Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Astro yorumcular için…

Sanırım Astroloji adına birşeyler söylemek gerekiyor. Neden mi? Çünkü okurlarımdan gerek Astronet'e, gerekse de bana doğrudan gelen yorumlar cidden düşündürücü. Örneğin, iki konuda gelen yorumlar dikkat çekiciydi, "Burçlar değişti mi?" ve "Burçların Çıldırtan Özellikleri" başlıklı konulardan söz ediyorum…

Herşeyden evvel Astroloji'nin de bir tür inanç biçimi ve yaşamı yorumlama düşüncesi olduğu bilinmeli. İstisnasız her birey, birşeye inanır, herkesin farklı dini inançları vardır, her insan siyasi veya toplumsal görüşlere sahiptir, her toplumun bireylerinin özgün gelenekleri, tercihleri ve yaşamlarını yönlendirme hakları vardır. Bütün bunların farklı olmaları, bazılarının diğerlerinden üstün ya da aşağı olduklarını anlamına gelmez. Neyin doğru, neyin yanlış olduğuna, hangisinin  çağdışı veya çağdaş olduğuna karar vermek çok ama çok zor bir iştir…   

Eğer uygar bir insan olduğumuza inanıyorsak ya da zannediyorsak, kendi düşüncemizi, görüşümüzü hatta inancımızı akıllı bir insan gibi ifade etmeli, duracağımız yeri bilmeli, başkalarının kabullerinin ve yine hatta inançlarının yoluna çıkmamalıyız. Aksi halde, futbol fanatiklerinin düştükleri çukura biz de düşeriz. Ve bu örneği genişletirsek, yaşananları maddi, manevi tüm inançlara kolayca yöneltebiliriz… Peki acaba Astroloji adına neler söyleyebiliriz? Astroloji bir inanç mı, sosyal bir fenomen mi, bir eğlence mi, saçmalık mı yoksa bilim mi? Birçok insana göre bunların birisidir ama konuyu bilirseniz Astroloji bunların tümüdür ama herşeyden önce sanattır. Astrolog denen kişi, gördüğünü evrensel sembolizmanın özgün  diliyle yorumlayan kişidir. Astroloji sanattır çünkü her ciddi astrolog, farklı yorumlarda bulunurlar ama sonuçta ortaya çıkan, bir resimdir, bir bestedir ya da şiirdir. Ama ille de bunu anlamak istiyorsak, öncelikle ilgilenmek, bir yere kadar da bilgilenmek gerekir…

Gelin biraz daha farklı bakalım… Astroloji'de isimleri kullanılan gezegenler, astronomik gezegenler değildirler, onlar düşüncenin ve ruhsal özün simgeleridirler. Aynı zamanda da, bize makro kozmosu ifade ederler. Doğal olarak insan bedeni benzer formdadır yani ruhun özü ya da mikro kozmosdur. Temel olan birdir yani teklik, herşey onun yansımasıdır, insan ruhu da bunu izler, merkezde "Bir" yani "Büyük Işık" veya minyatür Güneş vardır. Güneş yani ilahi kaynaklı ruhsal kıvılcım temel düşüncedir. Orta Çağ´ın büyük düşünürü Paracelsus şöyle der; "… Herşey iki şeyden kaynaklanır ve bu ikisi insanın ta kendisidir yani ışık ve güdü, bu ikisinin olmadığı şey insan değildir, bir hiçtir." Psikolojik sembolizma, Paracelsus´un doğrultusundadır ve Psikiyatri'nin babası Carl Gustav Jung devam eder; "Ruhun karanlığı yıldızların serpiştiği gece göğüdür, gezegenler ve sabit takım yıldızlar arşetipleri simgelerler. Yıldızlı göksel kemer bir gerçektir, kozmik projeksiyonun açık kitabı olarak önümüzdedir, bize mitolojik cevherleri ve arşetipleri yani ruhun derin sırlarını gösterirler." Kısacası "Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır."

Demek istediğim şey, Astroloji'nin simgeleri yorumlama sanatı olduğudur ama bunu topluma iletmenin kolaylaştırılmış yolları vardır, bu da bu sayfalarda yaptığımız şeydir. Evet, Astroloji bir inançtır ama teolojik yani dinsel olmayan bir inançtır. Astroloji sosyal bir fenomen yani bir tür terapik yönlendirmedir ve yaşamı kolaylaştırır, streslere boğulmuş olan bireye bir şekilde bir sığınma, esneklik ve anlam getirir. Astroloji yeri geldiğinde bir eğlencedir, rahatlarsınız. Ve Astroloji, her dalda olduğu gibi şarlatanlarca kullanıldığında saçmalıktır…

İnternet yaşamlarımızı kolaylaştırmakta hatta hızlandırmaktadır, bilgiye ulaşmayı  ve daha çabuk iletişimi sağlamaktadır. Ama internet evreninin sorunu büyüklüğüdür, doğru bilgiye ulaşmak uzmanlık gerektirmekte, yanısıra da her kafadan bir ses çıkmaktadır. Örneğin "Burçlar değişti mi?" başlıklı yazıya gelen Türkçe bozukluğu bir yana bazı mantığı bozuk yorumlar birer iyi örnektir;

"… Ben de son zamanlarda bendeki değişikliklere bir anlam veremiyordum. Meğer  burçlar değişmiş, oh be, rahatladım şimdi. - Burçlar değişti mi vay bee? Ne yapacağız şimdi? Bütün işlerimiz ters gidecek,  borsa düşecek, enflasyon çıkacak, denizler kabaracak, çabuk kaçın, imdat... - Yahu ben kendi adıma inanıyorum, bir nevi terapi gibi oluyor yani ben inanmıyorum bu tür şeylere sadece okuyup geçiyorum daha önemli şeyler var hayatta…- Burçların değişmesi iyi olmaz fallar karışır. - Evet özellikle de iki ayaklı kuşların burcu değişti, patır patır düşüyorlar." Ciddiyetten ne kadar uzak değil mi? Hele sonuncusu, inanıyor mu yoksa inanmıyor mu, belli değil? Devam edelim…

"Astroloji denen sey bilim hurafesinden baska birsey değildir. Bilim dalı olan ise astronomidir. Yıldızları yanyana koyarak kendimize bir kader belirlemeye çalışmak yerine mantıklı olan seylere inanalım. Başbakanı seçerken de lütfen sandığa astroloji haritasıyla gitmeyelim." Bilimin hurafesi nasıl oluyor acaba? Ayrıca Astroloji yıldızları değil, gezegenleri simge olarak tercih eder ve hiçbir Başbakan da Astroloji haritalarıyla seçilmemiştir. Bir diğeri daha, üstelik iyi başlıyor ama ya sonra?

"Kavraması zor ölçülerde, devasa bir evrende cevaplanması zor sorular içinde yaşıyoruz ve bunlara verecek cevaplara ihtiyacımız var. Eski çağlarda insanların yaşadığı çevreyi, dünyayı anlamak, açıklamak için geliştirdiği kavramlara kuşaktan kuşağa inanılmaya hala devam ediyor. Tabii o zamanlar evrenin merkezinin dünya olduğuna inanılıyordu ama artık bunun yanlış olduğunu biliyoruz. Bilim bu soruların doğru adresidir ve astroloji bir bilim dalı değildir.  inanmak mı bilmek mi?" Bu arkadaşımıza göre Modern Astroloji, hala evrenin merkezinin dünya olduğunu sanıyor. Belirttiğim gibi, doğruyu öğrenmeden birşey söylemek hiç iyi olmuyor…

"Bırakın burçları, astrolojiyi de herkes işine baksın, parasına baksın, evine baksın, çocuk çoluğuna baksın değil mi?" Bundan da anlıyoruz ki, Astroloji ile ilgilenenler, evlerine, çocuklarına bakmıyorlar. Bunun yerine, kumar, uyuşturucu, alkol alışkanlıklarına, şuursuz töre cinayetlerine yönelik birşeyler söylenemez miydi?

"Astroloji bilim dalı değildir. Yıldız falları çıkar elde etmek isteyen kişiler tarafından sürekli gündemde tutulur. Burç dediğimiz takımyıldızlar sadece insanoğlunun gökyüzüne baktığı zaman gözünde canlandırıp grupladığı yıldızların izdüşümüdür. Bu grupların içindeki yıldızlar  birbirinden çok farklıdır. Aralarında hiç bir bağ bulunmamaktadır. Burçlar 12 değil 13 adettir ve süreleri eşit değildir. Akıllı varlıklar olarak bu tip hurafeler yerine bilim ve fenne inanmalıyız." İşte bu örnek de, daha önce belirttiğim yüzeysel bilgilenme çabasının içler acısı sonucu.

"Bazı arkadaşlar bu haberi destekleyen mesajlar yazmışlar huylarının da değiştiğini ekleyerek. Yani kendilerindeki değişikliği burçların değişimine yormuşlar. Arkadaşlar biz Türkiye'de yaşıyoruz. Bu ülkede hayat o kadar zor ve yıpratıcı ki kendinizdeki farklılıkların sebebini burçlarda değil ülke gerçeklerinde arayın." Bunun cevabını 22 Temmuz akşamında alacağız, bakalım insanlarımız ülke gerçekleriyle ne kadar ilgililer, öğreneceğiz…

"Burçların Çıldırtan Özellikleri" başlıklı yazı ise, batıda sayısız örneği olan hatta kitaplar dahi yazılan bir tür astro-mizahtı ama bakın biz ne kadar ciddi insanlarmışız, bir tebessüm bile edemiyoruz; "Gündem bu kadar doluyken, millet saçma sapan şeylerle uğraşıyor, yazık… Yorum yapmaya bile değmez bu haber mi şimdi? … Bu nasıl bir yazıdır böyle? … Emin olun saçmalamışlar. Benim burcum hakkında yazılanların tam tersiyim. Birisi oturmuş aklına ilk gelen şeyi yazmış. Delinin biri kuyuya bir taş atmış, elli akıllı çıkaracağım diye uğraşmış hesabı…"

Bir de polemik var… Bu da burç kavgası…

"O saçma sapan dediğiniz şeyler, sandığınızdan çok daha önemli. İnsanların, hatta ülkelerin kaderlerini bile değiştirecek kadar! Atatürk'ün annesinden doğduğu ay sorulmuş. Ocak Ayı sonları çıkmış, büyük ihtimalle burcu Kova. Dahilerin bu burçtan çıktığını düşünürsek. Çok mantıklı geliyor. Son yıllarda bizi yönetenlerin burçları su. Bu talihsizlik bence. Bu burçları bilenler hak verir bana.  Ülkemizin burcu da su, yani Akrep (29 Ekim Cumhuriyet'in doğuşu) Bunları yıllarca takip etmeniz gerekir. Astroloji bilimdir."
Ve Akrep Burcu'nu savunan ama burçlara inanmayan birinin cevabı… "Ne yani su burcundan olanlar bu ülkeyi yönetemezler mi? Ben de Akrep burcuyum ama eminim ki sizden daha mantıklı düşünebilirim. Ülkenin kötü yönetilmesi burçlardan değil, eğitim ve kültür eksikliklerinden kaynaklanıyor? Tabii en başta da çıkarlarının peşinden koşmalarından. Bunun burçla falan alakası yok. Zaten ben bu burç olayına pek inanmıyorum."

Nasıl? Hoş, değil mi? Amacım Astroloji'yi savunmaktı ama gördüğünüz gibi, örnekler daha ağır bastı. Oysa benim yerime cevap verenler de var…

"Sn. Ata Nirun'un yazdıklarını çok aydınlatıcı ve doğru buluyorum. Benzer ifadeleri değişik kaynaklardan da okumuştum. Bu arada gündem doluluğundan ve astrolojinin saçmalığından bahseden arkadaşa da bir çift sözüm olacak. Çok ciddi ve ağır sorunlarımız olması gündelik hayatı, sanatı, bilimi ihmal etmemizi gerektirmez. Ülkemizin yıllardır bu tip sorunları var. Ne yani kendimizi geliştirmek için hiç çaba harcamayalım mı? Ön yargısız açık fikirli olarak konulara yaklaşırsak ilerleyebiliriz ancak."

"Her kişinin ve kişiliğin temelinde Astroloji olduğunu bir gün mutlaka hepimiz öğreneceğiz. Yeter ki geç kalmayalım."

Astroloji gerçekten işinize yarayabilir, bunun sayısız örneği vardır ve daha da olacaktır. Gerçek Astroloji, başımızı göğe dikip, önümüzü görmememizin yolu değil, tam aksine ufka giden yolu gösteren bir ışıktır. O ışığın aydınlattığı yaşam yolunda nelerin olabileceğini size hissetirebilir. Ama hiç unutmayın, Astroloji bir rehberdir, size olasılıkları sunar… Sonuçta karar sizindir… Sizin hür iradeniz karar verecektir… Hata yapar ya da yapmazsınız… İnanır veya inanmazsınız…

Fakat herşeyden evvel, her koşulda ve ortamda başkalarının inançlarına saygı duymalıyız…

Eğer daha iyi bir dünya istiyorsak…

 

 


 

X