Hürriyet Pazar Haberleri

HÜRRİYET PAZAR

    Aslanlar da mülteci olur

    Hürriyet Haber
    05.08.2017 - 12:13 | Son Güncelleme:

    2016’da, dünya genelinde 65 milyon 600 bin kişi mülteci durumuna düştü. Birleşmiş Milletler’e göre bu, şimdiye kadar görülen en yüksek rakam. Her dakika 20 kişi iltica ediyor ve en fazla mülteci barındıran ülke, yaklaşık 2 milyon 900 bin kişiyle Türkiye. Önceki hafta bu listeye 13 can daha eklendi. Halep’te tutsak edildiler, yakınlarını bombalamalarda kaybettiler, aç-susuz kaldılar, gruptan pek çokları hayatını kaybetti, ölenlerin derileri yüzülüp satıldı. Sonunda dev bir operasyonla Kilis’ten sınırı geçip Türkiye’ye geldiler. Halep’teki ‘Sihirli Dünya’ Hayvanat Bahçesi’nin hayatta kalan son 13 sakini, biraz iyileştikten sonra onlara en iyi evi sunacak yerlere doğru yola çıkacak.

    Aslanlar da mülteci olur

    Aalim al Sahar (Sihirli Dünya) eğlence parkı, iç savaştan önce Halep’in tek hayvanat bahçesini barındırıyordu. İçinde onlarca tür vardı; aslanlar, kaplanlar, ayılar, leoparlar, sırtlanlar, maymunlar, köpekler... Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep, hâlâ Doğu’nun kraliçesi olarak anılırken, sokaklarını bomba değil insan sesleri doldururken, burası ailelerin gittiği bir yerdi.

    Derken aynı sokakları özgürlük talebiyle protestolar düzenleyen halkın sesi doldurdu. Dera’da yanan ateş Şam, Lazkiye, Humus,  Hama, Kamışlı ve Halep’e doğru genişledi. Altı yıl sonra bugün hâlâ o özgürlük talebine karşılık ateşlenen silahlar, ölümden başka bir şey getirmiyor. Beş milyon Suriyeli, evinden uzakta. Ancak savaşın esir aldığı, yerinden ettiği sadece insanlar değil.

    Aslanlar da mülteci olur

    13 hayvanı Halep’ten kurtarma operasyonu 500 bin dolara mal oldu. Masrafları Amerikalı gazeteci ve iş insanı Eric Margolis karşıladı.

    İç savaş başladıktan bir yıl sonra Aalim al Sahar’ın sahibi Azzam Massassati, ülkesini terk edip ABD’ye yerleşti. Onlarca hayvanı, park bekçisinin insafına bıraktı, üzerlerine kilit vurup gitti. Altı yıl boyunca park, sayısız hava saldırısının hedefi oldu. 40 kadar hayvan öldü, sağ kalanların bir kısmı hem akıl sağlıklarını kaybettiklerinden hem de aç ve susuz kaldıklarından birbirlerine saldırdı. Bir süre, yerel gönüllüler bir zamanlar park olan harabeye gidip hayvanları besledi. 2017’ye gelindiğinde hayatta kalan hayvanların sayısı neredeyse iki elin parmakları kadardı: Dört kaplan, beş aslan, iki Asya ayısı, iki sırtlan ve iki köpek... Büyük bölümü ölmüş, bir kısmı iyi paralara Arap ülkelerine satılmıştı. Hayvanat bahçesinde olduğu bilinen üç leopardan iz yoktu örneğin. Mağduriyetleri paraya çevirmekte usta olanlar için insan ya da hayvan fark etmiyordu...

    Aslanlar da mülteci olur

    Sultan ve Saida adı verilen biri erkek, diğeri dişi iki kaplan, yaklaşık bir yaşında. Yani savaşın ortasında doğmuşlar.

    OPERASYONUN TÜRKİYE AYAĞI HAÇİKO

    Hayvan hakları derneği HAÇİKO, operasyona Türkiye’den destek verdi. Derneğin genel koordinatörü Okan Oflaz, süreci başından sonuna kadar takip etti. Dört gün sınırda kalarak, bombalar altında ilk dokuz hayvanın kurtarılmasını sağlayan ekipte yer aldı. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ömür Gedik, “Sayın Veysel Eroğlu’nun destekleri sayesinde Türkiye, savaş mağduru hayvanlara da duyarsız kalmadığını göstermiş oldu. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na ve Türkiye devletine bu operasyonda yanımızda oldukları ve bu hayvanların kurtulup tedavilerinin burada yapılmasını sağladıkları için teşekkür ediyoruz” diyor.

    Aslanlar da mülteci olur

    Veteriner hekimler Nihal Bilgici Yıldız ile Gizem Somuncuoğlu ve Four Paws ekibinden Yavor ile Juno hayvanların bakımıyla yakından ilgileniyor.

    Merkezi Viyana’da bulunan uluslararası hayvan hakları örgütü Four Paws (Dört Pati), Mart 2017’de Musul hayvanat bahçesinde mahsur kalan hayvanlar için bir operasyon düzenledi. Ne yazık ki sadece biri dişi, diğeri erkek, iki ayı hayatta kalmıştı. Savaşzede hayvanlar Ürdün’deki Al Ma’wa hayvan koruma merkezine yerleştirildi.

    Aslanlar da mülteci olur

    Sultan Karacabey’e vardığında, genel bir muayeneden geçirilmek istendi. Ancak sakinleştirici verildiği an kalbi durdu. Four Paws’tan Dr. Frank Goeritz, 1.5 dakika boyunca kalp masajı yaparak Sultan’ı geri getirdi. Veteriner hekim Nihal Bilgici Yıldız, “1.5 dakika bize 1.5 saat gibi geldi. Meslek hayatımda şahit olduğum en etkileyici andı. Hepimizin gözleri doldu. Katlandığı onca zorluktan ve yolculuktan sonra burada ölse kahrolurduk” diyor.

    Operasyondan haberdar olan hayvanseverler, nisanda Facebook üzerinden Four Paws’a ulaştı ve Halep’teki durumu anlattı. Hemen harekete geçtiler ancak Suriye’deki iç savaş o kadar karmaşıktı ki, tüm operasyonu organize etmek, en uygun rotayı seçmek, kafesleri hazırlatmak, keskin nişancıların yerini, güvenli yolu bilen birilerini bulmak gerekiyordu. Tüm bu hazırlıklar temmuza kadar sürdü. Bu arada Halepli bir veteriner parka gönderildi. Ancak elinde gerekli müdahaleyi yapacak malzeme yoktu ve Suriye’de bulmak da mümkün değildi. 

    Aslanlar da mülteci olur

    Yedi yaşında oldukları tahmin edilen iki Asya ayısı, 24 gündür aynı kafeste kaldıklarından davranış bozuklukları gösteriyor. Asya ayıları, bizim boz ayılardan daha aktif ve daha tırmanıcı. Daha büyük alanlara ihtiyaç duyuyorlar. Genel olarak iyiler ancak dişleri kötü durumda.

    ÖLEN KAPLANLARIN DERİSİNİ YÜZDÜLER

    Temmuz başında hayvanları Halep’ten çıkarmaya karar verdiler. Derken muhalifler kendi aralarında çatışmaya başladı ve operasyon iki hafta ertelendi. O sırada, iki kaplan daha öldü. İddialara göre, hayvanat bahçesinin bekçisi, bir zamanlar vahşi hayatın tüm ihtişamını yansıtan bu iki hayvanın derilerini yüzerek beş bin dolara sattı.  

    Aslanlar da mülteci olur

    Biri dişi, diğeri erkek iki sırtlanın da ciddi sağlık sorunları var. İkisinin de 7-8 yaşında olduğu sanılıyor. Dişi olana Cassie adı verilmiş ve böbreği kötü durumda. Hastalığının son aşamasında olduğundan ölümü kaçınılmaz gibi görünüyor. Ancak Ürdün’deki merkezde, kalan günleri en iyi şekilde geçirmesi için çabalayacaklar.

    Four Paws Bulgaristan’ın İletişim Sorumlusu Yavor Gechev, “Bize başta iki ayı ve iki kaplan olduğu söylenmişti. Yerel veteriner gittiğinde çok daha fazla hayvan olduğu ortaya çıktı ve tüm planları baştan yapmamız gerekti. Hayvanları çıkarmak için  Lübnan-İsrail-Ürdün rotasını izlemeyi düşündük ama çok riskli ve karmaşık olacaktı. Geriye en iyi seçenek olarak Türkiye kalıyordu. En uygun zaman, gece yarısından sabaha kadar olan saatlerdi. Biz de öyle yaptık. Türkiye hükümeti, sınırı bizim için özel olarak açtı. Buraya kadar gelebilmiş olmak bizim için çok önemli. Türkiye hükümetine bize kucak açtıkları, sınır geçişinde yardımcı oldukları için minnettarız” diyor.

    Özel hazırlanan kafeslere alınan dokuz hayvan bir TIR’a kondu ve Kilis’e doğru yola çıktı. Yol boyu zırhlı araçlar eşlik etti. Gechev, “Operasyonun Halep ayağını bizim için bir güvenlik şirketi yürüttü çünkü çok tehlikeliydi. Kaçırılma veya öldürülme riski vardı. Biz hayvanları Türkiye sınırında bekliyorduk” diyor.

    Sınırı geçtiklerinde gün ışımak üzereydi. Karacabey’e vardıklarında ise 30 saattir yoldaydılar. Takvim 22 Temmuz’u gösteriyordu. Kalan dört hayvan aynı yolu izleyerek 29 Temmuz’da Bursa’ya vardı.

    Karacabey’deki Yaban Hayvanları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi, mülteci durumundaki bu 13 vahşi hayvanın son yuvası değil. Hayatta kalmayı başaran iki kaplan, Hollanda’daki Felida isimli büyük kediler merkezine gidecek. Diğerleri ise Ürdün’deki Al Ma’wa hayvan koruma merkezine... Orman ve Su İşleri Bakanlığı, bu konuda da yardımcı oldu ve hiçbir resmi evrakı olmayan hayvanlar için pasaport hazırladı.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı