Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Askeri casusluk iddianamesinde çarpıcı tespit

    Selahattin GÜNDAY, İstanbul / DHA
    23 Şubat 2011 - 13:46Son Güncelleme : 23 Şubat 2011 - 17:21

    Ergenekon savcılarından Fikret Seçen tarafından hazırlanan “Askeri casusluk ve şantaj" soruşturmasına ilişkin iddianame onaylandı.

    İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce onaylanan 250 sayfalık iddianamede, ‘Askeri casusluk ve şantaj’ soruşturmasının emniyete gelen bir fuhuş ihbarı sonucu ortaya çıktığı belirtildi.

    EMEKLİ TUĞAMİRAL ERTÜRK MÜŞTEKİ

    İddianamede emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Tümamiral Mücahit Şişlioğlu, Balyoz davası kapsamında tutuklanan Kurmay Albay Muharrem Nuri Alacalı, Tümamiral Fikret Güneş’in eşi Manolya Güneş’in de aralarında olduğu 68 müşteki yer aldı.

    16 TUTUKLU SANIK

    İddianamede tutuklu sanık olarak İbrahim Sezer, Tamer Zorlubaş, Zeki Mesten, Mehmet Seyfettin Alevcan, Yücel Çipli, Mehmet Emrah Küçükakça, Mehmet Emre Sezenler, Alper Eylem Ersoy, Merdan Metin, Yiğit Ali Adlığ, Burak Çetin, Deniz Mehmet Irak, Ali Haydar Eser, Erem Saltuk Baysal, Esin Tolga Uçar, Necmi Yıldırım yer aldı.

    EMNİYETE MAİL İHBARI

    Tuğamiraller Şafak Yürekli ile Fahri Can Yıldırım’ın da sanıkları arasında bulunduğu iddianamede, 28 Nisan 2010’da emniyet birimlerine gelen bir mail ihbarında “Vika, Dilara ve Gül isimli kadınların liderliğinde bir fuhuş çetesinin yurt dışından bayan getirerek zorla fuhuş yaptırdığı, bu çete içerisinde 18 yaşından küçük bayanların da bulunduğu ve fuhuş yaptırılan bayanların uyuşturucu bağımlısı yapılarak kullandığı" şeklinde bilgiler olduğu belirtildi.

    HAMİLE KADINLARA KÜRTAJ

    Bu örgüte yönelik olarak başlatılan soruşturma kapsamında örgüt ile irtibatı tespit edilen şüphelilerin kullandıkları telefonların dinlemeye alındıklarının ifade edildiği iddianamede, örgütle irtibatı belirlenen şüpheliler İbrahim Sezer ve Zeki Mesten’in TSK mensubu oldukları ve özellikle İbrahim Sezer’in bu fuhuş çetesinden sık sık fuhuş amaçlı kadın temin ettiği ve Kadıköy’de bulunan ikametini fuhuş amaçlı kullandırdığı, şüpheli Zeki Mesten’in de diğer bir fuhuş örgütü ile irtibatlı olduğu ve çetenin fuhuş yaptırdığı kadınları Zeki Mesten’e tedavi ettirdiği ve hamile kalan kadınlara kürtaj yaptırdığı öne sürüldü.

    ÜST DÜZEY KOMUTANLARIN FUHUŞ YAPMASI SAĞLANIYOR

    Emniyete 4 Ağustos 2010’da gelen bir ihbarda bir fuhuş çetesinin özel olarak kiraladığı evlerde, temin ettikleri kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve hatta öğrencilerin fuhuş yapmasını sağladıkları, bu organizasyonda Burak Çetin, Mehmet Irak, Emrah Karaca, Yahya Sezer ve Alpay Aksu isimli şahısların bulunduğu, bu kişilerin fuhuş amaçlı kadınları, kadın satıcılarından temin ettikleri ve bu kişilere ait Kocaeli’de 3 ayrı adres olduğu anlatıldı. İhbar üzerine İbrahim Sezer’in evinde yapılan aramada çok sayıda bilgi, belge, doküman ve dijital veri bulunduğu, ayrıca delil poşeti şeklinde poşetlere konulmuş üst rütbeli komutanlara ait olduğu belirtilen bazı şahıslara ait kirli iç çamaşırları ve benzer eşyaların ele geçirildiği kaydedildi.

    TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN VE GES’TE ÖRGÜTLENMİŞLER

    İddianamede suç örgütünün ayrı ayrı hücre yapılanmasına sahip olduğu ancak tüm faaliyetleri birlikte koordine içerinde hareket ettiklerinin tespit edildiği belirtildi Söz konusu suç örgütünün yaklaşık 5 bin kişinin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak kaydedildiğinin yer aldığı iddianamede şu çarpıcı tespit yer aldı:
    "Suç örgütünün TSK, Tübitak, Havelsan ve GES komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında örgütlenerek ayrı hücre yapılanmalarına gittiği, gizliliği ön planda bulunduran örgütün özellikle telefon görüşmesi yapmamaya özen gösterdiği, yukarıda belirtilen kurumlarda bulunan örgüt mensuplarının birbirleri ile irtibatlı oldukları, diğer hücre yapılanmasındaki örgüt mensuplarını tanımadıkları ya da irtibat kurmadıkları, bu hücrelerin başında bulunan örgüt yöneticilerinin kendi bölümlerinde uzman ve etkin şahıslar oldukları, elde ettikleri her türlü bilgi, belge ve materyalleri aynı zamanda örgütün arşivini de saklayan İbrahim Sezer’e gönderdikleri, örgüt mensuplarının özellikle şantaj amaçlı gizli görüntü elde edilmesi, casusluk faaliyetlerine yönelik gizli belge temin edilmesi işlemlerini yürüttükleri, evlere yerleştirdikleri gizli kamera düzenekleri ile bazı kişilerin bayanlarla cinsel ilişkilerini gizlice kaydettikleri ve daha sonra şantaj amaçlı kullandıkları, şüphelilerin şantaj amaçlı elde ettikleri bu materyallerle istifa etmesini ya da emekli olmasını istedikleri askeri personelin şantaj yaparak emekli olmasını, bazen de terfisini engellemek istedikleri kişilerin görev yaptığı kuruma ihbar ve posta yolu ile göndererek hakkında soruşturma başlatılmasını temin ettikleri ve böylelikle terfi etmesini engelledikleri, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri kendilerine getiren ancak örgüt üyesi olmayan kişilere ücret ödedikleri, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK içinde yürütülen ülke yararına gerçekleştirilen projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında elde ettikleri bazı belge ve projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları anlaşılmıştır"

    "TÜBİTAK'IN GİZLİ PROJELERİNİ TÜBİTAK GÖREVLİSİ SIZDIRDI"

    İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce onaylanan "Askeri casusluk ve şantaj" iddianamesinde, TÜBİTAK’ta görev yapan tutuklu sanık Yücel Cipli’nin, kurumunda hazırlanan gizli projeleri örgüte sızdırdığının tespit edildiği belirtildi.

    Cipli’nin örgüt ile temasının tutuklu sanık teğmen Emrah Küçükakça aracılığıyla sağladığının belirtildiği iddianamede,"Yücel Cipli liderliğinde farklı bir hücre yapılanması olduğu ve bu hücre yapılanması içerisinde TÜBİTAK’ta görevli Aysam Akses, Cüneyt Hakan Bağcıoğlu ve Merdan Metin isimli şahıslar bulunduğu, bu şahısların TÜBİTAK’ta hazırlanan bir kısım gizli projeleri Yücel Çipli’ye teslim ettikleri, Yücel Cipli’nin de bu verileri örgütün amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere örgütün üst kademesine göndermek için Emrah Küçükakça’ya verdiği anlaşılmıştır." denildi.

    TSK-NET AĞI ÜZERİNDE YAPILAN YAZIŞMALARI ELDE ETMİŞLER

    İddianamede, tutuksuz sanıklarından astsubay Adnan Yılmaz’da, TSK-Net ağı üzerinden gönderilen mail kayıtlarının bulunduğu belirtildi. Söz konusu maillerin kişilerin özel hayatları ve cinsel yaşamlarına ilişkin yazışmalar olduğunun belirtildiği iddianamede, “Bu mail eklerinde ise TSK’ya ait devletin güvenliği açısından gizli kalması gereken belgeler bulundu.ödenildi.

    "Askeri casusluk ve şantaj" iddianamesinin bir numaralı sanığı emekli Albay İbrahim Sezer’de Gölcük Donanma Komutanlığı, İstanbul Tersane Komutanlığı gibi askeri birliklerin gizli kamera görüntüleri ile krokileri ele geçirildi.

    1 NUMARALI SANIKTA ELE GEÇİRİLEN GİZLİ BELGELER

    İddianamede, Sezer’de ele geçirilen askeri birliklerin görüntü ve kroki ile bazı belgelere ilişkin Genelkurmay’a görüş sorulduğu belirtildi. Genelkurmay’ın ise söz konusu görüntü ve krokilere ilişkin “açıklanması yasaklanan ve gizli kalması gereken belgelerdir.ö şeklinde yanıt verdiğinin yer aldığı iddianamede, şüphelilerde askeri birliklere ait servis araçlarının güvenlik protokolü ile askeri birliklere ait fiziki emniyet planlarının da bulunduğu yer aldı.

    TSK: YABANCI ÜLKELERE YARAR SAĞLAYABİLECEK BİLGİLER

    Genelkurmay’ın söz konusu belgelere ilişkin yanıtının da yer aldığı iddianamede, Genelkurmay Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazılarda, belgelerle ilgili gizlilik derecelerinin yanı sıra ‘yabancı bir devletin eline geçmesi durumunda yabancı devlete yarar sağlayacak bilgilerden olduğu’ özellikle belirtilmiştir. Ele geçirilen bazı fotoğraflar ve videolarla ilgili olarak ise ‘radara düzenlenebilecek saldırı ve sabotajlara yönelik keşif bilgisi sağlayacak nitelikte olduğu bildirilmiştir" denildi.

    TÜBİTAK: TERÖRLE MÜCADELEDE ZAFİYET YARATIR

    Söz konusu belgelere ilişkin TÜBİTAK’tan gelen yanıta da iddianamede yer verildi. TÜBİTAK’ın da şüphelilerde ele geçirilen belgelere gizlilik derecesine sahip dediğinin yer aldığı iddianamede,"TÜBİTAK ayrıca bu belge ve bilgilerin açıklanmaları güvenlik güçlerimizin terör örgütlerine karşı verdikleri mücadelede zafiyet yaratacaktır" denildi.

    PKK’YA BİLGİ SIZDIRIYOR FİŞLEMESİ

    İddianamede birçok askerin, örgüt üyelerince fişlendiği belirtildi. Askerlerin adının ve rütbesinin yazdığı fişlemelerde, fişlenen bazı askerler terör örgütü PKK’ya bilgi sızdırmakla suçlandı. İddianamede, bazı askerlerin ismi ve rütbesinin yazdığı belgelerin açıklama bölümünde, ‘PKK’ya bilgi sızdırıyor.’, ‘PKK ile irtibatlı’ diye fişlendiği belirtildi.

    AMİRALLER VE AİLELERİNİN ÖZEL HAYATLARI

    İddianamede, soruşturma kapsamında müşteki sıfatıyla ifade veren Tümamiral Mücahit Şişlioğlu, emekli Tuğamiral Türker Ertürk ile Tümamiral Fikret Güneş ve ailesine ait özel fotoğraf ve bilgilerin örgütte ele geçirildiği belirtildi.

    İddianamede sanıklardan ele geçirilen belgelerde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde güvenli telsiz haberleşmesini sağlayan projenin ‘dağ kadrosu için tehlikeli’ olduğu gerekçesiyle durdurulması gerektiği belirtiliyor. İnsansız Hava Aracı (İHA) projesinin yavaşlatılma emri bulunduğu kaydedilen belgede, bir proje için de yurtdışından istek olduğu anlatılıyor.

    HAVELSAN VE ASELSAN’DA YAVAŞLATILACAK PROJELER

    İddianamede sanık Teğmen Emrah Küçükakça’dan ele geçirilen 78 no’lu CD’de çeşitli notlar bulunduğu belirtildi. Kritik proje listesinin çıkarılması istenen dokümanda, "Havelsan, Aselsan ve diğer kurumlarda aylık toplantı konusu, yavaşlatılacak projeler bize paslanacak, kadın zaafı olan yöneticilerin tespiti, yürüyen davalarla ilgili bilirkişilik önemli. Bizim çocuklardan yönlendirilmesi şart. Bizim kontrolümüz dışında ve istemediğimiz şekilde sonuçlanan bilirkişi faaliyetlerinin engellenmesi veya yıpratılması." gibi çok sayıda not yer aldı.

    TSK PROJELERİ

    78 nolu CD’de bulunduğu iddia edilen ‘prj.list’ adlı belgenin incelendiğinde ise ele geçirilen notların uygulamaya konduğu kaydedildi. ‘prj.list’ belgede TSK’nın ülke güvenliği ve terörle mücadele amaçlı gerçekleştirmeyi planladığı çok sayıda proje ve sistemden bahsedildiği belirtildi. Bu projelerin yanına durdurulması, yavaşlatılması ya da engellenmesi gerektiğine dair notlar yazıldığı ifade edildi.

    "DURDURALIM, HİÇ OLMAZSA YAVAŞLATALIM"

    Bu projelere örnekler verilen iddianamede, MILSEC-3 Ses Emniyet Cihazı isimli TSK’da güvenli telsiz haberleşmesini sağlamayı amaçlayan proje ile ilgili bir notta, “Dağ kadrosu için tehlikeli hava - yer haberleşmesi kriptolu olacak. Durduralım, hiç olmazsa yavaşlatalım. Kripto kodlarını ele geçirmeliyiz." yazılı olduğu anlatıldı.

    KESİNLİKLE SEKTEYE UĞRATILMALI

    İddianamede ele geçirilen belgelerde ‘Sınır Gözetleme ve Kontrol Sistemi’ (SGKS) ile ‘Kontrol, Muhabere, Bilgisayar, İstihbarat, Gözetleme ve Keşif Faaliyetleri Modelleme Simülasyon Sistemi’ adlı projelerle ilgili, “Kesinlikle sekteye uğratılması gereken bir proje. Geçişler sekteye uğrayabilir. Trafik ve taşımacılığa dikkat. Dağ kadrosu sert çıkıyor.ö notunun yazılı olduğu ifade edildi.

    İnsansız Hava Aracı (İHA) projesi ile ilgili “yavaşlatılması emri var” notunun yazıldığı kaydedilen iddianamede, ‘e-devlet çalışması’ isimli proje ile ilgili olarak da “içinde olmalıyız” bilgisinin yazıldığı belirtildi. Kripta Algoritma ve Protokolleri Analiz Sistemi (KAPAS) ile ilgili de “önemli yurt dışı istek var” şeklinde açıklama yazıldığı kaydedildi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı