Akif BEKİ

Aşinayım bu ev baskınlarına

06 Kasım 2013
‘HADİ bunu da savun’ diyorlar, ‘Buyur buradan yak’ der gibi... Serde sözcülük var ya mecburi, savun bakalım savunabilirsen!

İran mollaları savunamıyor, sokakta yasak olan her nevi ahlaksızlık evde serbest.
Mesken dokunulmazlığı var, Suudi Arabistan Vahhabileri karışmıyor, kapını kapatıp perdeyi çektikten sonra ahlaka mugayir her ne halt işlersen işle, günahı senin boynuna.
Başbakan Erdoğan, muhafazakâr demokratlığın gereği olarak başıboş bırakmaktan yana değil yine de. Gençleri ahlaka aykırı davranışlardan korumayı devletin üstüne vazife alıyor, koruyamamanın vebalini de...
Olabilir, aile değerlerine sahip çıkmak, muhafazakâr bir siyasetçiye haktır.
Mazbut yapısına ve dünya görüşüne ters düşen serbest hayatlardan rahatsızlık da duyabilir.
Apartman sakinlerinin şikâyet ve işkillenmelerine duyarlılık göstermesi ise gayet doğaldır. İşin içine ahlak zaptiyeliği ve yasalarla çekidüzen verme fikri girmediği sürece...

* * *

Riyad’da bir kafede kızlarla oğlanlar aynı masada oturamaz. Hafifmeşrepliktir... Mutavva denilen ahlak çavuşlarına basılırlarsa karakola çekilmeleri mukadder. Ama evde kim kime dum duma, sefahat âlemleri sınır tanımaz.
Tahran’da kızlarla oğlanlar yan yana oturabilirler, gevşekliğe girmez. Yalnız kadının bir tutam saçı görünse yasak, devrim muhafızları sokakta değnekle kovalar. Ev partilerine ise hudut yok, vur patlasın çal oynasın, yıkılır ortalık.
Hangisi ahlaka uygun, hangisi gayriahlaki bu durumda? Neye göre, kime göre?

* * *

Üstelik daha sokakta ahlak denetimine karşıyken nasıl ederim de eve ahlak baskınını savunurum şimdi ben?
İran’dan, Suudi Arabistan’dan bile geri bir pozisyon.
Damdan düşmekse ben de damdan düştüm. Halden anlamam mı!
Üsküdar’da bir apartmanın bodrum katındaki öğrenci evinde az baskın yemedik polisten.
Aşağıda ne herzeler yediğimizden kuşkulanan komşular ikide bir ihbar ederdi.
Dişi sinek bile giremezdi kapıdan içeri, ayrı mesele. Fakat kolay mı bizde bekâra ev vermek, apartman halkı için ne mümkün alt katta öğrenci evine müsamaha?
Ne idüğümüz belirsizdi konu komşuya. Hırlı mıydık hırsız mı, uğurlu mu uğursuz mu, neyin nesi kimin fesiydik, hangi gizli cemaattendik, ne işler karıştırıyorduk, meçhuldü...
Karşıki bakkalı bile muhbir tutmuştu polis, arada bir yoklardı bizi.
Zor vallahi, öğrenci evlerinin zaptiyelerle kolaçan edilmesini müdafaa zor hakikaten...
Sokağa ahlak zabıtası salan memleketler bile evlere müdahale fikrinden uzak duruyor. Evin içine devlet zoruyla girmek, özel alanı yasalarla düzenlemek onların İslam yorumuna da ters.

* * *

Tek çıkarı var bu işin...
Kızlı erkekli aynı evde kalmayı polisiye tedbirlerle yasaklamak değil de... Mesken mahremiyetini ihlal etmeden, özel hayatı kurcalamadan bir yol bulmak daha iyi sanki.
İhtiyaç sahibi her kız ve erkek öğrenciyi ayrı ayrı barındırabilecek şekilde yurt kapasitesini artırmak gibi...
Göğsümü gere gere bunu savunurum bakın!
Hem Başbakan’ın da üstünden yük kalkar...

Yazarlar Ana Sayfa
HaberlerhakimSavcımal varlığırektör atamasıCumhurbaşkanlığıODTÜAnkara Üniversitesi