"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Artık sorunlarımıza gülme noktasındayım

İKİ senedir bu köşede sohbet ediyoruz, arkadaş olduk sayılırız ve samimiyetinize güvenerek söyleyeceğim bu şey lütfen tamamen aramızda kalsın: Aslında Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorum!

Neredeyse bir aydır çekmekte olduğum ve hiçbir ilacın fayda etmediği ağrılarım arasında yüzümü güldüren iki şey var çünkü: Birisi Yasemin’in telefonları, diğeri Recep Bey’in söylev ve demeçleri!

O beni güldürüyor, Tanrı da onu güldürsün!

Önceki gün şöyle bir şey söyledi mesela: "Eğer yanlışlar varsa, bu yanlışlar noktasında yanlışlarını bir an önce düzeltsinler."

Shakespeare
’i mezarında fırdöndüye çevirecek bir belagat! Rahmetlinin aklına gelseydi bu repliği bir yerde mutlaka kullanırdı. Bence "Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu" cümlesinden daha anlamlı bir replik olurdu!

Başbakan’ın bu noktalamalı konuşmalarına bayılıyorum.

Karar verdim, NTV’deki "90 Dakika"da artık böyle konuşacağım: "Ön liberoların geriye pas yapması noktasında oynaması gereken kişi Deniz Barış’tır" gibi!

"Nokta"lar bir yana. Önceki gün küresel ekonomik krizin Türkiye’yi neden etkilemeyeceğini şöyle açıkladı: "Bizde TOKİ var!"

Merak ettim, acaba Başbakan’a herhangi bir danışmanı küresel krizin neden meydana geldiğini anlattı mı? Anlattıysa, Başbakan’ın bunu anladığından emin olabildi mi?

Başbakan’ın meselelere vakıf olma düzeyine bakınca şunu düşündüm: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete!

Ama hiç olmazsa gülerek gideceğiz ki bu da önemli bir şey, tadını çıkaralım.

Albayrak da fırsattan yararlanıyor!

KISA adı MÜSİAD olan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (Müstakil, kelime uysun diye uydurulmuş bence, artık yerseniz diye!), Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde "Yürü ya Albayrak" denilen grubun gazetesi Yeni Şafak ile birlikte "bedava" bir ek dağıttı.

Birinci sayfasında Başbakan’ı kızdıracak bir başlık var: "Krizi fırsata dönüştürün!"

Tabloit 96 sayfalık (normal gazete boyutlarında 48 sayfa demek) bu ek, alınan ilanlarla finanse edilmiş.

Biz İstanbullular da bu ekin en önemli finansörleri arasındayız.

Tam 14 ilan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin "BİT"leri tarafından verilmiş.

Bir tane de bizi krizden kurtaran TOKİ’nin ilanı var.

Kriz, gerçekten iyi bir fırsata dönüştürülmüş.

Allah kabul etsin, ne diyeyim?

Dikkat! Kemal Abi Maocu olmuş

KÜRESEL ekonomik kriz çıktığından beri bu ülkede en çok duyduğum söz, "Krizi bir fırsata çevirebiliriz" sözü oldu. Toprağı bol olsun Mao Çe Tung da böyle söylerdi: "Dezavantajları avantaja çevirebiliriz!"

Maoculuğun sonunun nereye vardığını gördük: Çinliler artık saati 10 sente şahane taklit tişört üretebiliyorlar!

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan,
bütçe konuşmasında şöyle söyledi: "Böyle bir ortamda kriz bir fırsata dönüşebilir."

Başbakan da aynı gün, bir başka yerde şunu söyledi: "Bu ülkede özellikle krizi kendisi için bir fırsata dönüştürme anlayışı doğru değil."

Haliyle kafam karıştı. Maliye Bakanı’nı mı dinlesem, Başbakan’ın yolundan mı gitsem, bir türlü karar veremedim.

Ben hangi yoldan gideceğimi düşünürken, Başbakan döviz kurundaki yükselme nedeniyle ihracatçıların keyiflerinin yerinde olduğunu belirtti ve ithalatçılara şunu söyledi: "Dün sen seviniyordun, şimdi de ihracatçı sevinsin!"

John Maynard Keynes, paranın, faizin ve istihdamın ekonomi politiğini yazarken çok talihsizmiş diye düşündüm.

Keşke o tarihte Recep Tayyip Erdoğan’ı tanıma ve konuşma olanağı bulmuş olsaydı. Bu kafayla tanışma fırsatını bulsaydı, onu hepimizin anlayacağı bir hale getirir ve dünya iktisat düşüncesi tarihine "ekonomik tahterevalli teoremini" kazandırırdı.

Başbakan bunu bir teorem haline getiremiyor tabii. Çünkü teorem, "matematik ve mantıkla kanıtlanabilen sav" anlamına geliyor.

Hayır, Önder Sav’ın akrabası değil, Başbakan’da da mantık ve matematik zayıf.
X