Artık komünistliği bırakın numara özgürlüğümüzü verin

Sadi ÖZDEMİR
16 Ekim 2005 - 00:00Son Güncelleme : 15 Ekim 2005 - 21:45

Avea Genel Müdürü Cahit Paksoy, GSM pazarında rekabeti engelleyen şartların ısrarla düzeltilmediğini belirterek, ‘Telekomünikasyon Kurumu artık bu sorunu çözmeli. Patladık, artık yeter. Operatörden operatöre numara taşınmasını artık serbest bırakın. Bu durum hem rekabeti engelliyor, hem de tüketicinin en doğal hakkı. Avrupa’da tek komünist ülke Türkiye kaldı’ dedi.

AVEA Genel Müdürü Cahit Paksoy, Türkiye GSM pazarında rekabeti engelleyen uygulamaların bir türlü düzelmediğini söyledi ve Telekomünikasyon Kurumu’nun bu konuları bir an önce çözümlemesini istedi. Paksoy, numara taşınabilirliği, ulusal roaming, yurtdışında çifte vergilendirme ve yüksek vergi gibi konuların süratle ele alınmasını istedi ve ‘Neden hálá numara taşınabilirliği uygulanamıyor? Bu uygulama her ülkede var bizde yok. Çünkü Avrupa’da bizden başka komünist devlet kalmadı. Komünistliği bırakın, vatandaşın numara özgürlüğünü verin. Rekabeti tıkayan ne varsa artık son bulmalı. Birileri geciktirmeye çalışıyor. Sen ‘adama 10 yıldır kullandığın numara senin malın değil, başkasına geçersen o numarayı bırakırsın’ dersen rekabet kalmaz. Devletin görevi bunları düzenlemektir’ dedi.

REKABET KATLEDİLMİŞ:

Türkiye’de GSM pazarında 3 operatör bulunduğu için herkesin ‘rekabetin var olduğunu sandığını’ söyleyen Paksoy şunları söyledi: Rekabet katledilmiş bu ülkede. Yemin ediyorum rekabet diye bir şey yok. Düşünün ki daha geçen seneye kadar bir operatörden ötekine geçince tekrar 42 milyon lira para alıyorlardı. Böyle bir ‘deli dumrulluk’ dünyanın hiçbir yerinde olmaz. Şimdi de yurt dışındaki konuşmaların vergilendirilmesini çözemiyoruz. Bir abonemiz yurt dışında konuştu diye adamı yüzde 100 vergilendiriyoruz. E tabii ki adam da haklı olarak yurt dışına gidince oradan bir hat alıp geçici olarak onu kullanıyor. Hem biz, hem devlet kaybediyor. Soruyorum; vatandaş yurt dışındayken yemek yedi, taksiye bindi diye yurda döndüğü zaman yeniden vergi alıyor musunuz? Yok. Ama cep telefonuyla yurt dışında konuşuyorsa alıyorsunuz. Pes yahu..’

DEVLETE GÜVENMİŞLER:

Yabancı sermayenin Türk devletine güvenerek ülkede yatırım yapmasının hálá sorun olduğunu savunan Cahit Paksoy, şöyle devam etti: ‘Bakın 7 sene sonra devlet karar vermiş; yeniden ihale açmış ve GSM lisansı vermiş. Birileri de 3 milyar dolar vermişler. Hesap kitap yapmışlar işe başlamışlar ama sen rekabetin tüm şartlarının önünü tıkamışsın. Hálá numara taşınamıyor, hálá ulusal roming (dolaşım) yapılamıyor. Herkes baz istasyonunu yeniden kurmak zorunda kaldı. Bu konular bir türlü düzenlenemiyor. Tabii ki yabancı da bunların hepsine bakıyor. Rekabet nasıl işliyor örnek olsun diye söylüyorum; Aycell ile Aria ihalesi yapılana kadar Telsim ile Turkcell arasındaki ara bağlantı 2 cent’miş. İhalenin ertesi günü 20 cent’e çıkardılar. Çünkü yeni gelenler kapıyı aralamasın, kapı açılmasın. Sen diyorsun ki mevcut operatörden ötekine geçersen vergi vereceksin, numaranı da taşıyamayacaksın e hani nerde rekabet.’

REKABET DEĞERLERİ KATLAR:

Paksoy, ‘Çok iyi rakamlarla özelleştirme yapılabiliyor. Ama bu ülkede rekabet düzgün işliese rakamlar da üçe dörde katlanır. O zaman gerçek değerini bulur’ dedi. Paksoy, ulusal romingin başlamaması nedeniyle üç operatörün ayrı ayrı baz istasyonu kurmasının ülke ekonomisine en az 5 milyar dolarlık ek harcamaya mal olduğunu belirtti.

Birleştikten sonra yüzde 140 büyüdük

AVEA
’yı doğuran Aycell-Aria birleşmesinin cumhuriyet tarihinin en başarılı birleşme operasyonu olduğunu söyleyen Cahit Paksoy, bu başarının Avea ekibine ait olduğunu söyledi. Paksoy, birleşme tarihi olan 19 Şubat 2004’ten bugüne kadar Avea’nın yüzde 140 büyüdüğünü, abone sayısının 7 milyonu aştığını söyledi ve ‘Rekabet şartları düzgün olsaydı büyüme hızımız ikiye katlanırdı. Avea ekibi olarak çok yüksek motivasyonla çalıştık ve her şeye rağmen başarılı olduk’ dedi.

Ticareti öldüren vergiye karşıyız

VERGİLERLE ilgili yakınmalarının da yanlış anlaşılmasını istemediğini söyleyen Cahit Paksoy, ‘Ben ‘niçin vergi alınıyor’ demiyorum; vergi alınsın ama ticareti öldürme pahasına vergi alınmaz. Şu andaki uygulama öyle. Bakın bu ülkede 1999’da her kullanıcı ayda 2.5 saat konuşuyordu. Şu anda her kullanıcı ayda 66 dakika konuşuyor. Vergiyi artırdın da ne oldu? Daha mı çok vergi aldın? Bir de bu ülkede henüz penetrasyonun yüzde 55’lerde olduğunu dikkate alın. Avrupa’da yüzde 95’lerde. Yani daha bu pazar bir kat büyüyebilir ama bu vergilerle insanlar ne kadar konuşur? Vergi öyle olmalı ki pazarın büyümesi ve kullanımın artışını engellemeli. Her gün yeni vergi konulmaya çalışılıyor. Son olarak TBBM gündemine Çevre ve Orman Bakanlığı’nın talebiyle yine cep telefonu üzerine yeni bir vergi gelecek. Zaten şu anda vatandaşın 100 liralık konuşmasında 66 lirası vergiye gidiyor.’

Rekabetin getireceği her şey insan hakkı

GSM
pazarında eksik rekabet nedeniyle tüketicinin kullanamadığı hakların da çok önemli olduğunu söyleyen Cahit Paksoy şöyle konuştu: ‘Her konuda rekabetin AB standartlarında işlemesi gerekiyor. Bu sektörde istediğimiz her şey AB’de var peki bizde niye yok. Hepsi taahhüt edilmiş, uygulanacak denmiş ama olmuyor. Bakın AB’ye üye olmak isteyen toplumlar arasında en yüksek kabul oranı Türkiye’de çıkıyor neden? Çünkü kanunlarda yazanlar çoğu kez uygulanamıyor. Adam 10 sene bir numarayı kullanmış hak ve özgürlükler bunlar. Bu pazarda alternatif operatör olmak isteyene karşı büyük bir direniş var, öyle barajlar konuluyor ki bütün olumsuzluklara rağmen mucize yaratmaya çalışıyorsun. Devletin vergi gelirlerinin yüzde 6-7’sini sağlıyorsun buna rağmen sahipsiz sektör haline düşmüşüz.’
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı