olduklari gibi bir sonuc cikmiyor mu? Dunyanin bir cesit ‘‘erkekler dunyasi’’ sekline gelmesinde kadinlarin hic mi payi yok?

Su anda bir takim sivil orgutler ve kadin hareketi seklinde gorunen gosteriler, esitlik ve kadin haklarindan bahsedenler, ne kadar tutarli?

Kadini kucumseyen uydurma gorusler ve inanclarin etkisi altinda kalan kadinin artik kendini kucumsemekten vazgecmesi gerekiyor. Tabii kadin-erkek dengesini saglayabilmesi icin.

Kadinlarin oncelikle ‘‘esitlik’’ kavramini cok iyi anlamasi gerek. Kadinlarin erkeklerle esit olmaktan anladiklari, erkeklerin yaptiklari butun isleri yapmak, karsilikli guclerini sinamak gibi bir kaygilari olmamali. Zira erkek enerjinin niteligi ile disi enerjinin niteligi elbette ki ayni degil. Her ikisi de son derece ve esit olcude degerli ve onemli. Fakat, ozellikleri ve nitelikleri tamamen farkli.

Zaten de oyle olmasi gerekiyor. Yani maddenin var olusu, bu iki prensibin birbirlerinden farkli bicimde meydana gelmesinden kaynaklaniyor. Fakat nedense, erkek kadindan daha degerli ve onemliymis gibi bir dunyada yasiyoruz. Buna karsilik kadinlar kendi onemlerini ortaya koyacak bilgi ve yetenekten yoksun bir tutum icinde bulunmayi surduruyorlar.

Tabii bu arada dusunen ve farkina varan kadinlar da var. Ancak, bunlarin cabalari da cok yetersiz kaliyor. Cunku, bunlarin cogunlugu kadinlarin erkeklerden daha onemli oldugunu iddia ederek davalarini buyuk bir yanilgi uzerine kuruyorlar. Tipki erkeklerin yaptigi gibi...

Ne kadin erkekten daha ustun, ne de erkek kadindan daha ustun. Kadin, kendi onem ve degerini ustunluk mucadelesiyle ortaya koyamaz. Fakat, erkegin kendisinden daha ustun olmadigini iddia edebilir ve bunun mucadelesini verebilir. Zaten de yapmasi gereken bu.

Dusunun bir, kadinlarinin geri birakildigi, okumasina ve varolmasina izin verilmedigi bir toplumun gelismesi mumkun mu? Cahil ve korkak bir kadinin yetistirecegi cocuklarin yetiskin olduklarinda nasil bir toplumu meydana getirecekler? Isin puf noktasi da zaten burada sakli. Kadinlarin kendilerini egitmeleri, sonra da cocuklarini egitmeleri gerekiyor. Kadinlarla erkeklerin esit derecede oneme ve degere sahip olduklarini anlatarak cocuklarini buyutmeleri gerekiyor.

Halbuki simdiye kadar nedense, erkek cocuklarini kiz cocuklarindan kayirarak yetistirip sonra da ‘‘kadin haklari’’ni savunmak biraz tuhaf kacmiyor mu? Sayet kadin haklarini savunuyorsaniz, kadinlarin bu dogrultuda egitilmeleri icin ugrasmalisiniz. Simdiden baslanirsa, iki nesil sonra ugrasmaya gerek kalmaz, diyorum, Yasemin'ce...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI