Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Artık tasdike gerek yok

<B>GEÇEN </B>hafta yazdığım <B>‘Bakan Akdağ bu neyin tasdikidir’</B> başlıklı yazıma Sağlık Bakanlığı’ndan yanıt geldi.

25758 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Başbakanlık Genelgesi’ ile ‘Reçete ve sevk evrakında doktorun kaşe ve imzasının bulunması yeterli sayılacak, ayrıca başhekim tasdiki aranmayacaktır’ hükmü yer almış.

Bunun yanı sıra işyeri hekimi tarafından yazılan reçetelerin ‘Eczacı Odaları tarafından tasdiki’ uygulamasına da ‘4 Nisan 2005’ tarihinde son verilecekmiş.

Gereğini yapıp, gereksiz bürokrasiyi ortadan kaldıranlara teşekkür ederim.

Testi kırıldı polis yeşil sermayenin peşine düştü

‘YEŞİL sermaye’
olarak bilinen, kimilerinin de ‘İslami holdingler’ dediği ‘saadet zincirleri’ birer birer yıkılıyor.

Son olarak Endüstri Holding’in foyası ortaya çıktı.

300 trilyonu buharlaştırmışlar, şimdi polis peşlerine düşmüş.

Komedi.

Bu saadet zincirleri hakkında yazdıklarım, televizyon programlarında söylediklerim hálá hatırlanıyor.

JET Fadıl Akgündüz Reha Muhtar’ın programında otomobil fabrikası kuracağını söylediğinde ‘Sen o fabrikayı kur, bir tek otomobil üret, ben Taksim Meydanı’nda anırırım’ demiş ve ‘Ben de bunu üreteceğim’ diyerek oracıkta kağıda çizdiğim bir otomobili ekrandan göstermiştim.

O zaman meslektaşlarım bu konunun üzerine gitmek yerine benim ‘anırma ihtimalimden’ keyif almışlardı.

Daha sonra bu holdingleri bir Teke Tek programında ele almış, bugün polisin peşine düştüğü Endüstri Holding’i de o programda ortaya koymuş ve üretilmeyen malların reklamını yaparak Almanya’da vatandaşlarımızı dolandırdıklarını söylemiştik.

Oradan buraya neredeyse 4 yılı aşkın zaman geçti. Yimpaş’ı, osu, busu hepsi bizim köşeden veya programdan geçti.

Hepsini anlattık.

O zaman kimse ‘Bunlar ne yapıyor’ demedi. Kimse bunların peşine düşmedi. Ne Maliye, ne polis ilgilendi.

Bir tek SPK uyarılarda bulundu, onu da takan olmadı.

Şimdi peşlerine düşmüşler.

Aferin onlara, bu saatten sonra kırılan testinin parçalarını bile bulamazlar.

Eskişehir’i sarmak lazım

CEMALETTİN Sarar’
ı yıllardır tanırım.

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu türde işadamlarından biridir.

Eskişehir’deki küçücük bir fabrikada dünya devlerine fason imalat yapmaktan, 10 yıl gibi bir sürede dünya markası haline gelmiş bir firmanın en tepesindeki adam.

Cemalettin Sarar şimdi de ‘Eskişehir’i dünya markası yapacağım’ diyerek Eskişehir Ticaret Odası Başkanlığı’na aday olmuş.

İnanılmaz sevindim. Çünkü dediğini yapar.

İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en dinamik kentlerinden biri haline gelen Eskişehir’in Cemalettin Sarar’dan alacak çok şeyi var.

Unu, yağı ve şekeri olan Eskişehir’e de Cemalettin Sarar’ın vereceği çok şey var.

NOT: Başarılı işadamları her nedense işlerini bahane ederek böyle görevlerden kaçarlar. Cemalettin Sarar’ın onca işi arasında bu göreve talip olması da ayrı bir cesaret.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Duygularla yönetince bazen, akılla yönetince her zaman başarılı olunduğunu unutmadığımız zaman.
X