Aşırı yoksulluk yüzde 50 azaldı

Hürriyet Haber
16.10.2015 - 23:02 | Son Güncelleme: 16.10.2015 - 23:05

Geçtiğimiz hafta düzenlenen 7’nci ‘Yeşil İş 2015: Sürdürülebilir İş Zirvesi’ne yoksulluğun önüne geçmek için yapılan çalışmalar damga vurdu.

Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, “Etkin işbirlikleriyle 1990 yılından bu yana dünyadaki aşırı yoksulluk oranı yüzde 50’den fazla azaltıldı” dedi.

TÜRKİYE’nin önde gelen sürdürülebilir iş platformu olan “Yeşil İş 2015: Sürdürülebilir İş Zirvesi” 7’nci yılında, 160’tan fazla konuşmacıyı ağırladı. Sürdürülebilir iş liderlerini bir kez daha İstanbul’da buluşturan Yeşil İş’e, bu yıl, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile yoksulluğun önüne geçmek için yapılan çalışmalar damga vurdu.

Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, “BM’nin belirlediği hedefler ve etkin işbirlikleriyle 1990 yılından bu yana dünyadaki aşırı yoksulluk oranı yüzde 50’den fazla azaltıldı. Halk sağlığı, eğitim, eğitimde cinsiyet eşitliği ve daha birçok alanda kayda değer ilerlemeler kaydedildi. Bunlar ve geçtiğimiz ay açıklanan yeni Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, sürdürülebilirlik politikalarımızı belirlerken bize ilham vermeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

Uçurumun kenarındayız

Zirvenin bu yıl da moderatörlüğünü üstlenen Huffington Post’un Etki ve İnovasyon Bölümü Baş Editörü Jo Confino, Birleşmiş Milletler’in belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerinin sürdürülebilirlik politikalarına yön verdiğini belirterek, ülkelerin gereken değişimin farkına vardığını söyledi. Confino, “Şu an bir uçurumun kenarındayız ve acilen düşünme şeklimizi değiştirerek harekete geçmek zorundayız. Umarım bunu başaracağız. Olay sadece eşitlik veya eşitsizlik değil, 800 milyon çocuk her gece yatağa aç giriyor, bunu engellemek için her şeyden önce ‘biz’ olmalıyız. Şirketlerin bir sürdürülebilirlik departmanı kurup, kenara bırakmaları çözüm değil. ABD’de büyük şirketler bunun için hedef odaklı departmanlar kuruyor. Ortak amaç insana dokunmak olmalı. Şimdi harekete geçenler, geleceğin kazananı olacak. Ancak paydaşları, müşterileriyle ilişkilerini gözden geçirmeyenler 15 yıl sonra kaybeden şirketler olacak. İnsanlığı sürdürülebilirlik için değiştirecek şey, kalplerinde yatıyor” dedi.

YENİ DÜZENLEMELER YAPTIK

BASF Türk Genel Müdürü Buğra Kavuncu da gezegenin karşılaştığı sorunların sanayi devriminden bugüne uzanan 300 yıllık bir sürecin sonucu olduğunu hatırlatarak, “Ben gezegenin kaderini belirleyecek adımları atmak için henüz geç olmadığına inanıyorum. Sorunun önemli kaynaklarından biri olan özel sektörün aynı zamanda çözümün de önemli, belki de en önemli parçalarından bir olacağını düşünüyorum. BASF olarak bu tarihsel ve güncel sorumluluğu, son derece güçlü bir biçimde sırtımızda hissediyoruz. Tam da bu nedenle bütün iş yapış biçimimizi sürdürülebilirlik ilkelerine göre yeniden düzenledik. Bugünün ve yarının zorluklarına birlikte yanıt bulmak için inovasyon yapmak, yeni fikirler ve çözümler üretmek üzere bütün paydaşlarımızla işbirliği ve birlikte oluşturma çabası içindeyiz” diye konuştu.

Zirvede İş Dünyası ve Yatırımlarda Sürdürülebilirlik Anlayışı başlığı altında bir konuşma yapan Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Yılmaz da sürdürülebilirlik konusunda dünyada gönüllülük esasına dayalı bir yaklaşım olduğunu ancak bunun miadını doldurduğunu belirterek, “Artık, zorunlu yaklaşımlarının getirilmesi gerektiğini görüyoruz. Bu alanda yapılan çalışmalar önemli. Avrupa Birliği geçtiğimiz yıl bir direktif yayınladı. Çalışan sayısı 500’ü geçen büyük şirketlerin hem çevresel hem sosyal hem de insan haklarına ilişkin tüm bilgileri yayınlamasını zorunlu kıldı. Bu Türkiye’deki şirketler açısından da çok önemli. Uluslararası arenada rekabet eden şirketlerimiz, AB’nin getirdiği bu zorunluluk çerçevesinde gerekli önlemleri almazlarsa iş yaptıkları sektörlerde sıkıntı çekebilirler” şeklinde konuştu.

Hanzade Doğan Boyner’e ‘Pozİtİf Enerjİ Ödülü’

SCHNEIDER Electric tarafından, Yeşil İş Sürdürülebilir İş Zirvesi’nde bu yıl ikincisi verilen Pozitif Enerji Ödülü, Aydın Doğan Vakfı ve Doğan Online Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner’e takdim edildi. Pozitif Enerji Ödülü ilk kez geçen yıl, sadece enerji değil; her alanda toplumsal fayda yaratma misyonunu yüceltme ve örnekler yoluyla bu alandaki farkındalığı artırma amacıyla oluşturuldu. Schneider Electric Türkiye Ülke Başkanı Bora Tuncer, düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Sayın Hanzade Doğan Boyner’in, cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kız çocuklarının insan haklarından tam ve eşit olarak yararlanması için yaptığı çalışmaları ilgi ve takdirle izliyoruz. Kendisi, birçok kız çocuğu ve ailenin hayatında pozitif değişim yarattı. İnanıyoruz ki, yaratmaya da devam edecek” dedi. Hanzade Doğan Boyner de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Baba Beni Okula Gönder, aslında bir sürdürülebilirlik projesi. Bugünün kız çocuklarını, yarının eğitimli, başarılı, iş ve sosyal yaşamın içinde kadınları olarak hazırlamayı hedefliyor. Geleceğin temellerini bugünden atıyor. Eğer bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla topluma Pozitif Enerji yayabildiysek, insanların yaşamına Pozitif dokunuşlarda bulunabildiysek ne mutlu bize… Ancak yolumuz uzun. Kadınların eğitim almaları kadar iş yaşamının, sosyal yaşamın içinde de varlık göstermeleri için yapmamız gereken daha çok iş var.”

160’tan fazla konuşmacı katıldı

 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, Yeşil İş’in 7. yılında Sürdürülebilir İş Zirvesi’ne dönüştüğünü belirterek, “Daha önceki yıllarda gerçekleştirdiğimiz konferansları, 7. Zirveye hazırlık olarak nitelendiriyoruz. Yeşil İş, onlarca Çalışma Grubu üyesi ve 50’ye yakın Danışma Kurulu üyesinin aylar süren çalışmaları sonucunda şekilleniyor. Bu yıl 160’tan fazla konuşmacı, 60 oturum, 9 kulvar ve 75 çözüm ortağı ile sürdürülebilirlik konusunun tartışıldığı çok büyük bir platform oldu” dedi. Bursa, Zirve’nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle paralel değerleri benimsediğini ve bu kapsamda uyumlu çalışmalar yürütüldüğünü de vurgulayarak, “1992 yılını milat kabul edersek, yaklaşık 25 yıldır sürdürülebilirliğin hayatın her evresinde nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğini tartışıyoruz. Buna rağmen iş hayatında sürdürülemez bir gidişat var. Bu gidişatı değiştirmek için bir araya gelerek, ortak bir platform oluşturmak gerekiyordu. İşte Sürdürülebilirlik Akademisi, bunun için tüm paydaşları bir araya getiriyor. Burada edindiğimiz tecrübeleri kendi iş hayatımıza aktarmamız gerekiyor” diye konuştu.

Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı