Artık yeni şeyler söylemek lazım

Hürriyet Haber
11 Nisan 1998 - 00:00Son Güncelleme : 11 Nisan 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

Bayramlar insanın hem kendisiyle, hem de başkalarıyla yüzleşebilmeleri için muhteşem bir zemin hazırlıyorlar. Bayramlar insanların barışı, sevgiyi ve kardeşliği anlamaları için muhteşem bir zemin hazırlıyorlar. Ne var ki bayramlar, kendilerini aşamamış bazı insanların bir takım güdük senaryolar hazırlamaları için de ister istemez zemin hazırlıyorlar.

Eğer içinizde sevgi, barış ve kardeşliğe özlem varsa, eğer içinizde demokrasiye özlem varsa, başka türlü düşünüyorsunuz. Ancak içinizde daha çok baskı, daha çok kavga ve daha çok karmaşaya özlem varsa gene başka türlü düşünüyorsunuz.

Ben isterdim ki bayram sonrası Türkiye sevgi, barış ve kardeşliğe doğru bir adım atsın. Ben isterdim ki Kürt sorunu önce ateşkes sonra da bütünlük içinde bir büyük barışla çözülsün. Ben isterdim ki Türkiye dini ile barışsın ve ideolojilerden arınmış demokratik bir devlet haline gelsin.

Ama olmadı; olmayacağı da anlaşılıyor.

Olmadı; çünkü insanların Kurban Bayramı'nda kestikleri kurbanların derileri ellerinden neredeyse zorla alındı ve ‘‘Bu kurumda yolsuzluk yoksa rütbelerimi sökerim’’ diyen onurlu bir generalin sözlerini kendisine yuttururcasına Türk Hava Kurumu'na yollandı. Olmadı; çünkü bayram fırsat bilinerek yapılan ateşkes çağrıları gene reddedildi ve savaş tanrısı Ares Türkiye yönetimince bir kez daha kutsandı.

Biz savaşın Türkiye'yi içten içe çürüttüğünü hâlâ anlayamadık.

* * *

Anladığım kadarıyla bayram sonrası için yeni değil eski teraneler özenle hazırlanarak sahneye konulmaya çalışılıyor. İlk senaryo geçmişin tozlu raflarında kalan bir rezaletin yinelenmesi olacak. Artık eski hatalarını tamamen reddederek çağdaş Türkiye'nin sempatik lideri olmaya soyunan Sarışın Güzel Kadın'ın kaderi bir kez daha TBMM'nin eline teslim edilmeye çalışılacak.

Bu kez TBMM anlaşıldığı kadarıyla tamamıyla kuşatılacak. TBMM, 2 Mart 1994'te kuşatılmış ve içinden Kürt kökenli milletvekillerinin kelleleri alınmıştı. Aynı TBMM, 28 Şubat ve sonrasında bir kez daha kuşatılmış bu kez kellelere yer değiştirtilerek atanmış bir hükümet yaratılmıştı. Bayram sonrası senaryosu bütün bunların ilkel bir devamıdır.

* * *

Bazıları zannediyorlar ki Türkiye bir kimyasal deney tüpüdür ve bu tüpe iki birim hidrojen, bir birim oksijen verdiğiniz zaman ortaya tertemiz bir su çıkacaktır. Bazıları zannediyorlar ki bir takım kelleleri alarak, bir takım düşünceleri yasaklayarak ve sadece kendi basit ideolojilerini insanlara empoze ederek sonuç alacaklardır.

Onlar fena halde yanılmaktadırlar.

‘‘Her gün bir yere konmak ne güzel

Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Bulanmadan donmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar şey varsa düne ait

Artık yeni şeyler söylemek lazım.’’

Onlar geleceği düşünmüyor, sadece 1930'lu yılların ‘dün’ü ile uğraşıyorlar. Geleceği asla düşünmüyorlar.

İşte bunun için yanılıyorlar.

İşte bunun için kaybedeceklerdir.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı