Gündem Haberleri

    Artık hükümet düşürmek yok

    Hürriyet Haber
    27.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İstanbul'da genel başkan adaylığını açıklayan Baykal, ‘‘değiştim’’ mesajı verdi. Uzlaşmacı bir tavır sergileyen Baykal, ‘‘Artık hükümet düşürmek yok’’ dedi.

    Konuşmasına Kuran'ın ilk ayeti olan ‘‘ikra’’ (oku) sözüyle başlayan Baykal, ‘‘Asık suratla durmak yok, güleryüzle durmak var’’ diyerek, özeleştiri yaptı.

    Baykal, ‘‘Seçimlerde partiye ihanet noktasına varan bir sevgisizlik, ne demokrasinin gereğidir, ne solculuğun’’ dedi ve partiiçi sürtüşmelerin sona ermesini istedi.

    CHP'nin 18 Nisan seçimlerindeki başarısızlığından sonra kendi isteğiyle genel başkanlıktan ayrılan Deniz Baykal, 30 Eylül'deki Olağanüstü Kurultay için dün İstanbul'da start aldı. İstanbul İl Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında CHP'lilere bir dizi çağrı yapan Baykal, ‘‘Kurultay, beni bu anlayışlar doğrultusunda genel başkan adayı olarak önerirse, bunu onurla, kıvançla karşılarız, gereğini yaparız’’ dedi.

    Baykal, 18 Nisan seçimlerinin sorumluluğunu üstlenerek istifa ettiğini belirterek, ‘‘Ben kendi kararımla istifa ettim. Birbuçuk yıldır siyaset yapmıyorum. Parti yönetiminde değilim. Şimdi demokratik bir hakkı kullanarak, 15 gün önce açıklanan kurultayımızda Sayın Genel Başkan'ın çağrısına uyarak ‘Ben de adayım' diye çıkıyorum’’ dedi.

    UZLAŞMACI TAVIR

    CHP Genel Başkanı Altan Öymen’in tüm iyi niyeti ve gücüyle CHP'nin başarısı için çalıştığını belirten Baykal, kurultayın bir kişiye karşı olmadığını söyledi. Konuşmasındaki ‘uzlaşmacı’ tavırla dikkat çeken Baykal, bir soru üzerine CHP'de, genel başkanların, kurultayın seçtiği PM'ye meydan okumalarının ‘mutat’ bir uygulama olmadığını belirterek, seçilmesi halinde kurultayın belirlediği PM ile kimin, hangi siyasi ekibin içinde olduğuna bakmadan, işbirliğine gideceğini söyledi.

    Baykal, özeleştirisini ‘‘Artık bundan sonra seçim istemek yok, seçime katılmak var. Hükümet düşürmek yok, hükümet kurmak var. Asık suratla durmak yok, güleryüzle durmak var’’ diyerek yaptı.

    Söylemin, siyasetin aracı olduğunu belirten Baykal, ‘Kutsal kitap, ‘ıkra' oku, konuş diye başlar’’ dedi. Baykal, bu sözleriyle, CHP'nin bundan sonra dine gönderme yapıp, yapmayacağına yönelik bir soru üzerine ‘‘Bu sözler, benim günlük yaşamımda da kullandığım sözler. Sosyal demokrasinin temelinde ifade, inanç ve ibadet özgürlüğü yatar’’ yanıtını verdi.

    Bina kapısında partililer tarafından ‘Denizler ölmez’ sloganıyla karşılanan Baykal'ın basına kapalı olarak CHP'lilerle yaptığı toplantıda da salon hınca hınç doldu. Toplantıya eski milletvekillerinden Bülent Tanla ile Ahmet Güryüz Ketenci de katıldı.

    CHP'de dengeler ne durumda?

    CHP'nin cumartesi günü yapılacak olağanüstü kurultayına doğru parti içindeki ittifaklar da belirginleşmeye başladı. Kurultay dengelerine bakıldığında adayların durumları şöyle gözüküyor:

    Bu kurultayda oy kullanacak delegeler, ilk kez 25 Mayıs 1998 Kurultayı'nda oy kullanmışlardı. Tek aday olan Baykal, o kurultayda 294 boş oya karşı 875 oyla Genel Başkan seçilmişti. Aynı kurultayda Baykal'ın 60 kişilik Parti Meclisi listesini sadece 7 muhalif delmeyi başarabilmişti.

    Baykal'ın istifa etmesinden sonra 22 Mayıs 1999'da yapılan olağanüstü kurultayda 5 aday yarıştı. İlk tur seçimde Altan Öymen 303, Hasan Fehmi Güneş 262, Murat Karayalçın 232, Ertuğrul Günay 191, Hurşit Güneş de 49 oy aldı.

    İkinci turda Karayalçın, Hasan Fehmi Güneş lehine çekilirken, Öymen 432, Güneş 423 ve Günay da 100 oy aldı. Karayalçın'a ise çekilmiş olmasına rağmen 75 oy çıktı.

    Üçüncü turda Günay çekilip tarafsız kaldığını ilan ederken, diğer tüm gruplar ‘‘Baykal'ın emanetçisi’’ dedikleri Öymen'e karşı birleştiler. Ancak buna rağmen Öymen, Baykalcılar'ın desteğini alarak, kendisine karşı birleşen muhalefeti geçti ve 521 oy alarak genel başkan seçildi. Güneş ise 508 oyda kaldı.

    KİM ÖNDE CHP kulislerinde düne kadar yapılan değerlendirmelere göre, genel başkan seçimi ancak ikinci turda sonuçlanacak. Kurultayda 1038 delege oy kullanacak. Buna göre seçilmek için salt çoğunluk olan 519 oy gerekiyor. Baykal yanlılarının ilk turda 550 ila 580 arası bir oy alarak seçileceklerini iddia etmelerine karşılık, bu ihtimalin gerçekleşmesi zor görülüyor. Bununla birlikte, Baykal cephesi, ilk turda 400'ün üzerinde bir oy alıp, diğer adayların önüne çıkabilir.

    ADAYLAR ARASI KAYMALAR İlk turda hiçbir aday tek başına seçilemezse, ikinci turda muhtelif gruplar arasında ittifaklar gündeme gelecek. Bu durumda kurultaydan kimin kazançlı çıkacağını büyük ölçüde bu ittifakların nasıl oluşacağı belirleyecek. Buradaki oy kaymalarının önde giden adaylardan hangisine yöneleceği, seçimin kaderini belirleyen en önemli faktör haline gelebilir.

    Seçimlerde partiye ihanet ne demokrasi, ne solculuk

    DENİZ Baykal, parti için sürtüşmelerin artık sona ermesi gerektiğini belirterek, ‘‘Seçimlerde partiye ihanet noktasına varan bir sevgisizlik, ne demokrasinin gereğidir, ne solculuğun. Bu parti içi sevgi ve barış çağrısıdır. Siyaseti yöresel, bölgesel, etnik ya da inanç kimlikleri temelinde değil, siyasal ilke, amaç ve bilinç düzeyinde yapacağız. Siyasette dağıtıcı, parçalayıcı değil, toparlayıcı, bütünleyici olacağız’’ dedi.

    Yeni bir siyaset anlayışına gerek olduğunu belirten Baykal, siyasetin amacının profesyonel siyaset kadrolarını iktidara taşımak olmadığını, iktidarın halkın sorunlarını çözmenin aracı olduğunu söyledi. Baykal, oy verenlerle iktidar olanaklarını paylaşmanın, ‘sağ siyaset anlayışı’ olduğunu belirterek, ‘yeni siyaset anlayışı çağrısı’nı şöyle yaptı:

    ‘‘Bir sosyal demokrat ‘toplum bana ne verecek?' diye sormaz, ‘Ben topluma ne vereceğim?' diye sorar. Siyasetten almaya değil, siyasete vermeye çalışacağız.’’

    Baykal, ‘Heyecanlı mısınız?’ sorusuna ise ‘‘Daima heyecanlıyım. Siyasetten hiç kopmadım ama aktif siyasete, sıcak siyasete 1.5 yıl sonra dönüyorum. 1.5 yıldır yaşamadığım duyguları yaşıyorum’’ yanıtını verdi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı